YENİ NORMAL!



Türkiye dün itibarı ile yepyenibir döneme girdi.  Aylardır ülkemizi olduğu gibi tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 virüsünde ‘Yeni Normal’ günlere doğru ilerliyoruz…

Her akşam Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sosyal medyada duyurmuş olduğu rakamlar ilk kez bu denli iç açıcı ve umut verici olarak seyir izlerken, vatandaşlar da bu durumu ‘her şey düzeldi’ olarak anlamış olacak ki, her yer insan seli mübarek!

Yeni Normal ,  ‘eski tas eski hamam’ olarak anlaşılmış kuşkusuz…

Bu virüsün ne olduğunu, nasıl yayıldığını ve neler yaptığını aradan geçen 3-4 aylık süre sonrasında anlatmak abesle iştigal olsa gerek. Her akşam onlarca TV kanalında, sosyal medyada, yerel yönetimler ve kurumlar tarafından insanların beyinlerine kazıya kazıya anlatılıyor bu virüs…

Hastalıktan dolayı ölenlerimizin sayıları, kaç kişi bu mikroba yakalanmış, yoğun bakımda ya da entübe hasta sayımızın ne olduğu hepimizin akşam 19.00-20.00 arası en çok merak ettiği rakamlar..

Grafik eğrimizin ne zaman aşağıya doğru seyir edeceği, iyileşen hasta sayımızın ne zaman vaka sayımızı geçeceği hepimizin ilgi alanı…

Hal böyleyken, bu virüsün kaybolup gitmediğini, hala bulaşabilecek bir durumda olduğunu, vaka sayılarının ikinci dalga olarak yeniden geri dönüş yapabileceğini neden göz ardı ediyoruz acaba?

Bu kalabalıklar neyin nesi?

Sosyal mesafe dedikleri şey geldi geçti mi?

Maskelere kolay ulaşım sağlandığı halde bu maske takmama inadı niye?

Yine o Türk kafası mı yoksa?

‘Bana bir şey olmaz’

Öyle bir olur ki!

Öyle bir oluyor ki!

Bu virüs ileri yaş insanımızı, kronik hastalarımızı yakalayıp öldürüyor diye düşünenler hala kaldıysa, şu bölgemizdeki bulaş yaş guruplarına bir göz atsın. Hatta ölümlerdeki yaş aralıklarına bir göz gezdirsin…

Kimse kusura bakmasın ama bu anlayış ve bu kafayla bu ülke kolay kolay normalleşemez…

Bunu başarmak için, bu imkanı hak etmek lazım…

Bu virüsle mücadele etmek sadece bu hükümetin, bu bakanlığın ya da devletin sorunu değildir…

Kurallara uymak, talimatları uygulamak, duyarlı olmak, hijyene önem vermek, mümkün olduğunca evde kalmak kimsenin dayatacağı ya da zorla yaptıracağı önlemler değildir…

Bizim yapacağımız, normale dönme zamanının gecikmemesi için yapmaya zorunlu olduğumuz davranışlardır…

ŞU gerçeğin altını çizmek gerekiyor;

Artık Türkiye eski alışkanlıkların, eski vurdumduymazlıkların  cirit attığı bir ülke olmayacaktır..

Ne kadar normalleşsek normalleşelim, eski hayta günlerimiz geride kalacak…

BU gün takmakta zorlandığımız, bıkkınlık veren şu maskeler, en az 1-2 yıl daha bu ülkenin realitesi olacaktır…

Hijyen, mesafe ve tedbirli olma yeni yaşam biçimimiz olacak bundan sonra…

Normalleşeceğiz elbet ama sindire sindire!

Bakınız 11 Mayıs itibarı ile Berbereler ve kuaförler, AVM’lerde sirkülasyon sağlanarak  ilk adımlar atılmış oldu. Bunu bile şu an yüzümüze gözümüze bulaştırdığımızı gözlemledim. Berberler ve kuaförlerde o bilindik manzaralar yine var!

AVM’lerde getirilen kurallar keza sanki kağıt üzerinde kalacak gibi. Bu konuda Gebze Center AVM’yi kutlamak gerek. ‘Mayıs’ta AVM’lerin açılması erken olur’ diyenlere bir destek gibi kapılarını açmadı bu günlerde…

Haziran ayını beklemeyi, durumu daha iyi gözlemlemeyi seçti AVM yönetimi…

Şimdi bayram sonrası ibadet yerleri, lokanta ve restaurantlar, cafeler adından sahil kenarlarındaki tesisler hatta düğün salonları sayfalar dolusu genelgeler ve kurallarla açılışa geçecek ardı ardına…

Ama bu şekilde bu iş bitti havası ile süreci sürdürmeye kalkarsak, bu adımlar da ertelenir, özgürlük alanları yine kısıtlanır bu gidişle…

Birilerinin sorumsuzluğu, ihmali birilerinin özgürlüğünün kısıtlanmasına yol açar. O sebeple madem hep birlikte ‘Yeni Normal’ i yaşayacağız; Biraz daha sabır, biraz daha dikkat ve biraz daha özveri!

Çok şey demek mi?