Koşyaz Platformu'ndan Yazılar

Kocaeli Kadın Şair ve Yazarlar Platformu'ndan yazılar...

Koşyaz Platformu'ndan Yazılar
23 Haziran 2021 Çarşamba 10:34

Doğru istersen olur

Hiçbir şey göründüğü gibi değildir!

"Gerçek, çoğu zaman, Dış dünyada istenilen şeyin iç dünyamızda hissedilen eksiğidir... Her şey enerjidir; Biz insanlar sadece enerjiden oluşuruz . Düşünceler, duygular, heyecanlar, olaylar ve durumlar da enerjinin değişik biçimidir...

Doğru istemeyi nasıl öğrenmeliyiz...

burada esas konumuz olan “doğru istemek” için çok önemli bir noktaya geldik: enerji, yönlendirilebilir ve bu düşünce gücü ile yapılır. Düşüncelerimiz , enerjiyi bir noktaya yönelten bir lazer tabancası gibidir.

Bir ampulün ışığı ile bir lazerin ışığı arasındaki en önemli fark, yayılmadadır.

Birinde fotonlar, her bir yere uçuşur, diğerinde ise bir noktaya yoğunlaşır. Aynı bu şekilde düşünce gücümüz de her zaman ve her yerde mevcut olan enerjiyi yönlendirir ve bu enerjinin belli bir biçimde sıkılaşmasını sağlar.

Hiçbir şey Bizim gördüğümüz gibi değildir. Madde enerjisidir, enerjiden oluşur ve enerji sayesinde mevcut durumunu korur . enerji yoksa madde yoktur. Her düşünce saf enerjidir ve Kendisi de enerjiye etki eder.

Enerji ise çevremizde sürekli bizi madde eleştirdiğimiz şeyler olmaktadır Çünkü biz sürekli düşünürüz. Yani isteklerimizi

hayatımıza çekmek için şunları yapmalıyız: düşüncelerimizin gücünü kullanmak. ne istiyorsak kendimizi buna uygun çekim gücünü yükseltmek. Bunun için; iki yasadan faydalanabiliriz;

Enerji oluşturma yasası

Fizikte, bütün hayatımızın üzerine kurulu olduğu temel bir kanun vardır. Bu yasa Ayrıca enerjinin hiçbir zaman kaybı olmadığını, sadece şekil değiştirebileceğini söyler. enerji değiştirilebilir, nakledilebilir ama hiçbir zaman yok edilemez. Bizim konumuz olan "doğru istemek" Bunun anlamı nedir? Madde nasıl başka biçimlere Veya bizim göremediğimiz bir enerjiye değişebiliyorsa önce görünmez olan bu enerji de maddeye dönüşebilir. Enerji bilinçaltı sayesinde yönetilebilir ve muhafaza edilir Ne düşünüyorsak o, maddeye dönüşür. Bu imkansız gibi görülebilir. Zira her Dilek, Bir enerjidir. Dilek gönderilir ve dilek kendini gerçekleştirmek ister, yani maddeye dönüşmek ister. Yayılan ne kadar yoğun ise enerji o düşünceler kadar güçlü olur.

Maalesef negatiflikler içinde bu böyledir. Bizim ne düşündüğümüz enerjinin umurunda değildir. Enerji iyi ile kötüyü ayırt edemez. Sadece bizi değiştirir.

Enerji, daima dikkatimizi takip eder. Dikkatin neredeyse enerjin oradadır. Mutsuz olduğumuzda, evrene çoğu zaman olumsuz düşünceler göndeririz. "Ben çok mutsuzum", "çok kötüyüm", " acınacak durumdayım "," Hiç umut yok”, dersek İşte bunlar Evren için yoğun etkili emir cümleleridir . mutsuzluğumuz güçlenecektir. ama aynı Prensip Bizim lehimize de çalışabilir. Tam olarak düşünürsek dünyamızda her şey vardır herkes içindir. Bizim için de. Bu sadece bir arz-

talep meselesidir. Biz yoğun etkili bir biçimde ne istersek, O bizim hayatımıza girecek şekilde dağıtılır ve yapılır. Yokluklarla dolu bir hayat yaşıyorsak , bu yoklukları bilinçaltı tarafından biz istemişizdir. biz bir yokluk içinde Yaşarken , belki komşunuz zengin bir hayat sürmektedir ve bu sadece onun hayatında zenginlik istemesinden kaynaklanmaktadır. Her şeyden, çok miktarda mevcut olduğunu ve bizim hayatımızın Sadece bizim istediklerimizden oluştuğunu anladığımızda, hayatımız tamamen değişecektir. Biz, enerji yayarız ve enerji alırız. Arayan bulur! Dünyamızı kendi Hayal dünyamıza göre kurarız. Biz biçimlendiririz. yoğunlaştırırız engel oluruz veya bozarız. Enerji her zaman mevcuttur ve onu, uygun bir biçimde kendimize çekeriz. Burada çekim yasası devreye girer.

Çekim yasası:

"Benzer benzeri çeker” düşüncelerimizde belli bir frekansta titreşen enerjidir. Yani biz her ne düşünürsek, aynı titreşimleri harekete geçiririz. Düşüncelerimiz kendine benzeyenlerin hepsini kendine çeker mıknatıs gibidir. Başarı başarıyı çeker; mutsuzluk daha çok mutsuzluğu, pozitif düşünceler, pozitif bir dünya yaratır. O zaman her şeyi becerebiliriz. Kullandığımız cümleler çok önemlidir. "Çok mutluyum"," bütün dünya elimin altında’’ ‘’her şey yolunda’’ şeklinde olmalıdır. Ve gerçekten de dünya Elimizin altındadır. Eğer bir gün boyunca kendi kendimizi inceleyecek olursak, bu tür emir Cümlelerini, İçimizden devamlı olarak söylediğimizi fark ederiz . Titreşim titreşimdir ve bizim düşüncelerimizle ve tavırlarımızla yoğunlaşır.

Birazda biyoloji ekleyelim :

Eğer hiçbir şeyi yargılamaz isek, düşüncelerimizde daima olumlu olursa, eleştiri yapmazsak doğru istemenin ve dilemenin teorisi teşekkür etmektir. dileğimizin sonunda "Amin” der teşekkür ederek mühürler ve kapatırız.

"Her şey Benim iyiliğim için olur” inancını kuvvetlendirerek içimize minnettarlıkla birleştirmek bizi başka mucizelere götürür.

İsteklerimiz konusunda "şüphe" duyarsak Bu da Dilek’in iptal edilmesi gibi bir şeydir. Şüphe aksini istemek gibi bir şeydir. Şüphe zaten bir şey olamayacağın bilgisini yayınlar ve tüm siparişler iptal edilir. Doğru istemek konusunda başarılı olmanın çok önemli noktasından biri isteğimiz gerçekleşene kadar hiç kimseyle bu konuda konuşmamaktır gevezelik de enerji etkisini yitirir. Tereddüt etmek enerjiyi tüketir.

Son olarak ;

Zira hazır olursak, bizim ihtiyacımız olan her şey bizi bulur.

Unutmayın, Evren'le işbirliği yapmak bir gün kendi başımıza didişmekten çok daha kolaydır. Doğru istemek bütün dünyamızı değiştirmekle kalmaz Çünkü sonuçta aradığımız Aslında daima SEVGİDİR . Bizi mutlu eden hep sevgidir. Doğru istersen olur ...

SÜMEYYE ÖZEN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.