Kütüphaneler


Resul Orman

Resul Orman

02 Nisan 2021, 09:35

Kıymetli okuyucularım bu hafta siyasette, sağlıkta, spor’da çok yoğun bir gündem geçirdik ama tarihte ne olmuştu konusundan kendimizi bakmaktanda alıkoyamadık. İşte bugünlerden ikisini anlatmak, diğer bir sözle değinmek istiyorum. Kütüphaneler haftası ve Fatih Sultan Mehmed Han’ın doğum senesine gelmemiz hasebiyle İlimlerin buluştuğu yerlerin merkezi olan kütüphaneler, sıkça gidip, kitap okuyup,bazen sadece kitap kokusunu hissetmek için gittiğimiz evdir bizler için kütüphaneler. Şehir ve insan konusunda Fatih Sultan Mehmed Han’ın şu sözü bize neyi nasıl idrak etmemizi anlatıyor “Bir şehirde en önemli üç şey: kanalizasyon, hamam ve kütüphanelerdir. Kanalizasyon şehrin kirini, hamam bedenin kirini, kütüphaneler de ruhun kirini temizler." Peki “Fatihler Şehri Gebze” olarak anılan Gebze’mizin yıllarca büyük bir kütüphaneden mahrum kaldığımızı da buradan bu vesile ile söylemek istiyorum...

Fatih Sultan Mehmed Han (1432-1481) savaşçı kimliği kadar eğitim konusuyla ilgilensek, bunların temelinde kitap ve okumak olduğunu idrak etsek birçok şey çözüme kavuşucak ama nerde Özden hep uzağız, hazır yeri gelmişken şu bilgiyi de paylaşmak istiyorum padişahlar savaşa giderken yanlarında kitap götürürlerdi Yavuz Sultan Selim Han(1470-1520) Memlük seferine çıkarken yanında 3 çuval kitap götürmüş ve bunlardan tek bir gayeleri vardı okumak, bilmek ve dahasına vâkıf olmak...

Gebze’de kendi şahsi Kütüphanesi halkın okumasına sunan Gazeteci-Belgeselci-Araştırmacı İsmail Kahraman’a teşekkür ediyorum, çok önemli bir misyon üstlenmiş benim fikrim bu konuda devlet özel teşebbüs İle halka kütüphane kurmaya sevk edip, destek olmalı kültür, sanat hayatını bu şekilde elbirliği ile güçlendirebiliriz. İkra Tarih Kültür Araştırmaları adında bir kütüphane kurmakta bize 8 sene önce nasip oldu 7 bin kitapla okuyucumuzun hizmetine sunduk şimdi yeni yerinde tadilat sonrası hizmete açmak gayretindeyiz. Bu kütüphaneyi açmak çok büyük zorluk ve çaba ve feda gerektiriyor bu konuda tek önerim bölgemizde kütüphanelerden kitap sayısından fazla olan yazarlarımız var onların emsal mahiyetindeki eserlerin okuyucu İle buluşmasını sağlamak. Bu sorumluluk sağlayacak baş kurumda belediyemiz olacaktır. Yazımızın şu şekilde son vermek istiyorum Gebze’de müze kurucak malzeme, el yazması kitaplara sahip olan kişiler var Gazetemiz bünyesinde arzu edilirse yetkililere aktarmak isterim...

TARİHÇİ-YAZAR DR. NURDAN İPEK

Kıymetli okuyucularım bu hafta size yazar ve eser tanıtımında Tarihçi-Yazar Dr. Nurdan İPEK'ten bahsetmek istiyorum. Tarihin içinde tarifsiz bir çalışkanlık azmi ile yazılmış iki eser ve o eserlere tanıklık etmiş bir neslin neferi olarak bu iki eser çalışması için kıymetli hocama çok teşekkür etmek istiyorum. Gebze Sarkuysan Lisesinde öğrencilik zamanlarında tanıdığım ve benim yetişmemde büyük bir emeği olan biri de Nurdan İpek hocamdır. Ders sonunda "Soru var mı, soru yoksa sorunda yoktur" deyip bize o zaman ben sorayım derdi. Nurdan İpek 1977 Bozüyük doğmuş

İlk orta ve lise öğrenimini Bilecik/Bozüyük’te bitirdi. Lisans eğitimini Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Tarih Öğretmenliğinde, yüksek lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü siyasi tarih alanında, doktora eğitimini ise İstanbul Üniversitesi Tarih bölümü Yakınçağ Tarihi alanında tamamlamıştır. Kendisi İstanbul Maltepe'de yaşardı, Maltepe-Gebze arasında yıllarca o yolları gidip gelirdi hemde birkaç vesayet değiştirerek bunu yapardı of demeden...

Bu öğretmenlik görevini süresi zarfında yüksek lisans ve doktorasını tamamlayıp bu çalışmalarını kitaplaştırdı hep çalıştı, hep çabaladı bizi yetiştirirken merhum Halil İnalcık hocanın tarih yerinde görülerek idrak edilir distürü yetiştirdi. İstanbul, Efes, Bodrum, Marmaris ve aklınıza gelemiyecek birçok tarihi noktaya götürüp gelişmemize öncüluk etmişti isterseniz hocamızı en iyi tanıyabileceğimiz nokta olan kitapları ve onların içeriğine bakalım;

ERMENİ VE YAHUDİ TARİHİ ÜZERİNDE ÖZELLİKLE SULTAN İKİNCİ ABDÜLHAMİD

KUTSANMIŞ TOPRAKLAR ARMAŞ VE ERMENİLER;

Büyük devletlerin XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ilgi göstermeye başladıkları Ermeni toplumu, bu zamana kadar Osmanlı coğrafyasının çeşitli bölgelerinde sosyal, kültürel ve dini yaşamlarını istedikleri gibi sürdürmüşlerdi. 1611’de Armaş Manastırı’nı kurarak buraya yerleşen Ermeniler aynı zamanda, yüzyıllar boyunca Ermeni toplumunun dinsel yaşantısına büyük hizmetlerde bulunmuşlardı. Yüzyıllar boyunca çevre Ermenilerinin hac vazifesi için büyük bir önem teşkil eden Armaş Manastırı, 1889’da hizmete giren Ruhban okuluyla da Ermeni toplumu için dinsel görevliler ve hatta patrikleri yetiştiren önemli bir merkez haline gelmiştir.

Ancak 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı ve ardından İngiltere, Fransa ve Amerika gibi devletler tarafından oluşturulan Ermeni Meselesi ile birlikte diğer bölgelerde olduğu gibi Armaş’ta da Ermenilerin yaşantılarında önemli değişiklikler görüldü.

SELANİK VE İSTANBUL'DA YAHUDİ BANKERLER;

Osmanlı Devleti içinde 16. yüzyıldan itibaren büyük bir güç oluşturmuş olan sarraf-Yahudi profili 19. yüzyılı büyük kayıplarla karşılamıştır. Sarraflıktan bankerliğe geçiş süreci içinde Yahudi sarraflar bir taraftan iflasın eşiğine gelirken, diğer taraftan da devlet tarafından tasfiye edilmek suretiyle Osmanlı ekonomisi içindeki aktif rollerini büyük ölçüde kaybetmişler, 19. yüzyıldan itibaren yerlerini Rum ve Ermeni bankerlere kaptırmışlardır.

Yahudi bankerler pek çok yerde finans piyasası içinde yavaş yavaş kaybolurken Selanik ve İstanbul şehirleri bu açıdan büyük bir istisnayı oluşturmuştur. Selanik, Yahudi nüfusunun en yoğun yaşadığı yer olarak büyük Yahudi bankerlere 19. yüzyıl boyunca ev sahipliği yaparken, İstanbul 'da da az sayıda olmalarına rağmen Yahudi bankerler Osmanlı ekonomisi içinde kilit rol oynamışlardır. Selanik'te Allatini, Fernandez, Modiano gibi büyük banker aileler ile İstanbul'da Kamondolar banker-Yahudi profiline son ihtişamını yaşatmışlardır. Bu aileler Osmanlı Devleti'nin çöküş sürecine girdiği yıllarda sahip oldukları ekonomik güç sayesinde devlet adamları ile samimi ilişkilere girmişler ve dolayısıyla Osmanlı siyasi hayatının içinde de gizli bir varlık göstermişlerdir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.