OTONOM ARAÇ BİZDEN SORULACAK


Kamil Uzunmehmet

Kamil Uzunmehmet

07 Kasım 2019, 09:22

Türkiye bir çok alanda Dünya ile entegre, hatta üretim ve teknoloji anlamında bir çok alanda yarışmakta. Özellikle savunma sanayinde yapılanlar, Barış Pınarı operasyonu ile bir kez daha Dünya gündeminde yerini aldı. Bugün gelinen noktada, artık Avrupa’nın görmek istediği o ‘Hasta Adam’ın yerinde yeller esiyor. Ülkemizde inovasyon, Ar-Ge ve teknolojik donanım artık rutin işler haline geldi. Endüstri 4.0’lar yerine artık Endüstri 5.0’lar konuşulmakta. Nesnelerin interneti, yapay zeka, dijital dönüşüm ve otonom araçlar üzerine kafa yoruyoruz. Katma değeri yüksek ürünlere yönelen sanayicilerimiz, Dünya ile yarışan yazılım firmalarımız var. Günümüz Türkiye’sinde artık meslekler de yenileniyor, yeni yeni mesleki dalları ortaya çıkıyor. Meslek liselerinde okuyan öğrenciler artık mühendis, mimar ve doktor olmak yerine Robotik Sorunlar Avukatlığı, Yapay Zeka Polisliği, Kişisel Mahremiyet Danışmanlığı gibi meslekleri telaffuz ediyor. Beyaz yaka, mavi yaka personelin yanına metal yakalı personeller yani robotlar eklenmekte. Kısacası Dünya hızla değişiyor, bu değişimi ülke olarak biz de yakından takip edip, bu değişimde yapmamız gerekenleri yapıyoruz…

Düne kadar, ‘’Yerli otomobil yapabilir miyiz, yapamaz mıyız?’’ sorusu ile vakit harcadık durduk. Ancak TOGG kurulduktan sonra görüldü ki, biz yerli otomobili çok daha önce yapabilirmişiz. Bu teknolojiyi, bu endüstriyi yapacak kabiliyetimiz varmış. Şöyle bir baktığımızda Dünya genelinde otomotiv sektörünün yan sanayisini karşılayan bir ülke, neden otomobilin kendisini tasarlayıp yapamasın? Ancak küresel oyuncular ve bu sektöre hakim olanlar buna şu ana kadar izin vermişler mi? Yerli otomobil için bizi teşvik etmişler mi? Ya da önümüze engeller koymuşlar mı? Bunu sorgulamak, bunun sebeplerini aramak gerekiyor.

Bakınız Aralık veya Ocak ayında TOGG’un gerçekleştirdiği yerli otomobilin protatifi tüm Dünyaya tanıtılacak. Protatifin yapımı demek, yerli otomobilin üretim aşamasına gelmesi demektir. İnşallah hep birlikte Cumhuriyetimizin 100.yılında bu ülkenin caddelerinde yerli otomobilimiz cirit atacaktır…

Hep birlikte ve dört gözle bekliyoruz!

Dün TOSB’da çok önemli ve beni heyecanlandıran bir toplantı vardı. Dünya gündemine yerleşen Otonom Araç ( Sürücüsüz Araç) için TOSB ve Otomotiv Teknolojileri Araştırma Geliştirme Merkezi (OTAM) önderliğinde 50’nin üzerinde yerli ve yabancı firma bir araya gelerek ortak bir kümelenme çalışması başlatmışlar. Toplantı bu kümelenmenin tanıtımı ve ‘birlikte neler yapabiliriz’ in istişaresi anlamını taşıyordu. Bu konuda araştırmalar, çalışmalar var. Bu araştırmalara göre 2030 yılında ABD’de % 25 otonom araçlar trafikte olacak. Bu konu otomotiv sektörünün gideceği yönü de gösterme adına oldukça önem arz ediyor. 45 milyar dolarlık bir pazardan bahsediliyor. Türkiye’nin otomotiv sektöründeki ihracatının 30 milyar dolarlar seviyesinde olduğunu düşünecek olursak, bu sektördeki pazar mevcut ihracatımızın 1,5 katı kadar büyüklükte. O yüzden otomotiv sektöründe Dünya’da önemli bir yeri olan Türkiye’nin mutlaka bu değişim ve dönüşümden pay alması gerekiyor. İşte TOSB’da ki bu toplantı, otonom araçların üretimine Türkiye ve sanayinin başkenti olarak isimlendirdiğimiz Kocaeli  olarak neler katabiliriz, onun başlangıç adımıydı.

TOSB, bu değişim için hazırlıklarını yapmış. Bölgede yer alan firmalar da üretimlerine otonom araç tedariğini de katmış durumdalar. Otonom araçlar trafikte olduğunda, çarpışma ya da yoldan çıkma gibi kazaların olmayacağı düşünülecek olursa, yan sanayi üreticileri hedeflerine ve üretimlerine başka başka alanları da eklemek durumundalar. Yazılım ve donanım üreticileri bu manada öne çıkmak durumunda. Bir otonom araçta bir uçağın datalarının 10 katı büyüklükte data birikimi olacağı düşünülecek olursa, otonom araçlar bir nevi yürüyen bilgisayarlar haline gelecekler. Burada aracın yapımında daha önemli ve değer katan unsurun donanım ve yazılım olduğu gerçeğini göz ardı etmemek lazım.

TOSB, bu alanda firmaların tespitini yapmış. Hangi firmalar hangi alanda katkı verebilir, hangi kısımda eksiklik var, hangi firmalar yazılım üretecek, hangileri kalite ve güvenlikle ilgilenecek bununla ilgili bir kümelenme çalışması yapmış. Otonom araçların, TOSB içinde deneme süreçleri, gelişim testleri için TOSB içerisinde bir Test Merkezi ve parkur bile düzenlemiş. TOSB , hem de bir değil, çeşitli uzunlukta  3 ayrı parkur açmış. Bu parkurda araçlar test sürüşlerine başlamışlar bile. OTAM İcra Kurulu Üyesi Ekrem Özcan, bu konuda etkili ve anlaşılır bir sunum yaptı. TOSB Başkanı Ömer Burhanoğlu’da bu konuda Dünyadaki gelişmeleri ve Türkiye olarak bu gelişmelerin neresinde olmaları gerektiğini etkili bir söylemle aktardı. Bilinmesi gereken her noktaya ve çalışmalara parmak basıldı. Doyurucu ve katkı verici bilgiler alan kümelenme firmaları ne yapmak istendiğini, amacın ne olduğunu en ayrıntısına kadar anladılar. Zaten sorulan sorulardan ve alınan cevaplardan da bu çıkıyordu.

Türkiye otonom araçlarda yerinde durmuyor. Gebze’de durmuyor. Bu konuyla TOSB başta olmak üzere , TAYSAD, OİB, OSD gibi kurumlar çalışmalarını sürdürüyor.

Şimdi artık bu sektörde kendini geliştiren ve üreten insanların bir araya gelerek bu donanım ve kurulumlarla ilgili seri üretimleri gerçekleştirmeleri ve Gebze’de ki otomotiv sektörünü artık Dünyanın ilgilendiği bu alana yönlendirmeleri gerekiyor. Yani ‘Kocaeli’ndeki Babayiğitler’ e görev düşüyor…

Haydi hayırlısı!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.