YUNUS EMRENİN HOCASI TAPDUK EMRENİN KÖYÜNDEN ANKARA NALLIHAN DAN SELAM VE DUA İLE
Anadolu irfanının ve tasavvuf geleneğinin en mühim ocaklarından biri olan Taptuk Emre makamındayız.
https://www.facebook.com/shareSJ/?mibextid=wwXIfr
Yunus Emre’yi kırk yıl boyunca sabırla, sadakatle ve hakikatle yetiştiren; dergâhına değil eğri insanı, eğri odunu dahi yakıştırmayan büyük bir ahlak mektebinin hatırasını yerinde kayda alıyoruz.
Vefat yıl dönümünde andığımız Taptuk Emre, bize sadece geçmişte kalmış bir menkıbeyi değil; dürüstlüğün, liyakatin ve hoşgörünün bu topraklarda nasıl kök saldığını hatırlatıyor.
Tarihimizin, manevi mirasımızın ve kültürel hafızamızın izlerini sürmeye; bu kıymetli mirası gelecek nesillere aktarmaya devam ediyoruz. Belgeselimizden bu özel bölümü sizlerin istifadesine sunuyoruz.
Yunus Emre belgeseli
https://youtu.be/R6Ut1xDM0Mw?is=y_fu3c8jlUOHjQsy
—-
SAKARYA VADİSİNDE BİR GÖNÜL SULTANI: TAPDUK EMRE
Anadolu’nun manevi erenlerinden Tapduk Emre’nin izindeyiz…
Ankara’nın Nallıhan ilçesine bağlı Emrem Sultan köyündeyiz. Sakarya Nehri vadisinin tarih, kültür ve maneviyatla iç içe geçtiği bu topraklarda, Anadolu’nun gönül sultanlarından Tapduk Emre’nin türbesini ziyaret ediyoruz.
Canlı yayınlarımız ve belgesel görüntülerimizle sizleri, asırlardır manevi bir iklimi yaşatan bu mütevazı mekâna götürüyoruz.
Burası yalnızca bir türbe değildir.
Burası, Anadolu’nun derin hafızasının, gönül medeniyetinin ve insanı merkeze alan bir anlayışın izlerini taşıyan önemli bir mekândır.
Anadolu’yu karış karış gezip gördüğünüzde, sadece şehirleri, köyleri, dağları ve ovaları değil; bu toprakların ruhunu da hissedersiniz. Çünkü Anadolu’nun hemen her köşesinde binlerce yıllık bir tarih, farklı medeniyetlerin bıraktığı izler ve insanlık adına hizmet etmiş gönül insanlarının hatıraları vardır.
Bizim medeniyet tarihimiz içerisinde Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan büyük bir tarihî birikim bulunmaktadır. Bu büyük coğrafyanın yalnızca siyasi ve askerî fetihlerle değil, gönüllerin kazanılmasıyla da şekillendiğini görmek mümkündür.
TAPDUK EMRE’NİN MANEVİ İZLERİ
İşte Tapduk Emre de bu gönül dünyasının önemli isimlerinden biridir.
Yunus Emre’nin hocası ve manevi yol göstericisi olarak anılan Tapduk Emre, Anadolu’da sevgi, hoşgörü, insanlık ve gönül medeniyetinin temsilcilerinden biri olarak hafızalarda yaşamaktadır.
Yaklaşık 35-40 yıl önce ilk defa geldiğimiz bu bölgeyi, aradan geçen yıllara rağmen her fırsatta yeniden ziyaret ediyoruz.
Her gelişimizde başka bir ayrıntı görüyor, başka bir duygu yaşıyoruz.
Sakarya Nehri’nin vadisinden akan suya bakarken yalnızca bugünü değil, yüzyıllar öncesini de düşünüyorsunuz.
Bu vadilerden kimler geçti?
Kimler burada yaşadı?
Hangi insanlar bu topraklarda gönül tohumları ekti?
Hangi dualar bu tepelerde yükseldi?
İşte bütün bu sorular, insanı Anadolu’nun derin tarihine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
TAŞLARIN DİLE GELDİĞİ MEKÂN
Tapduk Emre Türbesi, hafif yüksek bir tepe üzerinde yer alıyor.
Türbeye merdivenlerle çıkıyorsunuz.
Gökyüzünde al yıldızlı bayrağımız dalgalanıyor. Çevresinde tarihî mezarlar bulunan, sade kesme taştan yapılmış bu mütevazı yapı, gösterişten uzak fakat güçlü bir manevi atmosfere sahip.
Merdivenleri çıkarken insanın zihninde farklı düşünceler canlanıyor.
Her basamakta başka bir tarih…
Her taşta başka bir hatıra…
Her ağaçta başka bir hikâye…
Sanki burada taşlar, ağaçlar ve toprak dile geliyor; yüzyıllar önce yaşananları bugünün insanına anlatıyor.
Türbenin bahçesinde dua eden insanları görüyoruz.
Yaşları ilerlemiş olmasına rağmen büyük bir manevi heyecanla türbeye gelen insanlarımızı görüyoruz.
Kimi sessizce dua ediyor, kimi geçmişi düşünüyor, kimi de çocuklarına ve torunlarına bu mekânı anlatıyor.
Bütün bunlar, Anadolu’nun yaşayan kültürünün ve manevi mirasının hâlâ güçlü biçimde devam ettiğini gösteriyor.
ANADOLU’NUN GÖNÜL MİMARLARI
Anadolu’nun hemen her köyünde, kasabasında ve şehrinde böyle bir gönül insanının izine rastlamak mümkündür.
Horasan’dan Anadolu’ya gelen erenler, dervişler, âlimler ve gönül insanları; yalnızca yeni yerleşim alanları kurmadılar.
İnsanlara güzel ahlakı, dayanışmayı, sevgiyi, kardeşliği ve paylaşmayı anlattılar.
Bu bakımdan onları Anadolu’nun manevi fatihleri ve gönül sultanları olarak anmak mümkündür.
Yunus Emre’nin şiirlerinde dile getirdiği insan sevgisi de bu büyük gönül medeniyetinin en güzel yansımalarından biridir.
Yunus Emre’nin;
“Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü”
anlayışında ifade bulan insan merkezli düşünce, Anadolu’da yüzyıllar boyunca yaşatılan büyük bir medeniyet anlayışının özünü ortaya koymaktadır.
Tapduk Emre’den Yunus Emre’ye, Hacı Bektaş-ı Veli’den Ahi Evran’a, Hacı Bayram-ı Veli’den daha nice gönül erenlerine kadar uzanan bu büyük zincir, Anadolu’nun manevi tarihinin temel taşlarından birini oluşturmaktadır.
ANADOLU’NUN MANEVİ KURUCULARINA VEFA
Bugün Emrem Sultan köyünde Tapduk Emre’nin türbesindeyiz.
Burada çektiğimiz görüntüleri, fotoğrafları ve yaptığımız canlı yayınları sizlerle paylaşırken aslında yalnızca bir tarihî mekânı tanıtmıyoruz.
Aynı zamanda Anadolu’nun hafızasını hatırlatıyoruz.
Çünkü tarih sadece kitaplarda yazılı değildir.
Tarih; köylerin mezarlıklarında, eski camilerinde, çeşmelerinde, taş duvarlarında, türbelerinde, yaşlı insanların hatıralarında ve nesilden nesile aktarılan hikâyelerde de yaşamaktadır.
Anadolu’yu anlamak için bazen büyük şehirlerden uzaklaşmak, bir köy yoluna girmek, bir türbenin merdivenlerini çıkmak ve sessizce etrafı dinlemek gerekir.
O zaman bu toprağın ne kadar büyük bir medeniyet birikimine sahip olduğunu daha iyi anlarsınız.
Bugün bir kez daha Tapduk Emre’nin huzurundayız.
Bir kez daha Yunus Emre’nin hocasını, Anadolu’nun gönül erenlerini ve bu toprakların manevi mimarlarını hatırlıyoruz.
Başta Tapduk Emre ve Yunus Emre olmak üzere; Anadolu’nun gönül dünyasını inşa eden Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran, Hacı Bayram-ı Veli ve daha nice ismini sayamadığımız gönül sultanını rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz.
Onlar, gönülleri fethederek Anadolu’yu bize emanet ettiler.
Bizlere düşen ise bu emaneti unutmamak, araştırmak, belgelemek ve gelecek nesillere aktarmaktır.
Sakarya Vadisi’nde, Emrem Sultan köyünde, Tapduk Emre’nin huzurunda bir kez daha görüyoruz ki; Anadolu sadece üzerinde yaşadığımız bir coğrafya değil, aynı zamanda büyük bir gönül ve medeniyet coğrafyasıdır.
—/
TGRT Belgesel TV Yayın Saatleri:
Her gün: 08:00 | 13:00 | 03:00
Dijital Kanallarımız ve Arşivimiz:





- Resmi Web Sitemiz ve Kitap Arşivi: www.ismailkahraman.net
- Çalışmalarımız: www.iktav.com
- YouTube Belgesel Kanalı: TV Devri Alem
- İKTAV Yayıncılık Arşivi: Belgesel Yayıncılık
- Basılı Eserlerimiz: Kitapyurdu – Devri Alem Yayınları
- Haber Portalımız: www.kocaelihaberportali.com
- Gazete Portalımız: www.gebzegazetesi.com
- www.kocaeliarsivi.com
#taptukemre #ismailkahraman #yunusemre #nallıhan #belgesel Anadoluİrfanı Tasavvuf TarihVeKültür