VIZ GELİR, TIRIS GİDER!
Amerika Birleşik Devletleri senatosu geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye bir yaptırım kararı aldı. 2017 yılından bu yana raflarda duran ve uygulanmayan CAASTA kararları, Trump-Biden değiş tokuşunu beklemeden raftan indirildi ve devreye sokuldu
Peki neder bu CAASTA?
ABD Başkanı Trump, kongrenin baskısı ile 2017 yılında Rusya’nın ABD seçimlerine müdehale girişimi, Kırım’ı ilhak etmesi, Ukrayna’da ayrılıkçıları desteklemesi gibi bir dizi düzmece bahanelerle Obama döneminde getirilen yaptırım kararlarının güvence altına alınması. Yani Rusya’yı cezalandırmak için, Türkiye’nin veya her hangi bir ülkeye de bedel ödetme harekatı…
Neymiş efendim; ABD, Rusya’dan S-400 sistemlerinin alımı nedeniyle Türkiye’ye bazı yaptırımlar uygulama kararı almış. Bu karar doğrultusunda ABD Hazine Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ve Başkanlığa bağlı bazı üst düzey yöneticiler yaptırım listesine eklenmiş… Sebebe bakar mısınız?
Rusya’dan S-400 almamız, ABD ordusunun teknolojisini ve personelini tehlikeye atacak, Rusya’nın savunma sektörüne ek fon sağlayacak ve Rusya’nın TSK ve savunma sanayine erişim sağlayacakmış. Türkiye, alternatifleri bulunmasına rağmen S-400 satın alma ve test etme konusunda kararlı davranmış..
Peki ne yapacaktı?
Bir ülke, başka bir ülkeden mal alırken okyanus ötesinden izin mi almalıydı?
Benim tanıdığım Recep Tayyip Erdoğan, bu ülkenin başkanı Erdoğan, bu yaptırım çıkışlarına kapıları çok önceden kapatmış bir lider
Neymiş efendim, ‘Türkiye’yi cezalandıracakmış”
Hani derler ya; ‘Çok korktum!’
Bugün Rusya’dan alınan S-400 sistemi kendi sınıfında 1 numaralı hava savunma sistemi. Türkiye daha önce Amerika’dan 100 adet F-35 savaş uçağı sipariş etmişti. Bilindiği üzere, F-35 savaş uçağının bine yakın parçası Türk firmalar tarafından üretiliyor, bu firmalardan bir çoğu da Gebze ve bölgemizde yer alıyor. S-400’lerin sahip olduğu radar sistemi F-35 savaş uçaklarını 20 mil içinde tanımlayabiliyor.
Amerikalı yetkililer, Türkiye’nin hem F-35 hem de S-400 füzelerini elinde bulundurması halinde, Rusya‘nın F-35 uçaklarının teknolojik bilgilerine rahatlıkla ulaşarak, uçakların zayıf noktalarını hedef alabileceklerini iddia ediyorlar. Amerikalı analistler, F-35 hakkında daha fazla bilgi sahibi olan S-400 sahiplerinin uçağın zayıf noktalarını rahat bir şekilde bulup tespit edebilecekleri konusunda da hem fikirler
Peki ABD bu alımdan neden rahatsız?
Çünkü korkuyorlar! Korkmakta da haklılar…
Ama bu yaptırım ve parmak sallama hadisesi, kuşkusuz bizi Savunma sanayisi alanında çok iyi bir noktaya getirdi. Kim ne derse desin Türkiye artık eski Türkiye değil. Çok şükür ki, bu manada fersah fersah yol almış bir ülke var artık!
Savunma sanayiinde dışa bağımlılığımız yüzde 70’lerden yüzde 30’lara düşmüş durumda. 2002 yılında 5,5 milyar dolar bütçeli 62 savunma projesi yürüten Türkiye, bugün 60 milyar dolar bütçeli 700 projeye ulaştı. Aynı dönemde savunma sanayinde 56 firma faaliyet gösterirken, bugün 1.500 firmaya ulaştı. Bu sektörün cirosu da 1 milyar dolardan 11 milyar dolara yükseldi.
Sadece ciro mu?
18 yıl önce yalnızca 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatımız şimdi 3 milyar doları geçti. Dünyanın en büyük savunma şirketleri listesinde 5 firmamız aslanlar gibi yer alıyor…
ABD ve AB ülkeleri hatta Kanada gibi okyanus ötesi ülkeler bu tutumlar içinde olmasaydı bu ülke Savunma Sanayii’nde bu kadar üretim hamlesi yapabilir miydi? Nitekim Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir’de zaman zaman bu konular gündeme geldiğinde, “ Rahat olun, bu işten büyüyerek çıkarız!” mesajlarını her daim vermekte…
Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu dik duruşu ile bir dizi konuda emir alan, talimat alıp ona göre hareket eden, otur oturduğun yerde denilen bir ülke olmadığını her daim göstermiş bir ülkedir. Bu dik duruşun, kabullenmeyişin ortaya çıkarttığı rahatsızlık, kendiliğinden bir ambargo mekanizmasını devreye sokmuştur…
Neyse ki, biz bu işlere, bu tür oyunlara idmanlı bir ülkeyiz…
Kısacası endişe edecek bir durum yoktur!
Biz ne yaptırımlar gördük…
Vız gelir, tırıs gider!