Ya olduğun gibi ya da göründüğün gibi
Değerli dostlarım merhabalar.
Sevgi ve saygılarımı sunarak başlıyorum bir yazıya daha.
Dostlar 1,5 yıldır sizlerle sağlıklı yaşam köşemizde buluşuyoruz.
Bazen psikolojik, bazen pedagoji bazen kişisel gelişim tarzlı konulara yer veriyorum.
Tabi ki hep birlikte bir toplumda yaşıyoruz ve yaşadığımız her olumlu veya olumsuz konular hep birlikte bizleri etkiliyor.
Dolayısıyla kimi zamanlarda ülke genelini etkileyen konularla ilgili de yazıyorsunuz, görüşler soruyorsunuz.
Dostlarım siyaset konuları yazmadığımı bilirsiniz. Ancak içinden geçtiğimiz bu günlerde bilgi kaynağı olarak paylaşılan videolar, görüşler beni hakikaten üzdü.
Bence her zaman olduğu gibi paylaşılan bilgilerin kaynağı önemlidir ve itibar edilmesi ise bir başka problemdir.
Gerisi adaletin konusudur. Suçu ve suçluyu adalet kurumu tespit edecektir.
Buradan doğru olmaya, dürüst olmaya doğru geçecek olursam, toplumda doğruluk, dürüstlük her zaman itibarlı olmalıdır.
Meşru yollar ve meşru kazançlar itibar görmemelidir. Aksi halde toplumsal değerler çürümeye başlayacaktır.
Kısacası, “ya olduğun gibi ya da göründüğün gibi ol” malısın dostum.
Her sakalı olan hoca değil, dede değil unutmamalısın.
Sadece ve sadece doğru ol.
Herkes kendine yakışanı yapsın sakıncası yok bence.
Söylerim olurla hiçbir şey olmaz.
Gerçekler mutlaka er geç ortaya çıkar.
Neyse konuyu fazla vaaza çevirmeden sizleri Hz. Süleyman ve kuş hikayesiyle baş başa bırakayım.
***
Bir gün yaralı bir kuş, Hz. Süleyman‘a gelerek kanadını bir dervişin kırdığını söyler.
Hz. Süleyman dervişi hemen çağırtır ve ona sorar:
“Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?”
Derviş kendini şöyle savunur:
“Sultanım, kuşu avlamak istedim.
Önce kaçmadı, yaklaştım yine kaçmadı.
Teslim olacağını düşünüp atladım.
Yakalayacağım esnada kanadı kırıldı”
Hz. Süleyman:
“Bak, bu adam haklı, niye kaçmadın?
O sinsice yaklaşmamış, hakkını savunabilirdin.
Şimdi kolum kırıldı diye şikâyet ediyorsun”
Kuş kendini savunur:
“Onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım.
Avcı olsa hemen kaçardım.
Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez, diye düşündüm”.
Hz. Süleyman bu savunmayı doğru bulur ve kısasın yerine getirilmesini ister.
“Kuş haklı, hemen dervişin kolunu kırın” diye emreder.
Ancak bu emre kuş itiraz eder:
“Efendim, sakın böyle bir şey yaptırmayın” diyerek öne atılır.
“Neden” diye sorar Hz. Süleyman.
Kuş sebebini şöyle açıklar:
“Efendim, dervişin kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar.
“Siz en iyisi bunun üzerindeki derviş elbisesini çıkarın.
Çıkarın ki, benim gibi kuşlar bundan sonra aldanmasın!”
Kalın sağlıcakla.
Haftaya görüşebilmek umuduyla.