ZOR



ZOR

“Hayat müşterek, o da yemek pişirsin,ben de çalışıyorum bütün gün!” diye öfkeyle anlatıyordu hanımefendi.

“Market,pazar alışverişini kim yapıyor?” diye sorunca;

“Beceremez o,ben yapıyorum elbette!”dedi.

“Hayat müşterek haklısınız. Ayette zor olanı yapmanın erkeğe ait bir vazife olduğu bildiriliyor. Pazar/market işini eşiniz yapsa, siz de geleni keyifle ocak başına geçip pişirseniz kolay olmaz mı?” deyince, bir süre sessizlik oldu.

Yazık ki,pek çoğumuz gücümüzün üzerindeki yükleri sırtlanıp, asıl vazifeyi yapacak enerjiyi bulamaz olduk!

İlginçtir ki,hanımefendiler kahvaltı hazırlamayı külfet görürken, hazırlayan da muazzam bir iş yaptım edası ile salınıyor ortada.Sıradan bir iş değil mi yani? Evin beyi kazandı getirdi, hanımı hazırladı sofraya koydu.

Beyler evlerine,eşlerine, çocuklarına bir harcamada bulununca da,lutfettim sanıyor! Oysa bu da olması gerekendir sadece.

Hanımefendilere ev sorumluluğu ile ilgili şu hadisi sıkça anımsatıyorum;

“Sizden birinizin kendi evinde yapacağı bir iş, mücahitlerin yaptığı cihat sevabını kazandırır inşaellahu tealâ.” (Kenzu’l-Ummal, h. No. 45146).

Düşünsenize ne harika birşey, evinizi temizliyor ya da yemek yapıyorsunuz; kılıç sallayan mücahitlerin sevabına denk sevap kazanacaksınız.

Beylere de bu hadisi hatırlatalım ;

“Bir adam Allah’ın rızasını umarak ailesinin geçimini sağlarsa, harcadıkları onun için birer sadaka olur.”  Buhârî, Îmân 41, Megâzî 12, Nefekât 1; Müslim, Zekât 49. Ayrıca bk. Nesâî, Zekât 60

Evin geçimi için marketten her dönüşte,ahiret sermayesi kazandığı şuurunda olan bir erkek,kavvamlığı hissederek sahip çıkmaz mı ailesine,dört yanını muhabbetle sararak korumaya almaz mı sevdiklerini?

Hayatı zorlaştıran bizzat kendimiziz aslında. Herkes kendi sınırında, kendi gücü yeten işlerle hemhâl olsa, asla sıkıntı olmayacak.

Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz; lehinde olanı da kendi kazandığıdır, aleyhinde olanı da kendi kazandığıdır.(Bakara/286)

Mevlânâ Hz. ‘ne  “ne bilirsiniz?” diye sorulunca “haddimi” diyor mübârek … Sadece o sınıra dönmeye ihtiyacımız var! Kadın kadınca,erkek erkekçe, çocuk çocukça, büyük büyükçe yaşasa, herkes olması gerektiği gibi olsa kâfi…

Akşam beyefendi eve gelince kumandayı alıp yatıyor diye hayıflanırken,ne kadar onun sınırına girerek vazifelerini üstlenmişiz bakmalı!Oysa bir erkeğin eş ve baba olma vazifesi, eve geldikten sonra yani rızık temini vazifesini bitirip hanesine dönünce başlar.”Bütün gün yoruluyorum” cümlesi kadın için de geçerli olmakla birlikte,yorgunluk sebebi ile aile olma sorumluluğumuzu görmezden gelemeyiz.

Erkeklerin kavvam,kadınların da zarif yaratılışlı olduğunu gerçekten anımsamaya ihtiyacı var.Anımsadıktan sonra da olması gerektiği hâle doğru evrilmeye!

Bir seminerimde bir yaşlı teyze dedi ki;

“Kadınların bu kadar hakkını anlatırsan, iyice iş yapmazlar.Söylesene babalar bebek bezi değiştirmez diye!” dedi. Konu şu; iyi niyeti suistimal etmeden kendi vazifelerini aşkla, keyifle yapmaya odaklanmak  ..

Örneğin, çocuk zahmet midir ki,anne bezini değiştirmek istemesin?”

Yemek yapmayalım,dışarıdan söyle hayatım!

Temizlik için  zaman yok(?) ,yardımcı gelsin !

Eve kuvvetli bir sebeple tutunmaya ihtiyacımız var.Aidiyet bilinci sorumluluk almakla başlar. Fedakârlık ile pekişir.Sorumluluk alınmamış, fedakârlık gösterilmemiş her şey eksiktir.

Elbette hayat müşterektir ve zor olan erkeğin vazifesidir.Şimdi usulca kenara bırakın size ait olmayan yükleri…Ki,asıl vazifeler keyifle yapılabilsin. Kadın latiftir,incedir,güzeldir,rahim sıfatı tecellisi ile merhamet eder,bağışlar.

Kadına kadınlığı,erkeğe erkekliği sıkça anlatmalı,özellikle bekârken feraset ve basiret konularında farkındalık sağlamalı.

Şahit olduğum pek çok ayrı hikâyede ya kadının ya erkeğin sınırı ihlâl edilmiş. Sonuç olarak kadın ya kendini korumak için sertleşmiş,ya da sineye çekip ezilmiş. Duygular ifade edilmek ister,bilinmek ister.Duyguların bıraktığını hissi muhatabımızla konuşup ,olması gerektiği kıvama getirmeden kenara kaldırırsak, her an sorun çıkmaya müsait bir durum olur.  Zor olanı erkek yapacaktı hani? Sorun varsa,çözüm bulmak yerine,çözüm nedir deyip kavvam olduğunu hissettirin meselâ!O çözüm bulurken, siz bir gölgede dinlenmenin şükrünü yaşayın. Evet kadın güçlüdür, isterse yapamayacağı yoktur. Bununla birlikte kendi alanında gücünü kullanırsa, yükün altında ezilmek yerine sorumluluklarını keyifle yapacak enerjisi olur .

Allah’ım haneleri cennet bahçesinden bir parça eyle…. (Amin)

Baki hürmet ve dua ile kıymetli dostlar    …