Koşyaz Platformu'ndan Yazılar

Kocaeli Kadın Şair ve Yazarlar Platformu'ndan yazılar...

Koşyaz Platformu'ndan Yazılar
12 Nisan 2021 Pazartesi 09:40

Yitiyor sıhhat muzdaribim ben.

Bir nefes çekeyim ta derinden.

Can, canan hepsi çok güzel ama

Bedelini mi ödüyorum günahlarımın yoksa.

Güzelliğe giden yolların,

Engeline mi takıldım.

Ben böyle de mutluyum.

Her halükarda umutluyum.

Bana her ne gelirse

Kendi ettiğim.

Müzeyyen Ocaklı

****

DILİNİ BİLİR MİYİM SEVDİĞİMİN

"Sen başıma gelen en güzel şeysin." dedi tatlı bir tebessümle...

Hanımı boş gözlerle baktı. "Boş boş konuşma da şu perdeleri as bari!" diye karşılık verdi.Ahmet Bey bir anda yıkıldı sanki!

Ne titiz bir hanımdı şu Neclâ Hanım. Yine bütün gün evi temizlemiş,nefis yemekler yapmıştı akşam için. Akşam olmuş kapıyı açmıştı eşine. Solgun görünüyordu, üzerinde yine eşofmanları vardı! Beyefendi ifadesiz bir yüzle selâm verip girdi eve.Neclâ Hanım, kırılmıştı bu tavra !

Mehmet Bey,bu defa emindi. Bu hediyeyi çok özenerek almıştı. Gerçi hep özenirdi, ama bir defa olsun güldürememişti eşinin güzel yüzünü. Neden böyle oluyordu ki?

Akşam yemeği sonrası yine köşesine çekilmişti Sevgi Hanım,elinde kitabı başka bir âlemde gibiydi.Ferit Bey ise yine eşine bakarken dalmıştı. Oysa eve geldiğinde sadece 15 dk. sohbet edecek vakit ayırsaydı kendisine!Sadece kendisine, kitap satırları arasından geçiştirme cümlelerle değil...Gözlerine bakarak!

Erdem Bey çayını yudumlarken,elini uzattı hanımın eline ... Allah Rasulü de muhabbetle birbirine bakan eşlerin küçük günahları temizlenir diye müjdelememiş miydi?Hanımı "çayları tazeleyeyim" diyerek kalktı yerinden.Zaten hep uzak değil miydi böyle?

Tanıdık gelenler oldu mu okuduğunuz ev halleri sahnelerinden!Mevlâ insan denen âlemi, birbirinden farklı zînetlendirmiş.Ruhi yapıları, fiziki özellikleri, hobileri ,hatta ve hatta sevgiyi idrak ve ifade şekilleri birbirinden apayrı...

Birinin sevdiğinden iki tatlı cümle duymaya ihtiyacı varken,bir diğeri minik bir hediye bekler. Biri her anı paylaşmak, biri dokunmak ister,bir diğeri ise hizmetiyle sevgisini sunar...

İlginçtir ki her sevginin ifadesi de,karşı taraftan algılanışı da farklıdır. Teknik olarak beş sevgi dilinden bahsedilir:

1)Onay sözleri

2)Armağan alma

3)Hizmet davranışları

4)Nitelikli beraberlik

5)Fiziksel temas

Sevildiğini armağan alarak hisseden ve ifade eden bir kadına,"sen harika bir kadınsın " dediğinizde tam olarak kavrayabilir mi sizce?Oysa minicik,kendisi için düşünülmüş bir hediye ayaklarını yerden kesebilir.

Neclâ Hanım'ın ahvali çok kişiye tanıdık gelebilir.Bizler örfi olarak "saçımı sizin için süpürge ettim" modunda sahipleniriz ailemizi. Eşimizin sevdiği yemek,çocukların sevdiği pasta,pırıl pırıl ev vs....Çünkü onlar bizim için çok değerli ve tüm herşey onlar için...Neclâ Hanım gibi sevgi diliniz,hizmet davranışları ise,muhtemelen siz de böyle yaşıyorsunuz. Peki eşinin sevgi dili bu değilse ! İşte karmaşalar tam da burada başlıyor.

Kapıyı üzerinde eşofmanları, biraz dağılmış saçı ile,solgun ve yorgun bir kadın açıyorsa, muhtemeldir ki eşi;

"canııımmm,beni ne kadar da çok seviyor" diye geçirmeyecek içinden. Aksine memnuniyetsiz bir ifadeyle yemeğini yiyecek ve tüm gün yapılan temizliği farketmeyecek bile!

Öyleyse sadece eşimizin değil, çocuklarımızın ve tüm duygusal bağ kurduğumuz dostlarımızın sevgi dillerini bilmek, iletişim kalitemizi yükseltecektir.Neclâ Hanım,eşinin sevgi dilinin nitelikli beraberlik olduğunu biliyor olsaydı, belki de ihtiyaçtan fazla onun gözüne girmek için yaptıklarını kenara bırakacak ve yorulmayacak.

Her insan ayrı bir âlem demiştik ya,her âlemi anlayıp yaşamanın en iyi yolu onun dilini bilmektir.Sevgi diliniz onay sözleri olabilir ,siz böyle anlıyor olabilirsiniz sevildiğinizi.Ancak eşiniz dokunsal bir temsil sistemine sahipse ve fiziksel temas sevgi dili ise,yanından geçerken elinizi omzuna dokundurmanız bile ona sevildiğini hissettirebilir.

"Kendini bilen Rabbini bilir." Öyleyse önce kendimizi keşfe çıkalım ne dersiniz? Benim sevgiyi kavrayış tarzım ne,eşimin,çocuklarımın sevgi dili ne? Annemin,babamın, dostlarımın...Kaliteli bir iletişime kapı aralamak istiyorsak, iç âleme yolculuk vakti!

Hanımından karpuz isteyen dedenin hikâyesini hatırlayalım dostlar ,ne dersiniz?

Evvel zaman içinde memleketin birinde 90 yaşlarında fakat çok genç görünümlü bir adam yaşarmış.

Çevresinde bulunan herkes ona çok özenir ve sorarlarmış:

-"Bu gençliğin sırrı nedir?" diye.

İhtiyar delikanlı güler geçermiş bu soruya. Ama sorular artınca, cevap vermek şart olmuş.

Düşünmüş nasıl anlatırım bu sırrımı kolayca herkese. Sonra karar vermiş tüm meraklıları yemeğe davet etmeye.

-"Bu davette size sırrımı açıklayacağım."demiş.

Herkes merakla davete gelmiş.Yemekler yenilmiş, içilmiş, sohbetler edilmiş,vakit iyice gecikmiş. Ama gençlik sırrı ile ilgili tek kelâm edilmemiş. Herkes konu ne zaman açılacak diye merak ederken adamcağız huri gibi sevimli hanımına seslenmiş:

-"Hatun, şu kilerden bir karpuz getirirmisin bize sana zahmet!"

Hanım hemen doğrulmuş kilere giderek kaş ile göz arasında gidip bir karpuz getirmiş. Adamcağız şöyle eliyle bir vurmuş tık tık diye sonra da:

-"Bu olmamış hanım, güzel çıkmayacak, başka getirir misin bir zahmet."demiş.

Hanım onu götürmüş bir tane daha getirmiş. Adam onu da bir yoklamış yine beğenmemiş.

-"Hanım sana yine zahmet olacak ama bu da olmamış başka bir tane getirir misin?" demiş.

Başka istemiş.Bu böylece dört sefer daha tekrarlanmış. Dedemiz beşincide karpuzu beğenmiş ve karpuz kesilmiş, misafirlere ikram edilmiş. Herkes karpuzunu afiyetle yerken bizim dedecik;

-"Eeeee? Arkadaşlar işte benim gençliğimin sırrı burada anladınız mı?"

Herkes birbirinin yüzüne bakmış.Kimse birşey anlamamış.

-"Aman dede.Anlamadık biz bu sırrı!"demişler.

Dedecik gülmüş;

-"Efendiler!O gördüğünüz karpuz kilerde bir tanecikti.Ben hanıma git de başka getir dedikçe, o kilere gidip geliyor aynı karpuzu getiriyordu. Bir kere bile ; 'aman be adam, deli misin nesin!şu tek karpuzu ne taşıtttırıyorsun bana defalarca?'demedi. Beni sizin önünüzde mahcup duruma düşürmedi. İşte bütün bu gençliğimi hanımıma borçluyum."demiş.

(Alıntı)

.....

Anlayış, uyum, karşındakinin dilini bilmek masal diyarı gibi bir sevgiye kapı aralar.

Ya Rabbi! Muhabbet zeminine oturtulmuş şu cihanda, bizleri senin rızan için seven ve sevilenlerden eyle...Amin

Ayşenur Sezer Sever


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Melike Sezer - 4 hafta önce
Gene kaleminden inciler dökülmüş nurum kalemin hep hakkı hayrı yazsın gölüne sağkık yavrum