Şeker hastası olup bilmeyenler var!


14 Kasım Dünya Diyabet Gününde Doktor Yıldız Koca bizlerin sorularını yanıtladı.


Şeker hastası olup bilmeyenler var!

Bugün 14 Kasım Dünya Diyabet Günü. Diyabetin yani halk diliyle Şeker Hastalığının oranı gerek ülkemizde gerekse Dünyada her geçen gün artmakta ve milyonlarca insanı yakından ilgilendirmekte. Diyabetin nedenlerini, etkilerini, belirtilerini ve diyabetle ilgili birçok merak edileni Gebze Özel Yüzyıl Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doktor Yıldız Koca’ya sorduk.

Diyabet (Şeker hastalığı) hastalığı nedir?

Diyabet, pankreastan insülin salgısının olmadığı ya da az olduğu durumlarda ortaya çıkan bir hastalık, şeker yüksekliği durumudur.

Diyabet’in farklı çeşitleri var mı?  

Diyabetin, Tip 1 Diyabet, Tip 2 Diyabet, Gestasyonel (Gebeliğe bağlı) Diyabet son olarak ilaç ve hormonlara bağlı olan diyabet gibi farklı tipleri mevcut.  Tip 1; çocukluk ve gençlikte daha çok görülen insüline bağlı olan otoimmün nedenli ortaya çıkan bir diyabet tipidir. Tip 2; 40 yaşın üstünde daha çok beslenme bozukluğu ve genetik nedenli ortaya çıkan ve beslenmenin egzersizle kontrol altına alınabilen tipidir.

Diyabet tanısı nasıl konur?

Aslında çok basittir, parmaktan şeker ölçümüyle bile tanısı konabilecek bir hastalıktır. Açlık kan şekerinin iki kez 126 ve üzerinde olması ya da anlık kan şekerinin 200 ve üzerinde bulunması diyabet tanısını koydurur.

Diyabetin belirtileri nelerdir?

Ağız kuruluğu, çok su içme, sık idrara çıkma, sebepsiz vücut yaraları, kilo kaybı, bulantı, kusma, karın ağrısı, çok yemek, terleme ve kaşıntı.

Halkımız diyabet konusunda duyarlı mı?

Ne yazık ki değiller. Ülkemizde diyabetli olanların yarısı diyabetli olduğunu bilmiyor.  Diyabet önlem alınmazsa körlüğe, inmeye, kalp krizine, böbrek yetmezliğine, iktidarsızlığa ve bacak amputasyonlara neden olabiliyor. Bu yüzden ciddiyetini üstüne basa basa her zaman insanlarımıza anlatmalıyız.  Şeker ihmale gelmeyecek bir hastalık.

Diyabet genetik bir hastalık mı?

Elbette genetiğimizi yok edemeyiz. Genetik yatkınlık diyabette de birçok hastalıkta olduğu gibi önemli. Doğru besleniyor, egzersiz yapıyorsak, kilo almıyorsak diyabet olmak durumunda değiliz. Obez bireylerin büyük çoğunluğunda diyabet yakınlığı mevcut. Özellikle obezite ile mücadele etmemiz lazım.

Obezite ile mücadele için neler önerirsiniz?

Beslenme alışkanlığı beslenme ile egzersizle çocuklukta kazanılır. Bu yüzden işe okuldan başlamalı. Okul kantinleri denetlenmeli, sağlıksız yiyecek ve içecekler sınırlanmalı ya da yasaklanmalı. Çocukların suya erişimi kolaylaştırılmalı. Çocuk susayınca su içmeli şekerli içecekler değil. Spora teşvik önemli, spor salonlarının sayısı arttırılmalı. Bugün spor salonlarında bir çok sağlıksız içecek reklamı kullanılıyor, bu tarz reklamlar kısıtlanabilir.

Devlet diyabet konusunda gerekli katkıyı sağlıyor mu?

Devlet tüm diyabet ilaçlarını, şeker ölçüm cihazını ve ölçüm çubuklarını karşılıyor. Şeker ölçüm çubuklarının miktarına son zamanlarda kısıtlama getirildi. Diyabetinizin durumuna göre ölçeceğiniz miktara kadarına izin veriliyor.  Sağlık harcamalarının yüzde 12’si diyabet için harcanıyor. Halk olarak hepimizin duyarlı olması gerek.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Diyabet kontrol altına alınmazsa ciddi sorunlar doğurabilecek önemli bir halk sağlığı sorunu. Bu yüzden diyabeti ciddiye almamız lazım. Şeker tadında, şekersiz günler dilerim.  Refik Sıla GÜVENÇ

Şeker hastası olup bilmeyenler var!