Öz’den uzak garib hayatlar..


Arzu Yaman

Arzu Yaman

14 Ekim 2018, 13:22

İnsan yaşadıkça, neler neler görüyor, öğreniyor şu hayatta ! Bazen yaşananlar tüm ezberleri tersine çeviriyor. Doğru bildiklerin yanlış, yanlış bildiklerin doğru oluvermiş bir anda.

Peki tüm ezberler bozulmuşken sen, sen olarak kalabildin mi, ya da ne kadar kendin kalabildin ! İnadına “ben” olabilmek kolay şey midir hayatta ? Belki bedellerin en büyüğüdür, her şeye rağmen inandığınla yaşamak.

Çok kayıplar verdik bugüne kadar. Kırılıp döküldü kalpler, yaralar derin izler bıraktı. Biz o yaraları sarıp sarmalarken, üşüyen ruhlarımızı ısıtamadık hayatın sert esen rüzgarlarında. Garib kaldık buralarda.

Emanet hayatlar kuşandık, var kalmak için. Her daim geçerli (!) nedenler ürettik yeni kimliklerimize; yaşam koşulları, öncelikler vs... derken bizler de olduk “günün adamı”

Vicdan sahibi insanın iç sesi her daim konuşur. O konuştukça Araf’ta kalırız. Var olan ile olması gereken arasındaki yaman mücadele… İşte bu mücadelenin ateşi dağlar yüreğimizi ve külleri savrulur yarınlara…

Yaşam, insanı değiştirip dönüştürüyor. Eğer size verilen mesajı doğru algılarsanız hayatınız anlamlı ve yaşanılabilir, yanlış algılarsanız sahte ve anlamsız olacaktır.

Hepimizin bildiği gibi, bebeklerin kendilerine has muhteşem bir kokusu vardır. Hatta tanımlarken bile “bebek kokusu” deriz. Temiz, masum buram buram bu koku, bebek büyüdükçe kaybolur. O kokuyla birlikte masumiyet ve saflık da kayboluverir. Hamuruna başka dünyevi şeyler katılır. Özünden uzaklaştıkça insan, öz vatanından ayrı düşmüş garibler gibi olur. Her daim sılaya özlem… Ne şimdiye ait olmak ne geçmişe dönebilmek ne de sağlam bir gelecek tasavvuru… Araf’ta yaşamlar…

Toplumda genel olarak bir yalnızlaşma baş gösterdi.  Avrupa kültürünü aratmaz olacağız yakın bir gelecekte. Bir araya gelen kalabalıklar, ortak menfaatlere hizmet ediyor. Kimi maddi kimi psikolojik beklentiler ya da deşarj olma amacı. Ağlamak için bir duvar arayışı ise günün trendi.

Özünden ayrı düştü insan, yüreğine yabancı oldu. Kendinden uzaklaştıkça hayatla arasına da mesafe koydu. Mesafe ise samimiyetin aleyhine. Anlamak için yakın olmak lazım, yakın olup dokunmak… Aksi durum, tedirginliği de beraberinde getiriyor. Her şeye şüpheyle yaklaşmak, ruhu ne çok yorar ! İçimizde bir dehliz açılır önce, sonra koca bir uçurum. Ve hayatımız bir uçurumun ucunda var olma savaşına dönüşüverir.

Bize ayna tutan, yanında kendimizi güvende hissettiğimiz kaç insan var hayatımızda ? Konuşmadan anlaşabildiğimiz, hal diliyle dertleştiğimiz, duamızda samimiyetle yer verdiğimiz kaç insan nefes alır şu hayatta ? Herkes bu samimi insanı beklemekte… Kendine yabancı kalmış insan, beyhude bekleyişte değil midir ! Bekleyen kimdir, beklenen kimdir !

******

“Olduğu gibi davranmalı insan” dedi kadın. “Hiç kimse samimi değil” dedi adam. Bir mekanın kahve içimliğinde kulağımı yan masadan tırmalayan cümleler.. Ne çok duyar olduk bu eleştirileri son zamanlarda ! Herkes dertli !  Madem herkes bu durumdan şikayetçi ve madem herkes ortak beklentilere de sahip, kim suçlu o zaman ?

******

Bir süre önce şehir dışından bir arkadaşımızı kentimizde bir iki saat misafir ettim. Manzarasının güzel olması sebebiyle de Eskihisar Macera Parkını (diğer adı Millet Bahçesi) tercih ettim. Her iki ismi birlikte gören ve oturduğumuz mekanın konseptini inceleyen arkadaşım, “millet kendi bahçesinde parayla mı hizmet alıyor diyerek “millet bahçesi” kavramını tekrar sorgulamamıza neden oldu.

******

Ara ara bazı cafelerde oturduğum olur. Hemen hemen her gidişimde mekandaki müzik ses düzeyiyle ilgili rahatsızlığımı dile getiririm. Size sanki bir diskotekteymişsiniz hissi uyandıran düzeyde bir müzikle karşınızdaki insanı rahatlıkla duymanız mümkün değil. Eğer bir mola verip dinleneyim derseniz, mümkün değil, zira kafanız şişmiş oluyor. Cafe sahiplerinin bu konuyu gündemlerine almasını ümid ediyorum. Çünkü benim gibi rahatsız olan kişi sayısı oldukça fazla.

******

Bi’ Mola vermek isteyenler için, Fyodor Dostoyevski’den “Budala” okumaya değer.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.