EVLAT

Merhaba kıymetli okuyucularım, Bazı şeyler dışarıdan göründüğü gibi veya duyulduğu gibi değildir. Bu ne büyük bir aşkın şiiridir, diye düşündüğümüz kimi şiirlerin arka planında kim bilir neler vardır?

EVLAT
17 Mayıs 2019 Cuma 09:38

Şimdi okuyacağınız “VEDA” şiiri, Orhan Seyfi ORHON tarafından yazılmış ve 1951 yılında da Yusuf Nalkesen tarafından bestelenmiş. Bestesi kulağa hoş gelen ve zaman zaman dilimize takılıp terennüm edilen ya da ezberden bilinen mısraları vardır ki her söyleyişimizde farklı haz , farklı tat alırız. Şimdi okuyalım ve sonra hikayesini anlatalım.

                  VEDA

Hani o bırakıp giderken seni

Bu öksüz tavrını takmayacaktın?

Alnına koyarken veda buseni

Yüzüne bu türlü bakmayacaktın?

Hani ey gözlerim bu son vedada,

Yolunu kaybeden yolcunun dağda

Birini çağırmak için imdada

Yaktığı ateşi yakmayacaktın?

Gelse de en acı sözler dilime

Uçacak sanırdım bir kaç kelime...

Bir alev halinde düştün elime

Hani ey gözyaşım akmayacaktın?

Orhan Seyfi, böyle yazmış şiiirini... Hanımı vefat edince çok ağlamış şairimiz. Artık ona tek teselli biricik kızı kalmıştır.

Ne yazık ki kısa bir zaman sonra kızı, çaresiz bir hastalığa yakalnır, günden güne erir ve çok acı çeker. Zaman zaman vücudu bir alev topuna döner, yanar... yanar ... yanar. Kızcağız babasının gözü önünde solar, erir , acı çeker.

Bir gün, Orhan Seyfi kızının odasına girer, kızını alnından öper fakat kızcağızın son anlarıdır. Vücudu yanmaktadır.  Gözlerini açar bakar ki babasının gözleri yaşlı... Der ki babasına,  annem ölünce sen çok ağladın ama söz ver, ben ölünce ağlamayacaksın, olur mu?  Baba Orhan Seyfi, söz verir. Kızcağız vefat eder, bir alev gibi babasının ellerinde kalır. Orhan Seyfi söz vermiş fakat sözünde durabilir mi hiç? Ağlamadan durabilir mi? Gönlüne söz geçirebilir mi? Göz yaşları sel gibi akar gider ve der ki: “ Hani ey gözyaşım akmayacaktın?”

Allah kimseye evlat acısı çektirmesin. Evlat, üzerinde cennet kokusu taşır. Bu kokuyu kendileri alamaz da anne ve babaları bunu hep yüreklerinden duyarlar ve bilirler. Anne ve babaların evlat sahibi olmalarından sonra , evlat onlar için artık bir varlık sebebi olur. İşte bu cennet kokusudur hayatlarına anlam katan. Evlerin neşesi, bazen yaramazı ama hep en sevileni.

Babalar çocuklarının kahramanı... Onların idolü... Fakat her baba onlara iyi örnek olabilyor mu? Bazen idol olmak biz babaları da aşıyor belki... Onların eğitiminde, ülkesine ve milletine faydalı birer birey olamalarını sağlamakta zorlandığımız oluyor.  Bu sebeple onları Türk töresine ve islam ahlakına uygun; değerlerimizi içlerine sindirerek yetiştirebilek için neler yapmalıyız , sorusunu kendimize sormalıyız.  Ben derim ki okumalarını hem de çok çok okumalarını sağlamalıyız. Ne okusunlar? Türk ve dünya klasiklerini okusunlar. Edebi,tarihi , bilimsel ve dini eserleri okusunlar.  Ben , acizane kendi kitabımı da tavsiye ederim. “Asım’ın Neslinde Ruhların Buluşması ve Değerlerimiz

(Kitap Dostu Yayınevi - Yüksel Pekdemir)

Evet, nereden nereye geldik. Orhan Seyfi dedik, Veda , dedik...  Edebiyatımızda evlat üzeine yazılmış birçok şiir ve birçok eser var... Dünyanın bütün çocukları güzeldir. Fakat bazı yerlerde çocuklar ölüyor.. Ben de bebekler ölmesin , dedim.

BEBEKLER ÖLMESİN

Ah o yemen’di , yolu çemendi

Bir zaman bizimdi

Ağlıyor şimdi...

Orda insanlar bir deri bir kemik

Açlıktantan ölüyorlar şimdi

Kadın,erkek, genç, bebek

Bir bir eriyorlar şimdi.

Müslüman zenginler denizlerde

Fink atarken keyifle

Bebeklet toprak yiyor yemen’de

Müslüman mı dedim

Yanlış demişim her halde,

Akif’in dediği gibi

Müslüman ya göklerde ya kabirde

Öyle değilse nerede?

Bebekler can çekişiyor

Bebekler ölüyor Yemen’de!!!

Ölmesin bebekler

Bebekler ölmesin! 

               ( 15/01/2019 Gebze, Y.Pekdemir)

Bu şiirim, televizyon haberlerinden etkilenmem vesilesiyle bir çırpıda oldu. Ben, Orhan Seyfi  gibi ağlamamaya söz vermedim. Bu arada Orhan Seyfi Orhon’u da rahmetle anıyorum. Bu yazıyı okuyanlar da sıcağı sıcağına  “VEDA” şarkısını dinlesinler...  Yüreklerdeki acıma hissi bir kez daha parlasın çünkü acımak yüreğimizin en asil duygularındandır. 

Haftaya Cuma günü aynı yerde buluşup dertleşmek, söyleşmek üzere...  Hoşça kalın.


Etiketler; #Yüksel Pekdemir

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.