NE OLUR, HALDEN ANLA


Yüksel Pekdemir

Yüksel Pekdemir

29 Kasım 2019, 09:22

Kıymetli okurlarım,

 Toplumumuzda artan şikayetlerden biri de toplumumuzun  giderek yozlaşması dır. Bu yozlaşma sözcüğünden ne anlamalıyız ? Yaratılışında var olan başka bir söylemle hamurunda var olan iyi, güzel ve doğru olan kimi nitelikleri kaybetmek olarak anlamlandırabiliriz.  Bir başka anlam olarak da insanın huyunu suyunu değiştirmesi diyebiliriz. Peki, mayamızda, hamurumuzda, yaratılışımızda veya soyumuzda  ne varmış da değişince yozlaşıyoruz ? İşte sorun burada  ! 

Yozlaşmaya neden olan şeyler; değerlerimizin unutulmasıdır. Empati yapabiliyor muyuz?  Mesela yeterince yardımsever miyiz? Saygı ve sevgide gerçek bir ölçü tutturmuş muyuz ? Doğruluğu ve dürüstlüğü yaşayabiliyor ve yaşatabiliyor muyuz? Şefkat ve merhamet gibi güzel duygularımızı gerektiği yerde açığa çıkarabiliyor muyuz? Sorumluluklarımızı eksiksiz yerine getirebiliyor muyuz ?  Özgüvenimiz  var mı , liderlik yapabiliyor muyuz?  Yaşanılan bir sıkıntıda adil olup etrafımıza adalet ve iyimserlik saçabiliyor muyuz ?  Alçakgönüllü müyüz ?  Paylaşmayı bilip dayanışmayı sürdürebiliyor muyuz ; nazik ve kibar mıyız ? Selam verip almayı, misafir ağırlamayı biliyor muyuz ?  Yeteri kadar cesaretli ve vatansever miyiz?

Bu türden sorular uzayıp gidebilir. Günümüz insanının hızla devam eden zamanı yakalama gayretleri yukarıda sorduğumuz soruları yanıtsız bırakıyor. Zamana, yukarıda saydığımız ve gerçekten bir insanda bulunmasını istediğimiz niteliklerle hükmetmek yerine; zamanın getirdikleriyle kendimizi zamana yenik düşürüyoruz. Böyle olunca birbirimizi yeteri kadar dinlemiyor, dinlemeyince biribirimizi anlayamıyoruz.  Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri başkalarına hiç çekinmeden yapabiliyoruz. İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırmak diye bir söz var, işte bunu yapmıyoruz. Dertleri dinlemiyor belki de zulümkar oluyoruz. O yüzdendir ki ne olur halden anla, başlığını koydum.(Empati yap.) İşte kaybettiğimiz değerlerden biri bu.

Nasrettin Hoca damdan düşmüş. Yedi kaburga kemiği kırılmış. Ah çekip inliyor; acıya dayanamayıp bağırıyor. Onun bu halini görenler : “ Aman hoca, ne bağırıyorsun; biraz sabret , sabret yahu!” diyorlar. Hoca: “ Bana damdan düşeni geririn.” diyor.  Atalarımız boşuna dememiş; canı canla ölçmeli, diye.

Biz büyükler bu konuda örnek olmalıyız. Okulda öğretmen, evde anne-baba çocuklarına :” Biz sizin gibiyken...” diye başlayıp bir yığın laf eder. Oysa biz onlar gibiyken zaman bu zaman değildi. Onlar bizim zamanımızı yaşamıyorlar. Tamamen kendi zamanlarını yaşıyorlar. Onları şimdiki zaman çekiminde değerlendirip şimdiki zamana göre anlamalıyız.  Fakat yeni nesle, yukarıda sorduğumuz soruları kendimiz yaşayarak örnek olmalıyız. Şikayet ettiğimiz yozlaşmaların önüne ancak olması gereken değerlerimizi yeni nesle de öğreterek geçebiliriz.

Sonuç; ne kadar empati o kadar sempati diyelim. Halden anlayalım.  Sempatik kalın... Haftaya görüşmek dileğiyle..

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.