''Bu dönemde bağışıklık bizim için çok önemli''
Yaklaşık 7 yıldır Gebze bölgesinde, insanların sağlıklı kilo vermesine yardımcı olan Uzman Diyetisyen Bilge Nur Çöl ile sağlıklı beslenme ve pandemi döneminde alınan kilolar gibi önemli konuları konuştuk.
Bil&Med Sağlıklı Yasam ve Diyet Merkezi’nin sahibi Uzman Diyetisyen Bilge Nur Çöl, Gazete Gebze’ye önemli açıklamalarda bulunarak, pandemi sürecinde sağlıklı beslenmenin önemine vurgu yaptı. Trakya Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Gebze bölgesindeki vatandaşların sağlıklı zayıflamasına katkı sunan Bilge Nur Çöl, Okan Üniversitesi’nde doktora ve uzmanlık eğitimini tamamlayarak akademisyenlik kariyerine de devam ediyor.
”HASTALIK YOKTUR HASTA VARDIR”
Sağlık sektöründe insanlarla iletişim halinde olduğunu vurgulayan Uzman Diyetisyen Bilge Nur Çöl; ”Ben şuna inanıyorum hastalık yoktur hasta vardır. O yüzden hiçbir zaman tek başına yetinmek istemedim her zaman kendimi geliştirmek istedim ve akademisyenlik hayatıma başladım. Mezun olur olmaz, işimi bir hastanede başlattım, oranın diyetisyenlik kliniğini ben kurdum orayı açınca elimden gelindiğince hastalarıma yardımcı oldum ve neden kendi yerinizi açmıyorsunuz soruları geliyordu. Oradaki hastalarımın talepleri doğrultusunda kendi yerimi açmaya karar verdim.” dedi.
“SADECE OBEZİTE DEĞİL, BİRÇOK ALANDA ÇALIŞIYORUM”
Çalışmalarının sadece obezite üzerine olmadığını aktaran Bilge Nur Çöl; ”Çalışmalarımda, sadece obezite üzerine değil, birçok alanda çalışıyorum ve çok güzel geri dönüşler alıyorum ve bu şekilde hasta sayılarım artıyor. İşimi çok severek, iyi yaparak ilerliyorum. Okan Üniversitesi’nde uzmanlığımı yapmaya başladım ve asistan olarak göreve başladım. Şuan öğretim görevlisi olarak devam ediyorum, kendimi akademik olarak geliştiriyorum ve bu çalışmalarımı hastalarımda uyguluyorum. Hem teorik hem de uygulama olarak mesleğimi devam ettiriyorum. Sağlık alanında bir sene önceki bilgiler ile bir sene sonraki bilgiler değişebiliyor ve kendinizi her zaman güncel tutmak zorundasınız.” diye konuştu.
“HASTALIKLARA GÖRE BESLENME PROGRAMLARI UYGULUYORUM”
Farklı yaş gruplarında çeşitli hastalıklara sahip vatandaşlara da hizmet verdiklerini ifade eden Çöl, “Çok geniş bir alanda çalışıyoruz. Hastalarımız sadece obezite değil, kanser hastalarımız, böbrek hastalarımız, çocuk hastalarımız var, kronik hastalıkları olan şeker, tansiyon hastalarımız var. Pandemi döneminde, buraya gelemeyen online hizmet alan hastalarımız, şehir dışından yurt dışından bize ulaşan hastalarımız var. Hem online hem de yüz yüze çalışmalarımız var. Sadece zayıflama, kilo aldırma diyetleri değil çalışmalarımız, hastalıklara göre beslenme programlarını uyguluyorum hastalarıma. Güzel sonuçlar alıyoruz. Ben her zaman şunu söylerim obezite bir hastalık, ama bunun dışında obeziteyi oluşturan şeyde toplumdaki kronik hastalıkların yüzde 80’inini oluşturan şey de beslenme bozukluğu. Bu beslenme bozuklukları düzelmediği sürece ne hastalıklar düzelir ne de insanların sağlıklı bir yaşantısı olamaz. Sağlık dediğimiz şeyde insanların hem bedenen hem ruhen bir bütün halde olmasıdır. Eğer biz bedenen iyiysek, ruhsal olarak ve sosyal anlamda iyiysek o zaman sağlıklı oluruz. ama kötü besleniyoruz, vitamin değerlerimiz düşükse yavaş yavaş hem beden sağlığımız hem de ruh sağlığımız bozulmaya başlıyor ve sonrasında da hastalıklar devreye giriyor.” şeklinde konuştu.
“PANDEMİ DÖNEMİNDE ÇOK KİLO ALDIK”
Pandemi sürecinde insanların hobi olarak yöneldikleri mutfakta, sürekli besin tükettiklerine dikkat çeken Nur Çöl, “Şu an pandemi dönemindeyiz, evlerde kapalı kaldık. Bu dönemde hem kilo aldık hem de canımızla mücadele ediyoruz. Bir korku içindeyiz, yaşadığımız kaygılar artınca, hobi olarak eğlence olarak mutfağa akın ediyoruz. ‘Bir gün tatlı yapalım, bir gün tuzlu yapalım, bir gün hamur işi yapalım’ diyoruz. Sonra ne oluyor, bu süreç ilerliyor pandemi dönemi devam ediyor, hayatımızda kısıtlamalar var ve biz hala hobi olarak kendimize bir alışkanlık kazandırıyorsak ne oluyor, mutfaktan çıkamıyoruz ve fazla, gereksiz gelen besinler bizde fazla miktarda kilo oluşturmaya başlıyor.” ifadelerine yer verdi.
“PANDEMİNİN NEDEN OLDUĞU RAHATSIZLIKLARDAN KORKUYORUM”
Pandemi sürecindeki yemek alışkanlıklarından korkulması gerektiğini belirten Nur Çöl, İlk önce 1 kilo 2 kilo 3 kilo anlaşılmıyor sonra bu kilolar yavaş yavaş 5 kilo, 5 kilo çıktıkça yemekten sonra ‘üzerime bir ağırlık çöktü’ diyoruz. Neden, şeker dengesizliği başladı, göbek yağlanması arttı. Göbek yağlanması artınca şeker dirençleri başlıyor. Alınan besinler kaliteli olmadığı için, sabah uyanmakta insanlar zorluk çekiyor ve halsizlik oluyor. Kilo aldıkça metabolizma bozuluyor ve vücutta vitamin eksikliği oluşmaya başlıyor. Kansızlıklar ortaya çıkmaya başlıyor ve halsiz kalınıyor. Halsiz kalınca da sabah kalkamıyor kişi. Sonrasında kilo alınca hareket etmeye başlıyor kişi, yürürken nefes nefese kalmalar başlıyor ve yürüyüşten uzak kalmaya başlıyor. Bu şekilde hareketsiz yaşantıya ve kötü beslenmeye git gide adapte oluyoruz. Pandemiden korkuyoruz ama ben pandeminin neden olduğu sekonder rahatsızlıklardan korkuyorum. Bunun başında da saydığımız rahatsızlıklar geliyor. Yani obezite, hareketsiz yaşam, kötü beslenme ve bunun beraberinde getirdiği kronik hastalıklar, kalp, şeker, depresyon, bağışıklık düşüklükleri gibi. Bu dönemde bağışıklık bizim için çok önemli.” açıklamalarında bulundu.
BEL BÖLGESİ ÖLÇÜLÜYOR
Uyguladıkları diyet programları ile ilgili bilgiler veren Çöl, dikkat edilmesi gereken noktalara vurgu yaparak, “Danışanımız merkezimize geldiğinde öncelikle hasta tanıma formunu dolduruyoruz. Bir hastalığı, sağlık problemi var mı bunları öğreniyoruz, özel bir besine karşı alerjisi var mı, daha önce bir tedavi uygulandı mı, kullanılan ilaçları ve daha öncesinde zayıflamak için bir ilaç kullandı mı bunları öğreniyoruz. Ardından gelen kişiler kilo problemi için geldiğinden muhakkak bel ve kalça ölçümü yapıyoruz. Bu ölçüler özellikle kronik hastalıkların göstergesi olarak bizim için çok önemli bir gösterge. Özellikle kişinin bel bölgesi kadınlarda 88 santim, erkeklerde bu oran 102’nin üstündeyse zaten başlamış bir kronik hastalığı vardır diyerek ben hastalara bu şekilde yaklaşıyorum ve diyetime bu şekilde başlıyorum. Kişide hastalık tablosu her ne kadar gözükmese de diyetini ben bu şekilde ayarlıyorum çünkü bel ölçümü riskli hastalıkların bize göstergesi. Bunun dışında hastamdan muhakkak kan tahlili istiyorum. 3 ayı geçmemiş kan tahlillerine bakmak önemli. Hastaya yapılacak uygulamalardan bahsederek, özel bir tıbbi cihazımız ile kişiye ölçüm yapıyoruz. Kişinin vücudundaki yağına, kasına, suyuna bakıyoruz ve buna göre bir hedef belirliyoruz, şu kadar fazlalığımız var şu kadar eksikliğimiz var diye bunları yerine koyacağız diye bir hedef belirliyoruz.” dedi.
KİLO VERMEDE DENGELİ BESLENME ÇOK ÖNEMLİ
Kilo vermede yüzde 30’luk kısmı spor, yüzde 70’lik kısmı ise beslenmenin oluşturduğunu kaydeden Çöl, “Kilo dediğimiz kavram vücuttaki yağ fazlalığı, vücudumuzdaki yağ fazlalığı gitmediği sürece, biz kesinlikle gerçek ve sağlıklı zayıflamaya kavuşamıyoruz. Herkesin yaşam şekli ve metabolizması farklı olduğu için, kilo verme süreçlerinin de farklı olduğunu söylüyorum hastalarıma. Ortalama verilere göre, aylık 3 ila 4 kilo vermenin normal olduğunu söylüyorum. ama o kilonun yüzde 70 ‘inin muhakkak yağdan gitmesini istiyoruz. Bizim önceliğimiz, tartıda görünen rakam değil vücuttaki yağların gitmesi diye açıklıyorum. Bunu da tıbbi ölçümlerle yapabiliriz. O yüzden kişiden evde tartılmamalarını istiyoruz. 15 günde bir kontrole çağırıyoruz hastamızı. Bu süreçte hastalarımızın tahlillerini kontrol ederek bir sıkıntı varsa, ilgili hekime yönlendiriyorum. Özellikle spor sorusu çok geliyor, diyeti hazırlayıp danışanıma verdiğimde spor yapacak mıyım sorusu geliyor. Hastalarıma şunu söylüyorum, spor kilo vermede yüzde 30 etkili. Hangi sporu yaparsanız yapın maksimum yüzde 30 etkili, yüzde 70lik kısım düzenli ve dengeli beslenmeden geçiyor. Öncelikle vücut ağırlığının yüzde 10’unun kaybolması gerekiyor ki eklemlere olan basıncımız azalsın, basınç azalınca sakatlanma riski azalıyor çünkü. Vücut ağırlığının yüzde 10’u ne zaman azalırsa hastalarıma sporu o zaman tavsiye ediyorum. Bu durumda, ‘ben spor yapmazsam kilo veremem’ algısını ortadan kaldırıyor. Biz doğru bir diyetle sağlıklı bir kilo verebiliriz.” diye konuştu.
“HİÇBİR CİHAZ VÜCUDUMUZDAKİ YAĞI ATMAZ”
“Gebze’de andülasyon cihazının tek yetkili uygulayıcısıyım” ifadelerine yer veren Çöl, “Bu konuda çok fazla soru geliyor. Bu cihazlar, vücudumuzda kan dolaşımını hızlandırarak, kötüleşmiş bir dolaşımı düzelterek doğru bir dolaşım sağlıyor ve ödem atımını sağlıyor. Organlara sağlıklı bir kan akışı sağlayarak, organlarda birikmiş toksinleri vücuttan atmaya yardımcı olarak, detoksifikasyon dediğimiz bir programı destekliyor bu cihaz. Aynı zamanda bölgesel incelmeyi sağlıyor. Halk arasında bölgesel incelme çok merak edilen bir konu. Şunu özellikle belirtmek istiyorum, hiçbir cihaz vücudumuzdaki yağı atmaz. Bazen ciddi anlamda ödemi olan hastalarımız olabiliyor, kilonun yaptığı yan etkileri azaltmak için kişiye destek olsun diye andülasyon cihazını kullanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
”YETERLİ VE DENGELİ BESLENMEK ZORUNDAYIZ”
Pandemi sürecinde, insanların gıda ve vitamin takviyeleri alırken dikkat etmesi gerekenler ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Nur Çöl, “Pandemi sürecinde özellikle bağışıklığın desteklenmesi için birçok ürün ya da vitamin takviyeleri alınabilir mi şeklinde sorular geliyor. Öncelikle hasta olun ya da olmayın, kilolu olun ya da olmayın vücudumuza uygun yeterli ve dengeli beslenmek zorundayız. Her şeyin temeli bu. Yeterli ve dengeli beslenmenin yanında kişinin hastalığı varsa ya da yoğun çalışıyorsa ve kendini yeteri kadar enerjik hissetmiyorsa ben kişinin durumuna göre tabiki de özel vitamin ve mineral takviyeleri uyguluyorum. Ama bunun için muhakkak bir kan tahlili istiyorum. Bunun dışında pandemi döneminde en çok önerdiğimiz en önemli vitaminlerden biri C Vitamini. Bu vitamini biz dengeli beslenerek, meyve ve sebze yiyerek alıyoruz ama kişide hastalık varsa kullandığı ilaçlardan dolayı vücuduna almış olduğu vitaminlerin emilimi azalıyor. Böyle durumlarda kişide bağışıklık sistemini güçlendirmek amaçlı kısa süreli takviyeleri verebiliriz kontrollü olarak. Dünya üzerinde ve toplumumuzda D Vitamini maalesef çok düşük. Bu vitamini vücüda almanın tek yöntemi doğal olarak güneş ışığıdır. Derimize temas eden güneş ışığını vücudumuz sentezlemeye başlıyor ve bu şekilde bu süreç devam ediyor. Kış döneminde kalın giyiyoruz ve pandemi döneminde dışarı çıkamadığımız için otomatik olarak vitamin değerimiz düşüyor. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki, D Vitamini eksik olan kişilerde covid geçirme oranı daha yüksek. Bu dönemde D Vitamininizi düşük tutmayın diyoruz. Pandemi döneminde özellikle D Vitaminin önemini bir kez daha görmüş olduk.” dedi.
“EV YEMEKLERİNİN OLDUĞU BİR BESLENMEYİ ÖNERİYORUZ”
Beslenme konularında tavsiyelerde bulunan Uzman Diyetisyen Bilge Nur Çöl; ”Dünya Sağlık Örgütü trafından tavsiye edilen bir beslenme şekli olan Akdeniz Beslenmeyi ben herkese tavsiye ediyorum. Sofralarımızda kızartmaların olmadığı, fastfood gıdaların olmadığı, daha çok ev yemeklerin olduğu bir beslenmeyi öneriyoruz. Kontrollü bir mutfak alışkanlığının kazanılması çok önemli. Özellikle bu dönemde sağlığımızın değerini çok iyi anladık. Meyve tüketirken de, meyveyi posası ile yemek çok önemli. Şekerli gıdaları hayatımızda uzak tutmamız gerekiyor.” açıklamalarında bulundu.Selvi GEÇAL-Ayşe KAHRAMAN







