YANARSA YANSIN!?

-Kanlarının son damlasına kadar birilerine güzellik (!) iksiri oldular!
-Organları hunharca, işkence ile alınarak katledildiler!
-En adi, en cani şekilde tecavüze maruz kaldılar!
-Evleri,yurtları bombalandı hatta yetmedi sığındıkları çadırlar ateşe verildi!
-Müslüman bir kul için haya iman âlâmeti olduğundan, soydular, ahlâksızca alay ederek video çektiler!
-Hastahane,okul demediler, bombaladıklar!
-Dünya sustukça canavarlıklarında ve adileşmekte sınır tanımadılar!

Ve daha nice akla hayale sığmaz canilikle, adilikle soykırıma devam ediyorlar.
“İnsan olmak” değil “insan kalmak” tabirini çokça kullanırım. Zira Allah (C.C), Tin sûresinde insanı en güzel şekilde yarattığını beyan ediyor. İmandan nasibini henüz almamış olsa dahi dünyanın farklı ülkelerinde bu zulme sessiz kalmamak adına herkes kendi gücü nispetinde bir çaba içine girdi.
Cânım ülkemin hâline gelirsek;(her sözüm Müslüman olduğunu söyleyene)

-Zıkkım marka olmazsa kahvesi elitizm algısı zarar görecek (?) aklı evveller -başındaki şal ile Müslüman olduğunu (!) beyan ediyor- hâlâ var ve gözüme değil yüreğime batıyor!
-Yine zıkkım marka ayakkabı, giyim, eşarp, ev tekstili vs. ürünün kalitesinden vazgeçemeyecek kadar dünyanın fâni olduğunu unutmuş Müslümanımsılar hâlâ var!
-Zıkkım marka çikolatadan başkasını yiyemediğini, kalitesinden vazgeçemediğini iddia eden(ki bu dünyada hiçbir şey vazgeçilmez değildir) Müslümanımsılar hesap gününü masal sanıyor olmalı!
-Ve yine zıkkım marka temizlik maddesinden başka ev temizliğini temizlik saymayan obsesif ablalar! Kalbinizin ve amelinizin temizliğini dert edinseydiniz keşke bu kadar!

“Sizden biriniz kendisi için sevip arzu ettiği şeyi din kardeşi için de sevip arzu etmedikçe gerçek anlamda iman etmiş olmaz.”(Buhârî, Îmân 7; Müslim, Îmân 71-72. Ayrıca bk. Tİrmizî, Kıyâmet 59; Nesâî, Îmân 19, 33; İbn Mâce, Mukaddime 9)

Müslüman kardeşinin yaşadığı bu soykırıma duyarsız kalabilenin o hâlde imanî sorunu var!! Kendi kahve keyfini, kaliteli giyimini, aman bana kimse dokunmasın huzurum kaçmasın kafasını, evim pırıl pırıl olsun çabasını plânlarken ;
Gazze’de kanlar içinde, yırtık kıyafetle, yıkılmış camilerin etrafında,abdest için su bulamadıkları hâlde insan üstü bir çabayla ahirete hazırlık yaptığını görmüyor olmaz!! Hatta ve hatta bombalar yağarken herşeyi göze alarak, “yeter ki burada ümmet azalmasın” mantığı ile devam eden doğumları düşündükçe, insan üstü çaba, imanî bir gayret ve hayret verici bir durum diye görememek için, hesap gününün olmadığı bir dünyaya inanmak gerekir.

Yetmiş beş yıldır süregelen bu sistematik soykırım ve zulmün bitmiyor olması bir yana, bunca zulme , bombaya rağmen tüketemedikleri bir avuç Filistin halkına baksa iman eder kalbi olan… Zira Allah’ın elbette bir muradı var. Ne yaparlarsa yapsınlar istedikleri sonuca ulaşamayan zalimler ve ne olursa olsun vazgeçmeyen hak davanın savunucusu Müslümanlar… Sayının az olması değil, kaliteli olması idi konu! Bedir, Uhud misâli… Filleri yenen minicik Ebabiller misali… Nicelik değil nitelik mevzu! Ne zaman Müslüman kelimesinin içini hakkıyla doldurursak işte o gün zafer bizimdir.

Niteliği zayi olmuş kahvesini storye koyma derdindeki (!) zat, ayağındaki bilmem ne marka spor ayakkabısı ile caka satan ve değer algısını eşyada arayan muhterem (!) ! Sözüm sana değil takılma sen, sıkma canını! Üç beş çadır yanmış alt tarafı!!! Yanarsa yansın !!! Sana ne?!
Sana ait olan kısmını görmesen de; bu ateşten payın olduğunu unutma ! Ahiret yatırımı yaptığını bugün farketmiş olsaydın hep birlikte, Müslümanca yaşamak için el ele olurduk zaten! Ve işte o gün kimse bir Müslüman’a değil zulüm yan gözle bakmaya dahi cesaret edemezdi.

“Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.” Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr 66

Belki bedenimiz yanmıyor ama, yüreğimiz kor alev Allah’ım. Boykot, dua, hacet namazı, emri bil maruz nehyi anil münker, sadaka … Fazlasına takatimiz yetmiyor, imanımızı kavi eyle ki, bedenimize Üstadın dediği gibi;
“Yürü! Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin!”
bilincine ulaşalım…(Amin)
….

Zalimleri Kahhar ismin hürmetine kahreyle Allah’ım…(Amin)