KoşYaz Platformu'ndan Yazılar
Kocaeli Kadın Şair ve Yazarlar Platformu'ndan yazılar..
ŞEHİTLERİMİZ
Yazın dolaşırken kızgın sıcakta
Dayanır ataşa şehitlerimiz
Üşüşmezler vatan denen ocakta
Düşse kara kışa şehitlerimiz
Batı da efe’dir doğu da dadaş
Henüz hainlere eğmemiştir baş
Ya sana evlattır ya bana kardaş
Tac olmuştur başa şehitlerimiz
Mertliği eritir demirden dağı
Nene Hatun olur taşır nacağı
Mermi sarar Şerife’nin kundağı
Girince savaşa şehitlerimiz
Bir Ulubatlı’yı anlatır surlar
Genç Osman misali Bağdat’ta gürler
Vatan semasında yıldızdır parlar
Bir baştan bir başa şehitlerimiz
Yakuti şehitler sağla solunda
Kanı motif al bayrağın alında
Her biri bir kurban Allah yolunda
Girmiştir uğraşa şehitlerimiz
Hacer Alioğlu YAKUTİ
***
SUS SESİ
Sessiz sedasız bir feryat var
Suskunlukta ise figanlar
Yuta yuta kelimeler birikti ruhta
Ne zaman firar eder, konuşurlar ?
Anlatılmayan buhranlı düşünceler
Hep bekçiyi temsil ederler
Göze uyku girmez o vakitler
Hüzün, acı, hüsran nöbettedirler.
Karanlıkta boğuşan umutlar
Basbas susup dururlar
Kırılan onca hayalin altında
Oturur köşede gizlice ağlarlar
Gam dolar da taşar içeride
Vurur kalbe her an sinsice
Gözler her daim puslu bakar
Değişmez ne gündüz ne gece
Cansel TÜRKMEN
****
Ey Şanlı Şehir
Herşey bir yolculukla başladı..
El-Aksadan Miraca uzanan güzel, zorlu, uzak bir yolculuk.
Peygamberler şehri Kudüs’ten son Peygamber geçti bir gece hemde ansızın.
Gani gani müjdeleri
perde perde yolladı yeryüzüne.
İnciden terleri dökerken huzurda,
nerden bilecekti
bir gün milyonlarca melun kol kola cirit atacak
ayak bastığı meydanlarda.
Bilse Peygamber demezmiydi Mevlâya bir daha hiç ağlamasın diye Kudüs!
Kabul olmaz değildi elbet duası.
Şimdi kabul olmuyorsa onca müslümanın duası bir hikmeti vardır elbet, ya halis muhlis yapılmıyordur yada zamanı gelmemiştir.
Silâhı sapan mermisi taş günaha boyanmamış körpe çocukların umutlarında saklı şimdi Mescid-i Aksa.
Kaç milyar ebabil kuşu gönderse azdır Mevlâ, ıslah olmayan bu melunların başına..
Bu melunlar ki düşse toprağı bile kirletir düşmese başa bela.
Ey şanlı şehir neden bakarsın acılı gözlerle!
Belliki haklısın acınacak halde bugünün müslümanları.
Sen Kudüs’sün, sendedir Mescid-i Aksa, sendedir miracın izleri..
Ey şanlı şehir sen mevlâya aitsin, bilki bir tek mevla korur seni, bilki melunlar öylesine bir hizip.
Ey şanlı şehir sendedir tüm ümitler, kaldırırsan bir sen kaldırırsın ayağa yine bu ümmeti.
Ey şanlı şehir direnki kırılmasın ümmetin direnci, direnki şerleri yerin dibine girsin melunların .
Ey şanlı şehir seni anlatmaya kafi değil şiirler, yazmaya gücü yetmez kırılır kalemi şairlerin, sen ki zifiri bir gecede bile görülmeden sevilebilen yegâne şehirsin.
Nurten KESKİN
****
EY GÖNLÜM
Ey gönlüm uyan gaflet uykusundan.
Yan yüreyim yan cehennemin korkusundan.
Yan yüreğim yan cehennemin korkusundan.
Ey gönlüm uyan Allah’ın davetine.
Tövbeni yetiştir ey değilim nefsinin hilesine.
Tevbeni yetiştir ey dilim günahların hepsini.
Ey gönlüm uyan ezanların sesine.
Kelime i şahadeti yetiştir son nefesine. Kelime i şahadeti yetiştir son nefesine.
Ey gönlüm uyan peygamberin sünnetine. Yetiş ey gönlüm yetiş âlimlerin sohbetine. Yetiş ey gönlüm yetiş âlimler sohbetine.
Ey gönlüm uyan Kur’an’ın sesine.
Ağla ey gözüm ağla Allah aşkına ağla.
Ürper yüreğim ürper Peygamberin adından.
Ey gönlüm uyuyan nimetlerin Şükrü’ne.
Hamd eyle gönül hamd eyle Allah’ın verdiklerine.
Şükür eyle dilim şükür eyle Allah’ın nimetlerine.
Ey gönlüm uyan Azrailin gelmeden.
Uyan ey gönlüm uyan ölüm seni sarmadan.
Uyan ey gönlüm uyan ölüm senin sarmadan.
Ey gönlüm uyan cumanın hikmetine.
Uyan ey gönlüm uyan selaların sesine.
Ey gönlüm uyan gaflet uykusundan.
Uyan ey gönlüm uyan Allah aşkına uyan.
Allah celle celalühu azmüşan gönüllerimizi. Hep uyanık olmayı nasip etsin
Ümran YAVAŞ TEPECİK