Koşyaz Platformu'ndan Yazılar

Kocaeli Kadın Şair ve Yazarlar Platformu'ndan yazılar...

Koşyaz Platformu'ndan Yazılar
18 Ocak 2021 Pazartesi 14:14

SOBE

     Çocuk terlemiş bedeniyle olanca hızıyla koşuyor adamsa gözleri barut fıçısına dönmüş vaziyette arkasından avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Havada puslu bir boğuşmaca, yer denilen menzil usulca inlerken kükreyen dağlara uzanıyordu rüzgârın yelesi. Ne kabahatli hikayelere benziyordu yaşamak ne de adı henüz konulmamış mektuplara.

Labirentin kendiyle hesaplaşması an sermayesinde işlemeye başlıyor ve tarih cevheri keskin yalnızlığıyla çıkıyordu saklandığı gölgeli mağaradan. Dost denilen kavramın içi boşaltılmış şişesi, zaman geçirmeden vuruyor ıssız sahile, ufalanmış kaya parçacıkları kendi diliyle soruyordu; sahi şişe değil de vurup yalpalayan dostluk muydu ne?

Çocuk kara, adam kara, hayat onlardan da kara, öyleyse bu engin bu delişmen denizlerdeki dalgalar nasıl kavuşacak henüz doğmamış çıt kırıldım bahara.

Kurgusundan ölümü seçmiş kâinatın efelenen efendileri. Efsunlanmış yiğitçe sözcükte mi bir yerlerden gelmeli. Düşüyor yağmur bardaktan boşanırcasına verdiği sözü unutarak, ayakkabısız ayakların parmak uçlarına ıslak selamıyla, sürünüyor körpe duvarlarda filizlenen tomurcuklar. Asilik ilk denilen bahardan değil en çetin kıyılardan vuruyor, durmuyor zaman, ah be! zaman durmuyor.

 ‘’Ben, şimdi bu mutlaka arar dedim ‘’ lafıyla tokat gibi iniyor yaşanmışlıklar. Elde avuçta ne varsa yağmura sevdalı koşup uzaklaşıyor çocuğun ardından. Adam yorgunluk nedir bilmeyen canavar, çiğdem tahlilinden savuruyor mermileri, artık parmak uçları da görünmüyor derinlere inen kuyudan. Sen kazandın asi yağmur, güneş bu sabah da açmıyor duvağını göstermiyor yüzünü.

     Çocuk, adam ve karanlık dönüyor ağıtların gölgesinde pervane misali, yakalanmış baş aşağı düşen inceler çiziyor tablosunu renklerin ve parıldıyor sobelenmiş sedefteki inciler !..

Sibel Çakcak

*****

KABULLENİŞ

Yine seni andığım bir karanlık geceydi vakit.

Ellerimden nasıl da öyle kaydın gittin.

Aşkın bitişi böyle soğuktu ki

Parmaklarıma kadar hissettiğim ayaz, içim avaz avaz ağlarken bir tek dışarı yansımıyordu.

(Oysaki sevmek gökyüzüne adını yazmaktı rengarenk gülüşünde.)

Seni sevmek her gece şükretmekti rabbime…

Şimdi yoksun ve hayalden öteye gidemiyor sevdam.

Bazen beni kül olurcasına yakarken,

Bazen kutuplarda kalmış bir serçe gibi donduruyor çaresizliğim.

Ama alışıyorum sanırım...

Seneler sonra bir kabulleniş yerleşiyor içime…

Sakin sakin.

Yaralarımın tam olarak üstüne değilde

Yandan yandan bu sefer.

Bilirsin ruhuma senin sevdandan sonra hiçbir yabancı bir duygu girmedi.

Kalemim seni yazarken yine sabah olmuş.

Güneş yavaş yavaş sıçratacak aydınlığını penceremden…

Bu da yeni bir gelişme oldu senden sonra.

Hasretimi geceler alıp götürürken göklere,

Evrenin umutları yağıyor sanki üzerime.

Sen uyuyorsun şimdi bilirim...

Sol elin başkasının üzerinde, nefesin her zerresi başkasının teninde.

Bende kabulleniş yerleştiriyorum ruhuma,

Bir dondurmuş ayaz, bir ateş gibi kavuran duygularıma...

Güzelya Mammedowa

*****

“ Bir Ahmet Abi Geldi Geçti Aramızdan”
Bugün burada size birinden bahsedeceğim.Ahmet Abi'den Gebze Belediyesinin artık emekli personeli olan kıymetli Ahmet Turan’dan bahsedeceğim.Çünkü ben hep iyilerin takdir edilmesi gerektiğine inandım.İyi, doğru, dürüst insanları takdir edelim ki kötülüklere daha az fırsat verelim.Ahmet Abi koca belediyede herkesin abisidir.Ama laf olsun diye değil abi adamdır,baba adamdır,kıymetli adamdır.Zannediyorum onu öyle görmeyen yoktur.Ben de kendisiyle kısa bir süre de olsa çalışmış mütevaziliğine, babacan tavırlarına hayran kalmıştım.Sabah yönetici koltuğundan önce çalışanlarının yanına uğrar,elinde ikram için aldığı bazen simit bazen meyvelerle gelir hâl hatır sorardı.Herkes ona "Ahmet Abi"derdi zaten onun da bana bey deyin gibi bir derdi yoktu ama nice beylere duyulmayan saygı ona duyulurdu.Çünkü o herkesin kalbini kazanmayı başaracak kadar temiz bir insandı.Asıl saygının sevgiyle kazanılabileceğini bilecek kadar da güzel kalpli.Onu görünce yüzümüz gülümserdi kendiliğinden öyle güzel bir enerjisi vardı.Görevin olan bir işi bile yaptığında teşekkür etmeyi ihmal etmez,yaptığın işler için seni destekler motive ederdi.Kırıp dökmeden,küçük görmeden,emirler yağdırmadan,hoşgörüyle, hâlden anlayarak nasıl çalışılır kanlı canlı örneğiydi Ahmet Abi.Bu dünyanın geçici olduğunu çok iyi bilen, en önemlisi kendisinin bu dünyada geçici olduğunu çok iyi bilen biriydi.Bu dünyaya ve dünya emanetlerine dört elle sarılanların içinde ay gibi parlıyordu.Keşke böyle adamları emekli etmek yerine klonlayıp çoğaltabilseydik.Keşke daha çok rastlayabilseydik onlara.Yolun açık olsun Ahmet Abi.İyi ki tanımışım seni.İyi ki varsın.

Ayşe Öğünç


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.