Öğretmen Sude



Öğretmen Sude

Bu gazetedeki en heyecanla en sevgiyle yazdığım yazım olacak Allah’ın izniyle.60 gün sonra gireceğim sınava dair bir yazıdır bu. Bir öğrencinin sessiz çığlığıdır aslında. Doğdum doğalı bir şeyler öğretmeyi çok sevdim. Kitaplar dostumdu, kalem sırdaşım, kağıt yoldaşım. YKS diye bir şey varmış. Öğrendim. Pek de sevemedim. Çünkü hayallerime kavuşmamı sağlayacak olan şey 165 dakikadan ibaretti, ben ise çok daha fazlasıydım. Bir duayla gireceğim bir sınav var önümde. Hayatın bitmez tükenmez sınavları… Ne çok engel, ne çok bariyer… Niyetim bir köy okulunda eli üşüyen Fatma’nın elini ısıtıp ona harfleri öğretmek. Arabaları merak eden Ali’yi köyde arabamla istediği kadar gezdirmek, sobayı yakıp onları çevresinde toplayıp ısıtabilmek… Niyetim eğitimi sevdirmek.Sude Hocam diye başımda toplanan yavrularım, Sude öğretmen tahtada ders anlatır, Sude öğretmen sobayı yakar, üşüyen elleri ısıtır, yüreklerine sevgiyi iliştirir, saçlarını örüp, ıslak kıyafetlerini kurutur köy okulunun sobasında! Sude öğretmen gittiği köy okuluna sevgiyi götürür. Allah’ın izniyle 60 gün kaldı hayalime kavuşmama öyleyse. Okuyan dua etsin e mi geleceğin Sude Öğretmenine?
Sude öğretmen olsun
Köylerde dağ bayır dolaşıp, yavrularına kitap okusun,
Eğitime aşık olan kız eğitime aşık etsin
Yazan kız, yazdırsın…
60 gün onu hayallerine taşısın da o kız 60 yıl gelecek nesle hayal kurdursun!

Sude Yaren KOÇAK