Bakan Koca, ''İkinci dalga beklemiyoruz''
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu toplantısı sonrasında önemli açıklamalarda bulunarak, '' "Salgının üstesinden geleceğimize duyduğumuz inancın arttığına inanıyorum. İkinci dalga beklemiyoruz" dedi.
Bakan Koca’nın açıklamalarından satır başları:
2.DÖNEME GİRDİK
“Salgının üstesinden geleceğimize duyduğumuz inancın arttığına inanıyorum. Gösterdiğiniz dayanışma için şükranlarımı arz ediyorum. Ramazan ayı ve ardından açılışları yapılan bazı sağlık yatırımlarının son hazırlık sebebiyle huzurlarınıza daha az çıktım. Ülkemiz, başarıya yönetim iradesi ve milletçe mücadelesi sonucu ulaşmıştır. 1 Haziran itibariyle yeni bir sürece girdik. Bu sürece normalleşme süreci diyoruz. Planlı adımlarla ilerliyoruz. 6 Mayıs’ta yaptığımız konuşmada salgınla mücadelede 1. dönemimize girdiğimizi dile getirmişti. Bu süreçten sonra 2. döneme girdik. Dünyanın şu anki refah düzeyi 6 aylık süreçten çok kötü bir döneme düşmüştür. Salgınla mücadelede tedbirlere uymanın, sağlımız yanı sıra bu bakımdan yana büyüktür. Tedbirlere uymak, sağlığımız sürecini ele almak, aynı zaman da ülkemizin refahını artırmakla sorumlu kurumların önünü açmak anlamına geliyor. Yeni takvim başladığında öğrencilerimiz için tümüyle güvenli şartları hazırlamış olmalıyız. Yaşlılarımızın kısıtsız şekilde sokağa çıkabilecekleri şartları uyacağımız tedbirlerle bizler sağlayacağız. Şimdi tedbirlere uyarken sorumluluk alanımız öncekinden daha büyüktür.
3 ZORLUK
Yaşanan 3 zorluk; salgının sona erdiği inancıdır. Tedavide elde ettiğimiz başarıya güvenerek hastalığın cddiyetinin unutulmasıdır. Risk grubunda olanların tedbirleri gevşetmesidir. Normal şartlara dönmediğimizi, ancak planlı şekilde normal şartlara dönmeye çalıştığımızı unutmamalıyız. Salgına karşı koruyucu kalkanımız, bizi dokunulmaz kılacak tedbirimiz bellidir. Evden çıktığımız durumda maske takacağız, karşılaştığımız insanlarla 1,5 metre mesafeyi koruyacağız. Ellerimizi sürekli yıkayacağız. Hepimizi üzeceğimizi bildiğim bir konuyu açmak zorudayım. Bu güne kadar 4 588 hastamızı kaybettik. Hiçbirimiz tedbirlerede “Daha başarılı olsaydık, vefat sayımız değişmezdi” diyemezdi. Maske ve 1,5 metre mesafe her ikisi birlikte uyulması gereken tedbirlerdir. 2’sinden biri koruyucu tedbir olamaz. Maske kullanımı daha yaygınken sosyal mesafe kuralına uyulmadığını biliyoruz. Mesafe kuralına uyulması gereken durumlar Bilim Kurulu ve Bakanlık tarafından yapılmıştır. Normalleşme sürecinin hayat tarzına kontrollü hayat adı verildi. Maske, sosyal mesafe ve kişisel temizlikle dikkattir. Pek çok işyeri faaliyete başladı. Tedbirlere uymalıyız. Restoranlar açıldı. Mümkünse 3-4 kişi oturmamalıyız. Hatırdan çıkarmamalıyız. Normalleşme süreci eski alışkanlıklarımıza dönmek değildir. Tedbirlere uymazsak başa dönebiliriz. Maske ve mesafe kuralını ihlal edenlere sosyal mesafe ötesinde mesafeli davranın. Bu hakkınızı kullanın. Bugüne kadar toplum olarak büyük bir feraset gösterdik. Bunda kontrollü sosyal hayatı uygulamaya geçirmemiz büyüktür. Şimdi tedbirlere daha ısrarla uymalıyız. Demek ki hastalık yayılım açısından daha gizli imkana sahiptir.
UYULMASI GEREKEN KURALLAR
Kontrollü sosyal hayat dönemi için Bilim Kurulu ve bakanlığımızın rehberlerinden bahsettim. Bu rehberler farklı üretim yerlerindeki yerlerden iş yerine kadar salgına uyması gereken kurallardır. AVM örneğini vermek istiyorum. AVM girişlerinde kalabalık oluşması engellemeli. Bilim Kurulumuz, AVM girişlerinde ateş ölçümü yapılmasını, ateşi yüksek kişinin AVM’ye alınmaması gerekmektedir. AVM ve iş yerlerinin çalışan kişi sayısı belirlenmiştir. İş yeri ve AVM’lerin bu tedbirleri alması gerekmektedir. Asansörlerin 3’te 1 doluluk oranına izin verilmelidir. Sizden ricam AVM’ye gittiğinizde 3 saatten fazla kalmayınız. Pazar yerleri de hastalık bulaşması açısından riskli alanlardır. Kurallar getirilmiştir. Bütün bu uyarıların ardından önemli bir müjdem var. Hastanelerimiz artık olağan işleyişine geçmeye başlıyor. Evimizin dışındaki hayatımızın kontrollü sosyal hayattır, uyulması gereken tedbirler zor değildir. Bu savaşı kazanacağımız tamdır. Kara görünmüştür ama deniz durmuş değildir.”