“Hayvan sevmeyen insan sevemez”

Dilek Uğur Dikkatli arkadaşımız Refik Sıla Güvenç’in sorularını cevapladı.

“Hayvan sevmeyen insan sevemez”
22 Aralık 2017 Cuma 11:40

Dışarıdaki Patiler Gönüllüsü ve Gebze Darıca Hayvan Hakları Hareketi Topluluğu (GE–DAR) üyesi Dilek Uğur Dikkatli arkadaşımız Refik Sıla Güvenç’in sorularını cevapladı. Sokak hayvanları için herkesi göreve davet eden Dikkatli, “Onların öncelikle sevgiye ihtiyaçları var” dedi.

BÖYLE İNSANLAR DA VAR

Son günlerde hayvanlara uygulanan şiddet ve hayvan istismarı medyada sıklıkla yer alıyor. Onların da bir canı ve yaşam hakkı olduğunu unutanlar ne yazık ki ne ilk ne de son kez karşımıza çıkacak. Tüm bunlara rağmen aramızda hayvan dostu olan pek çok insan da var, işte onlardan birisi; Dilek Uğur Dikkatli. Dikkatli, arkadaşımız Refik Sıla Güvenç ile bir araya gelerek bir avuç gönüllü ile beraber sokak hayvanları adına yaptıkları çalışmaları anlattı.

Dışarıdaki Patiler Platformundan bahseder misiniz?

2014 yılından bu yana böyle bir platform oluşturduk. Ben ve birkaç arkadaşımızla beraber sokaktaki hayvanlar adına çalışmalar yapıyor onlar için uğraş veriyoruz. Dışarıdaki Patiler isimli Facebok sayfamız var. Burada duyurular yapıyoruz. Destek olmak isteyenler yardım ediyor. Bizim için kedi ya da köpek olması fark etmiyor, sokaktaki her canlıya elimizden geldiğince destek vermeye çalışıyoruz. Darıca, Çayırova ve Gebze çevresinde mücadele ediyoruz.  

İnsanlar size ulaşıp yardım istiyor mu?

Evet, insanlar ihtiyaç duyduklarında bizleri arayıp, hayvanlar adına yardım rica ediyorlar. Örneğin bir kediye gece araba çarpınca bizi arayarak, haber veriyorlar. Oraya gidip en azından iğneyle iç yaparak kanamaya müdahale ediyoruz. Eğer durum daha ağırsa Belediyenin rehabilitasyon merkezindeki veteriner arkadaşlara ulaşmaya çalışıyoruz. Ya da en son seçenek, İstanbul taraflarında açık olan kliniklere ulaşıyoruz durum çok ağırsa.

Hayvanları besleme çalışmalarınız ne durumda?

Dışarıdaki Patiler Platformu olarak Salı günleri Organize Sanayiden başlayarak Denizli Göletine kadar besleme çalışması yapıyoruz, üç yüz kiloya yakın tavuk dağıtıyoruz. Fabrika içlerinde ve ara yollarda besleme çalışmamız var. Biz gittiğimizde hayvanlar artık aracımızı tanıyorlar. Hemen yanımıza geliyorlar. Cumartesi günü Kirazpınardayız. Burada da iki yüz kiloya yakın tavuk dağıtıyoruz. Mama elimize geçerse mama tercihimiz. Ama maddi olarak mama bir hayli ücret tutuyor, tavuk ise daha uygun maliyeti var.

Bunların maliyetini siz mi karşılıyorsunuz?

Evet, kendi cebimden karşılıyorum. Şekerpınar’da Çayırova Belediyesinin bir yeri var. Orada 30’a yakın köpeğimiz var, özellikle yavru ve hasta olanlar var. Aslında yemekten çok sevgiye ihtiyaçları var. Aslında her birine yetişemiyorum, gün içindeki işlerimden dolayı ama onlarla duygusal bir bağ kuruyorsunuz, her biri için mücadele etmeye çalışıyoruz. 

Yerel yönetimler çalışma yapmıyor mu?

Maalesef Belediyelerin bu anlamda çok büyük projeleri yok. Geçerli projeleri yok, insanların da sokak hayvanlarına tahammülü yok. Eskiden köpekler böyle barınaklara atılmıyordu bizlerle yaşıyordu, şimdi insanlar hemen telefona sarılıp şikâyetçi oluyor. Belediyeler de çözüm adına barınağa götürüp onları kısırlaştırıyor. Gebze’nin rehabilitasyon merkezini beğeniyorum çünkü barınak değil. Sadece hastanın tedavisi, köpeklerin kısırlaştırılması var. Ardından hayvanlar doğaya bırakılıyor. Ama insanların şikayeti ile köy yollarına atılıyorlar. Bu sefer ise dominant karakterdeki köpekler zayıf karakterlere yemek yedirmiyor. Hayvanlar aslında “Mahallemizin Köpeği” gibi projelerle bizlerle beraber yaşasalar ve toplumdan dışlanmasalar çok daha güzel olur. Onlarla yaşadık senelerce köylerde evimizi korusun diye, sonra bizler apartmanlara çekildikçe bu hayvanlardan korkar olduk, hayvanları yakınımızda görmek istemiyoruz. Problemli olan biziz.

Sokak hayvanları konusunda eksikler neler?

İyi çalışmalar yapılmaya çalışılsa da eksikler de var. Mesela şehirde yaşayan köpeklerde en fazla yaşanan sorunlar kazalar sonrası kırıklar ve çıkıklar. Gebze Rehabilitasyon Merkezinde, röntgen cihazı yok, laboratuvar yok. Köpek gidiyor, hasta. Özel klinikte detaylı teşhis söz konusu ama burada veteriner teşhis koyamıyor. Hayvan Kandıra’ya yollanıyor, ama biz bunu istemiyoruz. Kandıra’da geniş kapsamlı bir yer var, ama mesela orada platin takılmıyor, bizim için en sıkıntılı hastalıklar bunlar özel klinikte maliyetler çok fazla. Klinikler artık bazı derneklerden hayvan kabul etmiyor, “Önce borcunu öde” diyor.

İnsanların sokak hayvanlarına bakışı nasıl?

İnsanlar bu dönemde insanlara bile değer vermiyor. Hayvanları çok ötekileştirdik, hayvan besleyen insan komşusuyla problem yaşıyor. Hayvan beslemek gün geçtikçe zor oluyor. Bizim de köpeklerimiz var, kedilerimiz var komşularımız alıştı artık aslında hayvan sevenlere daha saygılı ve duyarlı olunması lazım. Bu anlayışı göstermek gerek. Kimse hayvan beslediği için tepki görmemeli.

Hayvan besleyenler bazen sıkılıyorlar bu ne kadar sahici? 

Evde bakılan hayvanların dışarda yaşama şansı yok. Bıraktığınız an doğada yaşama şansları sıfır. İnsanlar barınakları güzel bir yer, beş yıldızlı bir otel sanıyorlar ama öyle değil. Onların yemek ve sudan önce bizim sevgimize ihtiyacı var. Siz hayvanı evden uzaklaştırıp onu bırakınca sahiden mutsuz olup ölüyorlar. Önce sevip sonra sıkılmak, vazgeçmek doğru değil. Gerçekten, sokağa bırakılınca intihar eden hayvanlar oluyor, yalnızlığa gömülüp ölüyor. Artık şunu tavsiye ediyorum; hayvan sorumluluğu taşıyorsanız bir hayvan sahiplenin yoksa bunu yapmayın. Bizlerin de köpekleri var, ama ilgilenmek gezdirmek zorundasınız.

Hayvanlar konusunda yasalar yeterli mi?

Yasalar değişti, yeni yasayı ise henüz görmedik, 5199 sayılı yasa vardı, orda da hayvanlar mal olarak geçiyor, bir hayvana zarar verince bir mala zarar vermiş şeklinde değerlendiriliyor ve para cezası alınıyordu. En son Askeriyede yaşanan ve basında yer bulan haberden sonra hayvan yasası gündeme geldi ve “cana zarar verme şeklinde değerlendirilsin” diye düşünüldü, ama ne şekilde uygulanacak henüz bilmiyorum.

Dünyada yasalar nasıl?

Yurt dışında hayvanlar tabi önemli ama oralarda da bugüne kadar kötü uygulamalar yapılmış. Şu var; siz artık hayvanınızı beslemek istemiyorsunuz ve barınağa bırakıyorsunuz, barınakta sıra olmayınca iğne yaparak ötenazi yapılarak onu uyutuyorsunuz, bu tercihiniz var. Uyutuyorsunuz derken yani öldürüyorsunuz. Sokak hayvanı yurt dışında yok zaten. Onun dışında evde yaşayan hayvanlara zarar verdiğinizde yasaları uyguluyorlar.

Bundan sonrası için düşünceleriniz neler?

Yalnız başınıza her şeye yetişmeniz mümkün değil. Yardımcı olan arkadaşlarımız var, herkes kendi durumuna göre yardımcı olmaya çalışıyor, hayvanların bu kentleşmede yiyecek bulmaları bile zor. Çok zor yaşıyorlar. Geçen gün bir haber okudum, harikaydı gerçekten. Demir Market’in bir köpeğe olan sevgisi ve o köpeği sahiplenmesi çok güzeldi. Böyle insanların artmasına ihtiyacımız var. Hayvanlara karşı duyarlı olanlar da var, onların varlığı umut veriyor. Hayvan severler bir arada duyarlı olmaya devam ettikçe bu bilinç yayılacaktır. Çok yolumuz var, ama birlikte bunu başarabiliriz. REFİK SILA GÜVENÇ


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.