‘’Kadın yazarlarımızın vazgeçmemesi için onları yüreklendiriyoruz’’

Koşyaz Platformu Kurucusu, Kent-Ka Platformu ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği üyesi Hacer Alioğlu ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

19 Nisan 2021 Pazartesi 10:39

Her hafta, kentimizin kadınlarını konuk ederek hazırladığımız Kadın Kadına sayfamızın bu haftaki konuğu, edebiyata gönül veren ve halk şiirleriyle öne çıkan Hacer Alioğlu Yakuti oldu. İki kitabı bulunan Alioğlu, gazetemize verdiği demeçte, üçüncü kitabının müjdesini vererek, çok yakında okurları ile buluşacağını açıkladı.

‘’DAHA ÇOK EDEBİYATLA İÇ İÇE OLDUM’’

Yıllar önce kızının tayini ile Gebze’ye gelip ardından yerleşme kararı alan Hacer Alioğlu yazım hayatını, edebi çalışmalarını ve Koşyaz Platformu’nun kuruluşunu anlattı. 2 öğretmen kızı olan Alioğlu, 2007 yılında Gebze’ye geldiğini ifade ederek, ‘’Yıllar önce, bir müddet kalmak için gelmiştim fakat geliş o geliş ardından Gebze’ye yerleştim, burası çok sevdiğim şiir hayatıma daha bir can verdi ve ben daha çok edebiyatla iç içe oldum. Daha sonra yolum Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Gebze Şubesi ile kesişti. Orayı ait olduğum bir yer olarak tanımlayabilirim. Dernekte bir süre gönüllü devam ettim sonra yönetim içerisinde görev aldım ve hala devam etmekteyim.’’açıklamalarında bulundu.

‘’KADIN YAZARLARIMIZI YÜREKLENDİRMEYE GAYRET EDİYORUZ’’

Gebze’ye yerleşip bölgeye adapte olmaya başladıktan sonra yeni kişilerle tanıştığını ve edebiyatla daha çok iç içe olduğunu açıklayan Hacer Alioğlu, Koşyaz Platformu’nun kuruluşunu anlatarak, ‘’O dönemlerde bir yazarlık atölyesi açıldı ve bende yazının, edebiyatın olduğu her yerde ilimin peşinde olduğum ve her zaman söylediğim, ‘beşikten mezara kadar ilim’ sözümün arkasında durduğum için yazarlık atölyesine katıldım. Orada olmam gerektiğini düşündüm ve kendimde olan şeylerin üzerine belki bir şeyler katabilirim diye düşünerek eğitime devam ettim. Ardından bir gün yolumuz İsmail Kahraman ile kesişti ve bir öneride bulundu, Gebze’de yazar, şair kardeşlerimiz var ve neden bir birlik içerisinde olmuyorsunuz dedi. 6-8 ay bir süre içinde grup olarak yazar arkadaşlarımızla devam ettik, sonra bunu platforma dönüştürmeyi düşündük. Arkadaşlarımızla beraber Koşyaz Platformu’nu kurduk. 2019 yılında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kurduk ve çalışmalarımıza halen devam etmekteyiz. Yazarak, çizerek hem kendimizin öğretmeniyiz hem de kendimizin öğrencisiyiz. Sanki, bir halka oluşturduk ve bir bahçe düşünün, bir bahçede her tür renkten çiçek var, her bir çiçeğin kokusu ayrı ve platformumuzdaki kızlarımızın her biri ayrı bir güzellikte yazıyor. Sizin gazeteniz bize sahip çıktı ve yazılarımız düzenli olarak yayınlanıyor, bu büyük hizmetinizden dolayı ben bir kez daha sizlere şükranlarımı sunuyorum ve bu sayede kızlarımız kendilerini daha bir cesaretli hissediyor. Kadın bazen kırılgan olabilir ve vazgeçebilir. Bizde bu vazgeçme noktasında, kadın yazarlarımızın vazgeçmemesi için onları yüreklendirmeye gayret ediyoruz. Çünkü kadın naif ve zariftir. Kadının ulaşamayacağı bir şey yok. Kadın yazmalı, kadın edebiyatın içinde olmalı. Kadın edebiyata estetik ve güzellik katar.’’ifadelerini kullandı.

‘’YAKUTİ İSMİNE LAYIK OLMAYA ÇALIŞIYORUM’’

Kullandığı Yakuti mahlasından söz eden Hacer Alioğlu,‘’Şiir yazmaya başladıktan sonra, şiirlerimin halk şiirlerine yakın olduğu söylenmeye başlandı. Bir müddet sonra şiirlerimin sonuna bir mahlas tapşırmam gerekiyordu. Tanıdığım insanlardan birçok öneri geldi fakat bir gün kızım ismimin anlamından bahsederken taş olduğunu söyledi ve Yakut’un da bir taş olması sebebiyle kişilik olarak bir benzetmede bulundu ve mahlas olarak Yakut’u önerdi. Bende beğendim ve Yakuti olarak kendime uyarladım ve o gün bugündür Yakuti ismine layık olmaya çalışıyorum. Halk şiirlerinde mutlaka bir isim tapşırması olur, Pir Sultan Abdal, Yunus Emre’nin her birinin ayrı ayrı mahlası vardır şiirlerin kime ait olduğunun bilinmesi açısından önemlidir.’’dedi.

YENİ KİTAP HALK ŞİİRİ ÜZERİNE

Yazarken o anda ruhuna ne değdiyse o türden yazdığını açıklayan ve üçüncü kitabının yakında çıkacağının müjdesini veren Alioğlu; ‘’Şu an üçüncü kitabımın hazırlığını yapıyorum. Pandemi döneminin başlamasıyla birlikte bir yavaşlama oldu. Kitabım dosya halinde hazır fakat bu yavaşlama halinin nedeni, tecrübeniz arttıkça topluma karşı kendinizi sorumlu hissediyorsunuz. Bu şiir kitabımda keşke dememek için ince eleyip sık dokumaya başladım. Sıla Günleri ve Bir Gün Sahibini Bulur isimli iki tane kitabım mevcut. Yeni kitabım halk şiiri üzerine. Zaman buldukça halk hikayeleri de yazmaya çalışıyorum.’’açıklamalarında bulundu.

‘’TOPRAĞIN KALBİNİ UYANDIRALIM’’

Yazarak topluma fayda sağladığını ve genç yazarlara örnek olarak yol gösterme gayreti içinde olduğunu ifade eden Hacer Alioğlu, ‘’Koşyaz Platformu’nda her yaştan yazan kızlarımız var, bizleri gördükleri zaman belki onlara da bir şevk geliyor. Bizim amacımız, düşüncemiz bu bölgede yaşayan yazar, şair kızlarımızla irtibata geçip onlarla hem hal olmak, birlikte güzel bir şeyler üretmek ve her birinin ayrı fikriyle bu topluma, bu şehre belki küçükte olsa bir nebze faydamız dokunabilir. Zaten bu işe başlamamızın nedenlerinden birisi de bu. Topluma fayda sağlamak, yani ne yapıyorsan yap, hangi işle uğraşıyorsan uğraş topluma herhangi bir katkın olmadıktan sonra hiçbir önemi yok yaptığın şeyin. Bizde gerek Koşyaz Platformu’ndaki kızlarımızla olsun gerek Dil Edebiyat Derneğindeki kızlarımızla olsun, her biri ayrı değerler ve amacımız, gayemiz güneş bizi değil biz güneşi uyandıralım, toprağa dokunalım, toprağın kalbini uyandıralım, bir tomurcuk olalım… Güzel düşüncelerimiz var.’’şeklinde konuştu.

‘’BİZ NE SAVAŞLAR GÖRMÜŞÜZ’’

Şiirlerinde, kahramanlık konularına yer vererek şehit ailelerine verdiği büyük hassasiyeti gözler önüne seren Hacer Alioğlu, ‘’Dil ve Edebiyat Derneği’ndeyken şehit ailelerimizle birlikteliğimiz, Anneler Günü vesilesiyle başlamıştı. Biz burada o vatana can vermiş, kan vermiş kahraman neferlerin sayesinde burada rahatlıkla durabiliyoruz. Biz bayrak, vatan dendiği zaman nerede olursak olalım hangi halde olursak olalım hepimiz cansız koşarız, ben buna inanıyorum ve her zaman inandım. İnsanların yüreklerine dokunmak önemli, onlar bizden bir şey beklemiyorlar ki. Bizim sadece bir hatırlarını sormamızı bekliyorlar. Biz gidip selam vermezsek, hatırlarını sormazsak ne işe yararız ki. Anneler Günü, Kadınlar Günü gibi günlerde bizlere vesile oluyor. Koşyaz Platformu olarak, 8 Mart Kadınlar Günü’nde biz yine onlarla beraberdik hem Kadınlar Günü’müzü kutladık hem de şehitlerimizi andık birlikte ve hala devam ediyoruz. Bu sene pandemi dolayısı ile çok sık bir araya gelemedik fakat şehitliğe giderek birlikte dualar ettik. Eğer ki birinin yüreğine azıcıkta dokunabildiysek ne mutlu bize diyoruz. Biz ne savaşlar görmüşüz, nice şehitler verilmiş bu topraklarda, bizim yapabildiğimiz bu kahramanlarımızın emanetlerine sahip çıkarak onların yanında olmak.’’dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.