YAHYA KAPTAN

Kıymetli okuyucularım bu hafta sizlerin önceki yazılarımızda olduğu gibi yine tarihin derinliklerine doğrusu “Tarihte Yolculuk” hep birlikte gerçekleştireceğiz konu ise Yahya Kaptan’ın şehit edilmesi olucaktır. Milli Mücadelenin seyrini değiştiren ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Nutuk’ta en çok bahsedilen kişi olan Yahya Kaptan’ı anlatacağız ama bunu Nutuk eserinden geçen bölümlerle anlatmaya çalışıcağız…
Yahya Kaptan (1891(?) d.- ö. 8 Ocak 1920), Karakol Cemiyeti üyesi, gizli teşkilatlanma konusunda uzman bir Kurtuluş mücadelesine katılan çeteci. Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonraki dönemde İttihat ve Terakki’nin kuvvetlerinden olup, Mustafa Kemal Atatürk’ün Sivas Kongresi’ndeki tüm birliklerin tek çatı altında birleşmesi kararına uyarak kendi askerî kuvvetleriyle birlikte Kuvâ-yi Milliye’ye geçti. Bunun üzerine çok mutlu olan Atatürk, Yahya Kaptan’ı onurlandırdı ve onu halka tanıttı. O dönemde, bu olay Kuvâ-yi Milliye için büyük bir kazanım oldu. 8 Ocak 1920’de şehit edildi.
Baylar, ulusal örgütün düzene sokulması önemliydi. Bunun için özel önlemler alındı. Seçimler dolayısıyla ortaya çıkan bazı görüş ayrılıklarının giderilmesi çarelerini başvuruldu.
Maraş’ta kimi Çerkez yurttaşlar, sözde Maraş’ın bütün Çerkezleri adına Cebelibereket(1) Guvernörünün(2) Maraş’a gönderilmesini, Antep’teki Fransa askeri Komutanlığı’nda telle istemişlerdi. Buna izin veren Maraş Mutasarrıfına kınama cezası verildi. Maraş’ın ileri gelenlerine, söz konusu Guvenör gelecek olursa, karşılamamalarını bildirildi. İstanbul Hükümetinin de dikkat çekildi. Bolu dualarında güvenliksiz gittikçe artıyordu. İzmit’te, Âsım Bey’den sonra, Bir Tümen komutanı olan Rüştü Bey’e de konu yönerge verildi.
Baylar, 20 Kasım 1919 günü, İstanbul’daki örgütümüzden Kara Vâsıf ve Albay Şevket imzaları gelen bir kapalı telde: “Gebze Kaymakamı karşıcıl olduğu ve çeşitli ağır suçlar işleyen Yahya Kaptan’ın kötülüklerini örtmeye ve buna benzer işlere başlayarak Ulusal Kuvvetlere leke sürmeye çalıştığı” bildiriliyor; bu kaymakam yeri değiştirilmesi söz konusu ediliyordu.(belge: 197)
Biz de bu görüşü yürekten katılarak, yanıtımızda gereğini Cemal Paşa aracılığıyla sağlanmasını bildirdik. (belge: 198)
1-Adana’nın doğusunda bulunan ve o zamanlar Adana iline bağlı olan bir sancak. Bugünkü Osmaniye, İshaliye, Dörtyol içeri bulunduğu yerler.
2- O zamanki Cebelibereket sancağın Fransız yöneticisi.
Baylar, bu Yahya Kaptan işi, devrimin önemi bir yer evresi içine girdiği ve çok anlamlı olduğu için biraz ayrıntılara inmeye uygun görüyorum. Şimdi değin verilen bilgilerden kuşkusuz anlaşılmış olacaktır ki, birbiriyle anlaşmış ve işbirliği yapmış iç ve dış düşmanların uygulamaya çalıştıkları planı önemli bir noktası da yurt içinde güvensizlik olduğunu ve Hristiyan halka saldırıldığını, maddesel ve edimli olaylar ve işlerle dünyanın gözü önünde tanıtlamak ve bu işi ve davranışlarının Ulusal Kuvvetlerce yapıldığını herkesi inandırmaktı. Bu gizli ve çirkin amacın gerçekleştirilmesi için de, bildiğimiz gibi, bir takım çeteler kurarak özellikle Hristiyan halk üzerine saldırtmak ve bu çetelerin işleyecekleri ağır suçları, Ulusal Kuvvetlerin üstüne atmak yolunu tutuyorlardı. Bu girişimler az-çok yurdun her yanında filiz vermeye başlamakla birlikte, en önemli çalışma ve gelişme, İstanbul’a yakınlığı dolayısıyla Biga, Balıkesir ve özellikle İzmit, Adapazarı ve Bolu dolaylarında oluyor ve dikkat çekici bir durum gösteriyordu. Biz bu haince ama -açık söylemek gerekirse- çok ustaca girişme karşılık olağanüstü önlem almak ve önleyici girişimlerde bulunmak zorunda kaldık. Çünkü, İstanbul Hükümeti, bütün bu düşman girişimlerini, gerçekten Ulusal Kuvvetlerce düzenlenmiş sanıyor ve ortadan kaldırılmaları için sert önlemler alacağı yerde boyuna Temsilciler Kurulunu suçlayarak ve bu Kurula baskı yaparak, bu ağır suçları işleyen düşman çetelerinin dağıtılmasını bizden istiyordu. Ne yazık ki, hükümet, bu düşünce ve kanısını, İstanbul’daki örgütümüz başkanlarına da aşılamayı başarmıştı.
Baylar, bizim, özellikle İstanbul’a yakın olan İzmit bölgesinde uygulamasını düşündüğümüz önlem, orada silahlı ulusal birlikler kurulması ve o bölgedeki güvenilir komutan ve subaylarımız da yardımı ve desteği ile bu ulusal birliklerin hayın çeteleri izleyip dokunacaklarını ve varlıklarını ortadan kaldırmaları idi.
İşte, bu amaçla meydana getirebileceğimiz ulusal birliklerin en önemlisi ve güçlüsü Yahya Kaptan diye tanınmış olan bir özverili yurtsever birliği idi. Merhum Yahya ile ilk ilişkimiz şöyle oldu:
Bir gün telgrafçılar, Sivas Telgraf Merkezi şu bilgiyi veriyorlardı: Çok acele bir teli durdurdular yani İstanbul’a durdurdular. Telde bildirenler aşağı yukarı şu idi:
Kuşçalı, Üsküdar’la Gebze arasında bir köydür. Gerçekten Yahya Kaptan bana İzmit örgütümüzce salık verilmişti. 4 Ekim 1919 günü Kuşcalı merkezinde şu teli aldım:Önemli ve çok ivedidir.
Sivas’ta Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine
Ben iki gün önce İzmit’ten salık verilen Yahya’yım. Buyruğunuz üzere, telgraf başında buyruklaranızı almaya geldim. En son yarın akşama değin Kuşçalı telgrafhanesindeyim. Yahya Anlaşıldığına göre, Yahya Kaptan İstanbul’dan telinin çekilmediğini anlayınca, kendisi daha Kuşçalı’ya gelmeden bu teli Kuşçalı merkezine göndererek çektirmiş. (belge: 199)
Ben de şu buyruğu verdim: (belge: 200)
İzmit Merkezi aracılığıyla Kuşçalı Telgrafhanesinde Yahya Efendi’ye
Bulundunuz bölgede güçlü bir birlik kurunuz. Adapazarı Kaymakamı Tahir Bey aracılığıyla bizimle bağlantı sağlayınız. Şimdilik hazır bulunuz Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Mustafa Kemal
Baylar, Yahya Kaptan aldığı bu buyruk üzerine birliği kurdu ve aylarca İstanbul’la ilişkisi olan çevrelerde hayın çetelerin eylemlerine engel oldu. En sonunda İstanbul Hükümetince öldürtüldü. Gerçi Yahya Kaptan’ın çalışmalarını ve korkunç bir biçimde şehit edilmesi, bundan sonraki aylarda geçen bir olay ise de, burada olaydan söz açılmışken, bir daha dönmemek üzere, durumun açıklaması uygun olur düşüncesindeyim.
24 Kasım 1919 günü Kartal merkezinden şu teli aldım:
Köy suçsuz adam öldürme, Bucak Müdürünü herkesin gözü önünde dövme, köylülerden zorla para ve mal alma suçlardan dolayı Yahya Kaptan’ı hükümete teslim zorunluğu vardır. Dahiliye Nazırlığı önemle bu işi izliyor. Hükümetin güç durumda kalmaması, Yahya Kaptan’ın teslimini gerektiriyor. Buyruklarınızı makine başına bekliyorum efendim (belge: 201) imza Kartal Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Kurulu Başkanı Binbaşı Ahmet Necati Askerler ve resmi görevlilerin, bizim ulusal örgütlerle ilgili kurullarımızın başkanlıklarını açıktan almaları yöntemimiz değildi. Bir de, bizim örgütlerle ilgili tüzümüzünü bilmesi gereken kurul başkanlarının, Temsilciler Kurulunun tek bir kurul olduğunu her yerde birer Temsilciler Kurulunun olmayacağını bilinmesi gerekirdi. Bu tel yazısı üzerine, İzmit’teki Tümen Komutanına şu teli yazdım.
Şifre Sivas 25.11.1919
İzmit’te Birinci Tümen Komutanı Rüştü Beyefendiye “Kartal Müdafaai Hukuk Cemiyeti Başkanı” sanıyla ile Binbaşı Ahmet Necat Bey’den gelen bir telde: Adam öldürme, Bucak Müdürünü dövme köylülerden zorla para ve mal alma suçlarından için dolayı Yahya Kaptan’ı hükümete teslim etmek zorunlu olduğu ve Dahiliye Nazırının da bu konuyu önemle izlediği bildirilmektedir. Başlangıçtan beri ulusal eylemlerle iyi hizmeti görülen bu adamın, yurdumuzun bu sıkıntılı günlerinde hükümet teslim edilmesi hiç uygun görülmemekte olduğundan, hükümetin erkini de göz önünde tutarak, Yahya Kaptan’ın bu aralık yasa kovuşturulmasında kurtarılması işinin bir yoluna konulması, Kartal’da Necati Bey’ gereken yönergenin verilmesi ve sonucunun bildirilmesi önemle rica olunur.
Temsilciler Kurulunu adına Mustafa Kemal 26 Kasım 1919 günü Hereke Merkezi’nde şüpheli şu teli aldım Ulus adına çok rica ediyorum bu günlerde Binbaşı Necati Bey’in görevi kötüye kullanması, ulusal örgütleri lekemektedir. Hemen soruşturma yapılması boyruğunuzu rica ederim Gebze İlçesi Ulusal Kuvvetler Komutanı Yahya
Nutuk sayfa 223-226