Kanserde kişiye özgü tedavi


Okan Üniversitesi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Karagöz kanser tedavisi konusunda ilgi çekici açıklamalar yaptı.


Kanserde kişiye özgü tedavi

Okan Üniversitesi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Karagöz kanser tedavisi konusunda ilgi çekici açıklamalar yaptı. Yakın bir geçmişe kadar onkoloji hastaları kanser gelişen organa göre tedavi ediliyor, aynı tanıyı alan hastalara benzer kemoterapi ilaçları veriliyordu. Son yıllarda onkoloji alanındaki gelişmeler gösterdi ki meme kanseri derken ya da akciğer kanseri derken biz tek bir hastalıktan bahsetmiyoruz. Tedaviye olan yanıtın farlılıkları ve yeni geliştirilen hedefe yönelik ilaçların hedeflerinin tespit edilmesi gerekliliği kanserin patolojik, moleküler biyolojik ve genetik testlerle alt tiplerin ortaya konulması zorunluluğunu doğurdu. Artık birçok hastane bünyesinde moleküler patoloji departmanları bulunmaktadır. Kanser teşhisi moleküler ve genetik testlerle desteklenmekte, alt tiplemesi yapılmaktadır. Hastalıkların bu moleküler ve genetik özelliklerine göre tedavi belirlenmektedir ve kanser tedavisi için hazırlanan tedavi kılavuzlarında da hangi hastaya hangi yaklaşımla tedavi yapılmasının kararı bu testler ışığında verilmektedir.
TEDAVİYLE İLGİLİ BİLGİ VERDİ
Kanser tedavisi ile ilgili, Okan Üniversitesi Hastanesi Prof. Dr. Bülent Karagöz bilgi verdi:
‘’Kemoterapi ve hedefe yönelik ilaçların yanı sıra immünolojik tedavi yöntemleri ağırlık kazanmaya başladı. O kadar ki kanser ile ilgili klinik çalışmaların yaklaşık beşte biri bu yöntemlerle ilişkilidir. Bu immünolojik tedavilerin son halkası olan immünoonkoloji ilaçları da kanser tedavisinin bir parçasıdır. Bu ilaçların etkin olması kanserin immünojen özelliği olmasına bağlıdır. Bu ilaçlar immünojen bir tümör olan malign melanomda etkin olarak kullanılmaktadır. Yine bu ilaçlar meme kanserinin ancak immünojen özellik gösteren tiplerinde etkili olabilmektedir. Son yapılan çalışmalar bir immünoonkoloji ilacının etkinliğinin kanser tipinden bağımsız olabileceğini gösterdi. Bu ilacın etkili olabilmesi için DNA onarım mekanizmalarının birinde hasar olması yeterliydi. Bu gelişme belki de ileride kanserin adlandırılmasını değiştirecektir’’