Sayfa Seç

Karadeniz; ‘’Kadın gelişirse, dünya dönüşür’’

Karadeniz; ‘’Kadın gelişirse, dünya dönüşür’’
reklâm

Yazar hakkında

Yıllardır mesleğini aşkla yapan Karadeniz, eczacılık mesleğini geliştirmek adına çeşitli yüksek lisanslar yaptığını ifade etti. Disiplinli bir kadın olduğuna dikkat çeken Eczacı Aysun Karadeniz, ‘’Kadınlar iş hayatının içinde olmalı diye düşünüyorum, benim eczanemde de çalışanlarımın çoğu kadın. Kadınlar hayatın içinde olmalı, çünkü kadın değişirse, gelişirse dünya dönüşür diye düşünüyorum.’’dedi.

Sizi kısaca tanıyalım, Eczacı Aysun Karadeniz kimdir?

25 yıldır mesleğini aşkla yapan bir eczacıyım. 1996 yılında Gebze’de eczanemi açtığımda yaklaşık 20 sene çıraklık ve kalfalık dönemimi geçirdim diyebilirim. Şu anda ise ustalık dönemim diye değerlendiriyorum. Eczaneyi açtıktan sonra 3 tane yüksek lisans yaptım. Bölgedeki eczacılık mesleğine nasıl katkı sağlayabilirim, bölgedeki insanların gelişimine nasıl katkı sağlayabilirim, daha farlı neler yapabilirim çabasında oldum. Şu anda da mesleğini keyifle yapan bir eczacıyım. 2004-2005 yılları arasında Klinik Eczacılık yüksek lisansı yaptım. Klinik eczacılık; hastalık ilaç etkileşimi, ilaç bitki etkileşimi durumlarını inceleyen bir bilim. Bütün bunları bildiğinizde, ilaçları çok iyi anladığınız zaman, hastalığı anladığınız zaman etkileşimler konusunda daha doğru bir bilgilendirme yapabiliyoruz mesleğimizde. Fitoterapi yüksek lisansımda, bitkilerin hangi hastalıklara faydalı, nasıl kullanılır, nasıl kullanılmaz konularında bilgi sahibi oldum. Aromaterapi yüksek lisansımda ise uçucu yağlar ve sabit yağlar ile nasıl iyileştirici karışımlar yapılabilir gibi bir alana eğildim. Çok özel bir alan, hem holistik bir boyutu var yani ruhsal anlamda etki eden bir boyutu var hem de bedensel anlamda etki eden bir boyutu var. Bunların yanı sıra bir de homeopatım. Homeopati tamamen alternatif bir tedavi yöntemi. Bunların her birinin varlığı aslında hastalara daha farklı bakmamı sağladı.

Gebze’nin son 20 yılda, sağlık alanında geldiği noktayı nasıl değerlendirirsiniz?

1996 yılında eczanemi açtığım zaman iki tane klinik vardı Gebze’de. Şu anda özel hastane ve tıp merkezleri artmış durumda. Dolayısı ile hekim kalitesi olarak da oldukça iyi durumda. Eczacılık sektörü açısından da daha farlı hizmet veren eczanelerinde açıldığını ve eczanelerin artık biraz dönüştüğünü görüyorum. Bütüncül anlamda baktığımız zaman eczaneler olarak birinci basamak sağlık kuruluşlarıyız. Bizlerde de biraz farklılaşma olduğunu çok net görebiliyorum.

Geçtiğimiz günlerde başlatılan atık ilaç toplama projesi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Atık ilaç toplama projesi için aslında, 2020 yılının başında, henüz covid-19 pandemisi çıkmadan önce Çevreci Eczacılar Kooperatifimizden (ÇEKOOP) İzmir’de eğitim aldık. Gebze Belediyesi ile iş birliği yapacaktık, herkes bulunduğu bölgenin belediyesi ile iş birliği yapacak ve eczanelerde atık toplama birimi bulunduracaktık ama bunun yanında projemizde okullara gidip çeşitli oyunlar ile ilaçlar nasıl saklanmalı, nasıl kullanılmalı, nasıl imha edilmeli eğitimleri de verecektik. Fakat covid-19 pandemisi nedeniyle bu eğitimleri veremedik. Ama belediyemiz boş durmadı, atık ilaç çalışması yaptı ve eczanelerde atık ilaç kovalarımız var artık. Halkımız kullanmadığı, miadı geçmiş ilaçlarını getirip bizim atık ilaç kovalarımıza bırakabilecekler. Halk sağlığı açısından da çok önemli bir konu. Birçok ilaç çevrede çok ciddi kirliliğe sebep oluyor, bunların imhası çok önemli bu anlamda çok önemli bir proje olduğunu düşünüyorum.

Pandemi döneminde eczanedeki çalışmalarınızı nasıl yürüttünüz?

Pandemi başladığı zaman biz eczaneye maskesiz kimseyi almamaya başladık. Maske ve mesafe kurallarını uygulamaya çalıştık eczanemizde çünkü eczanemizde çalışan sayımız fazla olduğu için herhangi birinin covid-19’a yakalanması bir şekilde tüm eczanenin kapanmasına sebep olabilirdi. Eczanemizde belli bariyerler koyduk ve bir ozon cihazı aldık. Ozon cihazı, eczanedeki virüsleri temizlediği için insanlar içeriye güvenle girdiler. İnsanlar evet endişeyle geldiler ama bizim eczanemizde hiç hastalananlar olmadı. İnsanlar bu dönemde hastaneye gitmek istemediği için eczanemize gelerek bağışıklık sistemlerini güçlendirmek için takviye almak istediler. İnsanlara bu dönemde oldukça fazla danışmanlık yaptık. Kişilerin kişisel durumuna göre takviye önerdim.

Başarınızın sırrı nedir ve kadınlara neler tavsiye edersiniz?

Hemen hemen her sabah 5’te kalkıyorum ve birçok işimi sabah hallediyorum. Genelde eczanede bulunan bir eczacıyım. Sabah 5 ile 8 arasında mutlaka bir şeyler okurum, böyle bir planım var. Yapabildiğim her şeyi sabah erken kalkmama borçlu olduğumu düşünüyorum. Planlı ve disiplinli çalışıyorum. Çünkü disiplin uzun vadede başarı ve mutluluk getiriyor. Kadınlar iş hayatının içinde olmalı diye düşünüyorum, benim eczanemde de çalışanlarımın çoğu kadın. Fakat kadınlarda şunu görüyorum, genelde doğum yaptıktan sonra iş hayatından ayrılıp evde oturma eğilimine geçiyorlar. Benim kadınlara tavsiyem doğum yaptıktan sonra lütfen evinizde oturmayın. Çünkü evde tamamen atıl bir duruma geçiş oluyor. Kadınlar hayatın içinde olmalı ve çocuklara çalışan anneler olarak örnek olun diyorum. Çünkü çalışan annelerin sosyalleşme ortamında çocuklarına kültürel anlamda da daha destek olduklarını düşünüyorum. Tabi ki de ev hanımı olmakta çok kutsal bir şey onlara da çok saygı duyuyorum ama kadın hayatın içinde olmalı. Çünkü kadın değişirse, gelişirse dünya dönüşür diye düşünüyorum. O yüzden kadın mutlaka çalışmalı, hayatın içinde olmalı ve hayatta da mücadelesini vermeli çünkü yarının ne getireceğini Allah bilir. Ceyda ÖZER- Ayşe KAHRAMAN- Selvi GEÇAL

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Videolar

Yükleniyor...

Son Yorumlar