Koşyaz Platformu'ndan Yazılar 

Kocaeli Kadın Şair ve Yazarlar Platformu'ndan yazılar...

Koşyaz Platformu'ndan Yazılar 
16 Şubat 2021 Salı 16:18

CENNETTİ SEVGİ

 Cenmetti sevgi. Sıcacıktı. Üşütmezdi. Acıtmaz, can yakmazdı. Acıtacak olsa, öpünce geçerdi hemen. 
Cenmetti sevgi. Bağlanmaktı. Sarılmaktı sımsıkı. Tekvücut olmak, can'da can bulmak, cananla yol almaktı.
Tam da buydu işte sevgi...

Müzeyyen Ocaklı

***

YAPRAK KENDİMİZ 

Bir sorunun binlerce sayfalık cevabı gibiydi hayatlarımız. Adımızın sonuna birer soru işareti eklerdik ve sonrasında dolmaya başlardı sayfalarımız. 
Kendimizi tanıyabilmek anlayabilmek için bizim de okumamız gerekirdi bu binlerce sayfayı. Her birimiz sayfaları atlayarak okurduk çoğu zaman. Belki de bu yüzden yarım kaldı çoğu hissimiz, çoğu sevgimiz.
Tamamen bitiremedik ve doğru yere gelemedik. Yırtılan sayfaları onarmak yerine onları buruşturup atmayı tercih ettik. Bazılarımız soru işaretini unuttu, bazılarımız ise kopan sayfalarını. İçimizdeki her bir duyguya düşünceye yer veren bu sayfalar.. Nasıl oldu da kandırdı bizi. Ya da kandırılan bizdik her defasında ve de tekrar kanmak isteyen..
Yazıların git gide yıpranması ve okunmaz hale gelmesi yüzünden dönemedik eskiye. Dönemedik geçip giden her bir sayfaya. Kuruyan bir ağacın kopan yaprakları gibiydi hepsi. Yavaşça süzüldüler gökten yerlere ve de karıştılar toprağa. Sulandılar gökten düşen her bir yağmur damlasıyla.
Elimizde kalan sayfalarla yetindik. Yeşermeye başlayan yaprakları koruyarak devam ettik. 
Kendimizde binlerce yaprak vardı ve de kendimiz binlerce yapraktaydık yine.

Simge Işık

***

İNSAN OLMANIN ŞARTI VAR MIDIR?
Kusurlu ya da kusursuz beş duyumuzla algılayabilme 
becerimiz, bir takım canlılık faaliyetini yerine getirebilmemiz; yeme içme ve nefsani diğer ihtiyaçlarımızı karşılamak insan olmanın şartıdır diyebilir miyiz?
Elbette ki hayır!
Hiç şüphesiz hayati birtakım olayların üstesinden gelmek; düşünmek ve idrak etmek, davranışlarımızı yönlendirebilmek gibi birtakım yetilerimizin varlığı insan 
olarak var olabilme becerimizi açıklıyor.
Üzüldüğünde, incindiğinde kırılabilen, ağlayabilen, 
sevindiğinde gülebilen, şarkı söyleyebilen, düşündüklerini ifade edebilen, ifade ettiğinin veya ifade edemediğinin kritiğini dahi yapabilen bir varlıktır insanoğlu.
Bir anadan bir babadan dünyaya gelen varlığını uzun 
zaman sürdürebilen ve bu zamanın hesabını verecek 
olan insanoğlu.
Peki hesap verecek olan insanın elbette ki kendi üzerinde ve diğer insanlar üzerinde yaşadığı çevre ve diğer 
canlılar üzerinde birtakım sorumlulukları olduğunu bu 
yükümlülüklerin elbette önce vicdan dediğimiz odalarda 
kendisinin muhasebe edeceği sonrasında ve muhakkak 
ki Mahkeme-i Kübra’da mutlak güç sahibi ve mutlak Hakim’e vereceği gerçeği de her an aklımızdadır.
Elbette insan doğumundan itibaren bu gerçekle hayatını devam ettiriyor.
Peki bütün bu gerçeklikle yola devam ederken içini 
ne kadar doldurabiliyoruz insanlığın?
İnsanlık neydi sahi?
Düşünebilen insanın idrak eden insanın vicdan meselesi yapmadan sevabı günahı tartmadan yani merhametli 
oluşu muydu veya iç görüsü müydü iyiye yorulan.
Ya da tüm insanlar adına sevgiye ve sevmeye olan 
kanaati miydi?
Yeryüzünde ortak bir dil olsaydı şayet adının ‘sevgi 
dili’ olmasını isterdim.
Sevgi dili bütün hesapları kolaylaştıran bir dil olurdu.
Bütün acıları kucaklayan tüm insanların dili olurdu.
Sevgi dili neydi peki?
İnsan olmanın bilinciydi sevgi dili;
Gökte uçan kuşa rızkını ulaştırmaktı, yerdeki papatyaları ezmeden oynamaktı çocuklarla.
Sevgi dili basitti; kolay öğrenilen bir dildi ve herkesin 
konuşabileceği bir dildi…
Dillerin en edepli olanı sevgi diliydi ve sevgi dilini 
bilenlerin hesabı da kolaydı.
‘İnsan olmanın şartı var mıdır?’ deseler; Sevgi dilini bilmektir derim.

Zeynep Keskin/Gülencan


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.