Koşyaz Platformu'ndan Yazılar

Kocaeli Kadın Şair ve Yazarlar Platformu'ndan yazılar...

Koşyaz Platformu'ndan Yazılar
07 Haziran 2021 Pazartesi 09:53

FİGÜRAN

Başrol olduğumuz hayatta, figüran hayatlar gibi yaşamak.

 Biz insanlar kafaları karışık canlılarız. Ne istediğimizi bilmeyiz, bildiğimizi sanırız, bu yüzden yaptıklarımız belirsizdir. Akşam kararlar alıp sabahında unuturuz. Durmadan sorgularız, neden niçin nasıllarımız asla bitmez. Tam olarak ne istediğimiz de belli değil. Mutlu iken mutsuz olmayı özleriz, dertsiz iken dert edinmeyi, İmkân varken değerlendirmeyiz, fırsat kaçınca da ah vah ederiz. Daha bir sürü şey sıralanabilir bu şekilde. Hayatı kendimize zehretmek için sarf ettiğimiz çabayı sadece anı yaşamak için sarf etsek inanıyorum ki durumumuz daha iyi olabilir. Durmadan geçmişi hatırlatıp dururuz kendimize sanki değiştirebilirmişiz gibi, sanki zamanı geriye alabilirmişiz gibi, sorsanız neden; maksat ders çıkarmak deriz ama işin aslı öyle değil tabi farkında değiliz. Kendimize acımayı, üzüntülerimizi kendimize hatırlatıp bunalıma girmeyi seviyoruz. Sonuç kendimize acı çektirmek dışında hiçbir işe yaramaz bu davranışlarımız. Hatalar yapılabilir, karar ve seçimlerden dolayı acılar da çekilebilir, o zaman öyleydi, şartlar, imkanlar, algılar bu şekildeydi deyip; Hayat olağan akışında devam ediyor, o günkü benle bugünkü ben aynı kişi değilim ki deyip yeniden ayağa kalkmalıyız. Daha tecrübeli, daha dayanaklı ve de daha güçlü yeniden hep yeniden başlamayı bilmeliyiz. Darbelerin geliş açısına kadar bilgimiz vardır artık edindiğimiz tecrübelerden daha bilinçli daha bir hazırlıklıyız. Bilmiyorsak şayet bırakalım darbe bizi yerle bir etsin savursun kül etsin. Oturup ağlamak yerine küllerinden doğmayı, yeniden ve daha güçlü ayağa kalkmalıyız. Durmadan şikâyet ederiz, itiraz ederiz, isyan ederiz, sorunlar çıkarırız, kendimize sorun çıkarmayı seviyorsak demek ki. Bunun sonucunda karamsar olup hayatlarımızı mahvederiz. Bu da yetmezmiş gibi bir de etrafımıza bulaştırırız. Ben böyleyken heyy dostum senin normal olman doğru değil haydi katıl bana karamsarlar derneği kuralım. Sevgi gibi karamsarlıkta, umutsuzlukta, başarısızlıkta, şüphede…bulaşıcıdır. Ruh halimiz ne olursa olsun etrafımızdaki insana geçeceğini bilerek hareket etmeliyiz. Umutsuz, hayalsiz, hayatlar yaşıyoruz; sebebi biz ve bir türlü aşamadığımız kaygılarımız. Çıkar yollar arıyoruz durmadan, nereye çıkacağı belirsiz yollara atıyoruz kendimizi. Yardım bekliyoruz istiyoruz ama kimsede tık yok, başrol olduğumuz bu hayatta figüranlığa razı etmişiz kendimizi, rehberimiz umutsuzluk. Bir şey yapmak istiyoruz diyelim; olmayınca da bahaneler bahaneler. Yoruyoruz bedenlerimizi ve en önemlisi ruhlarımızı, buna sebep kaygılarımız, acabalarımız.  Ya bir çık yola bir gör engelleri bir izle sonra düşünürsün ne yapacağını. Oturduğumuz yerde felaket senaryoları kurar dururuz. Cesaretsiziz. An geliyor yok olmak istiyoruz sanki buna hakkımız varmış gibi. Kendi kendimize eziyet ettiğimizi bildiğimiz halde. Buna sebep düşüncelerimiz tercihlerimiz olduğu halde. Hep bir bahanemiz vardır kılıf uydurmada üstümüze yoktur. Hep şikâyet ederiz ama o fırsat elimize geçince de korkar geri kaçarız. Sevmemekten sevilmemekten şikâyet ederiz karşımıza çıkınca da güvenemem der uzak dururuz. Kendimize güvenemiyorken suçu başkasına atmak tabi ki daha kolay Ne kadar ironik, çareler arıyoruz çarenin kendimiz olduğunu bilmeden yaşıyoruz. Peki neden hala hareket edemiyoruz, bizi alıkoyan ne; korku mu, endişe mi, düşmek mi, risk mi, güvensizlik mi, aile mi, sorumluluk mu, bağlılık mı, sadakat mi toplum mu? Nedir bizleri bu duruma sokan. Kendimize olan güvensizliğimiz mi? birilerini hayatımızın merkezine koyup sadece onun etrafında dolanmak olabilir bu tüm bunların nedeni.  Peki neden böyle davranıyoruz bizim sorunumuz ne? Yıkılmaktan, düşmekten, zayıf irademizden mi korkuyoruz. Her şeyi biliriz, herkesin her konuda nedense bir fikri vardır. Hiç şaşmaz. Bu etki altında kalmalarımız neden? çok basit figüran olmayı kabul ettiğimiz için. Bu hayat senin, bu yol senin, o iş senin, başrol ne isterse o olur. Tabi insani değerler çerçevesinde. Başrol benim uleen heyyt ben ne dersem o olacak değil tabi ki. Unutma bu hayatta tek ve biriciksin. İhtiyaç duysaydı Allah insanı çift yaratırdı. Allah katında tek ve biricikken kendine biçtiğin rol figüranlık mı? Bu senin sayfan ve içini istediğin gibi doldurmak senin elinde. Yukarda sayılanlar yıldırmasın seni, hayatının ipleri senin elinde iyi de olsa kötü de olsa bununla baş edebilirsin. Hayati kararlarımız ve yolculuğumuz için doğru olan neyse, bu yolculukta bize rehberlik edecek insanları seçmek önemli.  Herkes kendi hayatında başrol olduğunu, diğer tüm insanların figüran olduğunu unutmayalım. Bugün kendin için ne yaptın? (Yorum olarak yazarsanız bir sonraki yazımızın konusunu başrol olarak siz belirlemiş olursunuz) Sevgi ve Saygılarımla   

Eylül DEMİRTAŞ                                                                                              


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.