Virüs artık beyinlerde! 



Aşı ne zaman gelecek?

Aşı kullanılmadan bu hastalığı yenmek mümkün değil?

Aşı en erken ne zaman gelir?
…

Artan vakalar ve ard arda gelen ölüm haberlerinden sonra en fazla seslendirilen konu buydu son dönemde Türkiye’de!

Testler sonrası  pozitiflik oranı neredeyse yüzde 20’lere yaklaştı. Günlük vaka sayıları 30 binleri çoktan aştı, ağır hasta sayımız ise sadece son 1 ayda -maalesef- iki katına ulaştı. Ne kadar üzülsek, söylemeye açıklamaya ne kadar korkarsak korkalım, yoğun bakımlarda doluluk oranlarımız da alarm verir boyutlara geldi. 

Koronavirüs hastalığının tedavisi için kullanılan Favipiravir -Hidroksiklorokin ilaçları faydalı mı değil mi? tartışmaları henüz bitmeden şimdi de  aşı çalışmaları ve tedarik edilecek aşılar üzerine fırtınalar kopartılmakta. Sağlık Bakanlığı’nın aşı konusunda  rahatlatan açıklamaları ve Çin aşısının en geç 1 hafta içerisinde uygulanmaya başlanacağı haberleri üzerine şimdi de neden Çin aşısı? Neden başka ülke aşısı değil? tartışmaları başladı!

Sanki aşının dini, dili ya da uyruğu önemliymiş gibi!
Özellikle sosyal medyada estirilen bu rüzgarın, daha düne kadar aşı.. aşı.. diye feryat figan edenler tarafından yapılıyor olması da bir başka traji komik durum olsa gerek!
Farklı aşı çalışmalarını yakından takip eden Türkiye, bir “inaktif” virüs aşısının temini için Çin’li SinoVac firması ile   sözleşme imzaladı, bir başka mRNA aşısı için de görüşmeler devam ediyor. Çin firmasının yanı sıra Alman Pfizer/BioNtech ile de Aralık ayında 1 milyon, kalan aylarda da 25 milyon doz için anlaşma yapılmak üzere. Çinli  SinoVac firmasının Kovid-19 aşısının ilk kısmının Türkiye’ye 11 Aralık’tan sonra gelmesi bekleniyor. İlk etapta Aralık ayında 20, Ocak ayında da 10 milyon doz anlaşma yapıldı. Bu aşılar ücretsiz olarak belirlenen kriterler ve sınıflandırmalar doğrultusunda, 4 aşamada belirli sayıda vatandaşlarımıza  yapılacak. Bu demektir ki 40 milyon Çin aşısı ve 25 milyon Alman aşısı ile birlikte toplam 75 milyon aşı ülkemize gelecek…
Yani bu konuda polemiklere, spekülasyonlara şimdilik gerek yok, panik havası estirmenin de anlamı yok. Peki TÜBİTAK öncülüğünde aylar önce çalışmalarına başlanan yerli aşılarımız ne durumda?

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından desteklenen toplam 16 aşı çalışması bulunuyor. Erciyes Üniversitesi tarafından geliştirilen ve faz 1 çalışmaları kapsamında 44 gönüllü üzerinde denemeleri başlayan Covid-19 aşısında şu ana kadar ciddi bir yan etki gözlenmemiş. Yerli aşının Faz 2 ve Faz 3 çalışmalarının da tamamlanması ardından en geç nisan ayında yaygın kullanıma geçmesi planlandığı söyleniyor. 

Türkiye’deki bilim insanları ve Sağlık Bakanlığı aşının menşeini değil, güvenilirliği ve etkililiğini yakından izlediğini biliyorum. Aşının bir ülkede kullanıma girmesi için, o aşının üretildiği ülkede gerekli olan izinleri alıp üretiliyor olması yeterli değil. Bir aşının dünyanın herhangi bir ülkede ya da Türkiye’de kullanıma girmesi, o aşıyla ilgili bütün çalışmaların yapılması anlamına geliyor. İthal edilip ülkeye getirilen aşılar için öncelikle yapılması gereken erken kullanım izninin verilmesi. Bu aşılar için öncelikle uluslararası akredite Halk Sağlığı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Laboratuvarları tarafından ithal edilen tüm aşılarda da uygulanan incelemeler yapılacak. TİTCK Laboratuvarları tarafından yapılacak incelemelerde aşının güvenilirlik testlerinin olumlu çıkması ve Faz 3 çalışmalarının erken sonuçlarının açıklanması gerekiyor. Bunların ardından ortaya çıkacak veriler TİTCK tarafından değerlendirilecek ve Türkiye standartlarına uygun bulunduğu takdirde erken kullanım izni verilecek.

Biz ne yapıyoruz?

Hala aşının üreticisi, ülkesi ve markası ile uğraşıyoruz… Alman aşısı için, ‘ Alman yaparsa sağlam yapar!..’ , İngiliz aşısı için, ‘Onlar halkının sağlığını iyi düşünür..’ gibi bir tuhaf yaklaşım içinde benim milletim!

Sanki makine parçası alıyoruz, ya da kaliteli bir mobilya?

Çin aşısı ile Avrupa aşısının farkı ne acaba?

Kullandınız ya da sonuçlarını gördünüz de mi bunu iddia ediyorsunuz? 

Ama artık şaşmıyorum!

Bu ülkede hala çözümün bir parçası olmak yerine sorunun bir parçası olma uğraşlarına artık alıştım!

Aşı gelse uygulamaya başlasa, bu virüsün başı ezilse de bu yaklaşım geçmeyecek belli ki;

Bu virüsü yensek de, beyinlerdeki bu virüsle epey daha uğraşmak zorundayız galiba!