Menopoz ve Psikolojik Yönleri


Okan Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Hakan Atalay, menopozun olumsuz etkilerini anlattı.


Okan Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Hakan Atalay, menopozun olumsuz etkilerini anlattı. Hayat, doğadaki birçok süreç gibi, çeşitli evreler şeklinde akar. İnsan hayatının toplumsal, psikolojik ve biyolojik yönleri bu evrelerde yeniden yapılanır. Doğum öncesinden itibaren her evre kişiye kendine göre katkıda bulunur ve fakat aynı zamanda aşılması gereken krizler üretir.
DEĞİŞİKLİKLER MEYDANA GELİYOR
Tıbbi bakış açısı, ne yazık ki, son on yıllar içinde birçok alanda olduğu gibi, menopoz konusunda da toplumun kadınların bu dönemini ele alma tarzını belirleyici bir konuma gelmiştir. Öyle ki, bu dönem sadece hormon değişiklikleri ve onun bedensel sonuçları açısından görülür olmuştur. Böylece, menopoz denince akla hemen ateş basmaları ve buna eşlik eden cinsel istek azlığı, gece terlemeleri, uykusuzluk gibi belirtiler gelmektedir. Menopoz döneminde kadınların günlük hayatlarını ve sağlıklarını, diğer insanlarla ilişkilerini etkileyen biyolojik bir takım değişikliklerin olduğu doğrudur. Bu belirtiler sahiden de hormonlarda yaşanan değişmelerin bedensel işaretleridir. Ancak, insan hayatının tüm yönleri gibi, biyolojisi, cinsiyeti, belirtilerini ifade ediş biçimi de kültürel/toplumsal etkilerden bağımsız değildir.
DEPRESYON TETİKLİYOR
Okan Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Hakan Atalay ‘’Nitekim yapılan çalışmalar, söz konusu belirtilerin, hatta kadınların menopozu yaşama biçimlerinin, yaşadıkları çevrenin menopoza bakışından etkilendiğini göstermektedir. Örneğin, eskiden beri menopoza giren kadınlarda sık görülen belirtilerden birinin depresyon olduğu, üretkenliğini yitiren kadının bu kaybından dolayı duygu durumunu düzenlemekte güçlük çekerek depresif bir döneme girdiği sık söylenir. Öyle ki, bir dönem psikiyatride bu kadınlar için “involüsyonel melankoli” denen bir tanı bile mevcuttu. Ancak, son yıllarda yapılan çalışmalar menopoz döneminde kadınlarda depresyon sıklığının arttığı yönünde bilgileri doğrulamadığından, bu tanı 1980’den bu yana psikiyatrik sınıflandırma sisteminde bulunmamaktadır’’ dedi.
DESTEK ALANLARI
Doç. Dr. Hakan Atalay, ‘’İnsan, biyolojiye mahkum olmadığını kavradığı an insanlaşmaya başlamıştır. O halde, bebeklik, ergenlik, gençlik, erişkinlik, vb. gibi, menopoz da kadın (insan) hayatının doğal bir süreci olarak ele alındığında, bir eksiklik gibi değil, daha üst düzeye, örneğin, daha üretken ve daha rahat bir hayata geçişin bir evresi olarak da görüldüğünde, o dönemde yaşanan diğer gelişmelerle ilişkilendirildiğinde, hem başa çıkılması gereken, hem de yeni fırsatlar sunan bir kriz dönemi olduğu daha iyi anlaşılacak; bundan kadınların ve toplumun bireysel ve toplumsal olarak kazancı daha büyük olacaktır’’ dedi.
Elbette, psikiyatrist olarak görevimiz, tüm bunlar gerçekleşene kadar, bu dönemde sıkıntı yaşayan kadınların bireysel olarak destek alabilecekleri bir alan yaratmak; onları farmakolojik ya da psikoterapötik olarak yardımcı olabilecek araçlar konusunda bilgilendirmektir. Gerektiğinde antidepresanların, uyku verici ya da kaygı giderici ilaçların kullanılması, bireysel psikoterapiler, aile görüşmeleri bu araçlar arasındadır.