TÜRK SİNEMASINA ADANMIŞ BİR ÖMÜR: YAVUZ  KARAKAŞ

Kıymetli okuyucularım bu hafta yazımızda sizlere Yeşilçam filmlerin emektar bit oyuncusu olan, özellikle Kemal Sunal’ın Şark Bülbülü filminde “Ciğerim” sözü ile sesiyle, oyunculuk başarıyla akıllarda kalmış bir değeri olan Yavuz Karakaş hakkında bahsetmek istiyorum. Kendisiyle 8. Üsküdar Kitap Fuarında tanışmak kısmet oldu. Nezaketiyle yıllardır emek verdiği sinema hayatını anlattığı Kitap çalışmasıyla birlikte bizleri kızı Ebru hanımla birlikte ağırladı. Telif sıkıntısı ardından Kültür Bakanlığı tarafından kitabını basılması ise onu en çok mutlu eden husus olmuş.

DOLU DOLU GEÇEN BİR HAYAT

Dedelerim, aslen Elazığ Harputlu olup babamın dedesi vazifesinden dolayı Gaziantep’e göç etmiş; burada gaziantepin en tanınmış eşrafından olmuş. Beş kardeşimde Antepte doğdu. Antep’te o zamanlar “Hasan Fuatlar” diye anılırdık. Hatta orada adımıza “Hasan Fuat Çıkmazı” diye özel sokağımız vardı. Hasan amcam, Fuat babamdı.Annemin babası dedem Osmanlı zamanında Harputlu Arif Ağa diye anılırdı. Dedem sonradan Harput’tan göç edip o zamanlar Osmanlı devletine ait olan Suriye’de Halep’eyerleşmiş. Birçok arazi alıp Halep’te ağalığına devam etmiştir. Halep’te hala gayrimenkulleri bulunmaktadır. Annem Halep doğumludur, babamla annem amca çocuklarıdır. Annem 15 yaşında babam ile evlenip Gaziantep’e yerleşmiştir.Dedem Arif Ağa Halep’te vefat etmiştir.

1943 senesinde babam beş kardeşimi, yani tüm çocuklarını alıp İstanbul’a gelmiştir. O zaman babam İstanbul Sirkeci’de 2 tane otel almış; otellerin ismi Gaziantep Oteli ve Cumhuriyet Hendek oteliydi. Antep’ten geldikten sonrada 3 kardeşim de İstanbul üsküdar’da doğdu ve böylece 8 kardeş olduk. 5 erkek ve 3 kız kardeş… İstanbul’a geldiğimiz zaman 2 nci Dünya Harbii devam ediyordu. Bu arada Suriye’deki dedemin malları Suriye’de kaldı.. Suriye ve Türkiye arasında emlak değiştirme veya satımı olmadığından dolayı orada bulunan arazilerimizi alamadan bu günlere kadar geldik. Hatta abim (Nihat Karakaş) ve kardeşim (Nejat Karakaş) Suriye’ye giderek arazilerimizi alabilmek maksadıyla oldukça uğraştılar, ancak bir sonuç alamadılar. Bu konuyu yakınen takip ediyorum, ancak iki ülke arasında bu konuda bir anlaşma olmadığından bir sonuç alamıyoruz. Birazda kendimden bahsedeyim. Babamın erken yaşta ölümünden sonra hayata atıldım, karemela şeker satmakla ticarete atıldım ve ardında kırtasıye dükkanı işlettim; bakkal dükkanı çalıştırdım, temizleme üzerine dükkan açtım. Anlayacağınız birçok işte çalıştım.Bu arada Üsküdar’ da Salacak gazinosu diye bir yer vardı; buraya çocukluğumdan beri giderdim.Bu arada  müziğe heves saldım; o ara Üsküdar Musiki Cemiyetine devam ettim; ayrıca kız kulesi musiki cemiyeti kurulmuştu.Muhsin Hocadan ve Şekip Ayhan Özıışık’tan ders aldım. Askere gitmeden evvel orkestrada batari çaldım.Orkestra da kurdum ve birçok gece kluplerinde düğün salonlarında orkestralığa devam ettim.

Askerden geldikten sonrada 1959 senesinde Ceylan yayınlarının fotoromanlarında, Kızılderili rolunde yer aldım.Daha sonra Kolsuz Bebek çekildi, hemen ardından filmi çekildi, ben de o filmde ilk defa rol aldım.1960 yılından itibaren Yeşilçam’da jön karekter rollerinde oynamaya başladım.Bu güne kadar sayısını hatırlayamadığım film ve dizilerde rol aldım. Önemli filmlerim arasında; Çanakkale Aslanları, Kocamın Nişanlısı (Rahmetli Sadri Alışık Gönül Yazar ve Çolphan İlhanla beraber), Bir Dağ Masalı (Türkan Şoray’ ın ağabeyi), Başımı Belaya Sokma (Eşref Kolçak’la)İyi Aile Çocuğu, Şaban Şark Bülbülü, İnek Şaban (Kemal Sunal ile) gibi filmlerimi sayabilirim.. STV’ de Sır Kapısı, TGRT’de birçok dizide, Berivan adlı dizide Merdan Ağa roluyle Sibel Can ile beraber olmak üzere birçok TV dizisinde rol aldım ve çalışmalarım devam etmektedir.

1970 senesinde Yeşilçamdaki  seks filmleri furyası başlayınca, yani kepaze fimler devri başlayınca ben sinemaya küserek filmlere ara verdim ve Almanya’ya, Hambuurg’a gittim. Köln’de kızım Ebru doğdu, bunun üzerine Türkiye ye tekrar döndüm. Eskiden okuyuculuk yaptığım için alt yapım olduğundan, film yerine 2 plak doldurdum. O zamanlar kaset, Cd yoktu, plak doldurulurdu. 4 parça okumuş oldum. O dönemlerde Şükran AY çok meşhurdur, beraber turnelere çıktık.özellikle Trakya ve Ege bölgelerinde 45 günlük turnelerimiz oldu. Seneler bu şekilde geçti, büfeler, restaurantlar, marketler.Şu anda film çalışmalarımla beraber oğlum Tolga ile beraber, Derya Dijital isimli fotoğraf stüdyosunu işletiyoruz. Büyük oğlum Fuat 41 yaşında, kızım 36, Tolga ise 31 yaşında. İki erkek, iki kız, 4 torunum var, günlerim onlarla geçiyor. Eşimle beraber mutlu bir şekilde yaşıyoruz.Seneler geçiyor, yaşımı merak edenlere; 1937 Gaziantep doğumluyum. Sizlerle beraber geçireceğimiz daha nice seneler dilek ve temennisiyle… 

Bu bilgiler Yavuz Karakaş sitesinden alınmıştır.