Babacan; ''DEVA Partisi ülkemizi ışığa ulaştıracak tek parti''

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Uluslararası Fuar Merkezi'nde düzenlenen 1. Olağan Kocaeli İl Kongresine katıldı. Kongreye katılım sağlayan Genel Başkan Ali Babacan yaptığı konuşmada ekonomi başta olmak üzere bir çok konuya değindi.

28 Kasım 2020 Cumartesi 15:08

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın katılımıyla gerçekleştirilen kongrede Kurucu İl Başkanı Adem Koç tek aday olarak oldu. Kongrede 387 delegenin oy kullanma hakkı bulundu. Kongrenin girişinde HES kodu sistemi bozuk olduğu için HES kodu alınmadan partililer ve konukların içeriye alındığı öğrenildi. 

KATILIM YÜKSEK OLDU

Kongreye, Genel Başkan Ali Babacan ile birlikte eşi Ülkü Zeynep Babacan, Genel Başkan Yardımcısı Nihat Ergün, Deva Partisi Genel Başkan Yardımcıları, SP İl Başkanı Zafer Mutlu, KOTO Başkanı Necmi Bulut, Türk-İş İl Temsilcisi Yakup Yıldız, İYİ Parti İl Başkanvekili Turgut Karagöz, Emeklilikte Yaşa Takılanlar Derneği yöneticileri ve üyeleri, çok sayıda partili katıldı.

MİLLETİMİZ YÖNETİMİMİZİ AŞKLA BAĞRINA BASIYOR

Divan başkanlığına Kurucular Kurulu Üyesi Candan Karlıtekin’in seçilmesinin ardından kongre başladı. Kongrenin açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Adem Koç, birlikte mücadele ettiği Nihat Ergün’den siyaseti öğrendiğini söyledi. Kocaeli’de bayram yaşandığını söyleyen Koç, “İktidarın liyakatsiz yönetimine karşı deva geldi. Milletimiz yönetimimizi aşkla bağrına basıyor. Ülkemiz zor günlerden geçiyor. Genel başkanımız bıraktığında kişi başına gelir 12 bin 500 dolarken şimdi 7 bin 500 lira oldu. Türkiye birden büyüktür. Artık söz milletindir. Deva milletin ümididir” dedi.

BİZ BU DURUMU BİLİYOR VE GÖRÜYORDUK

Türkiye’nin uzun zamandır bir karanlığın içinde olduğunu söyleyen Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "DEVA Partisi 9 mart günü hak ettiği savunmaya kazandırmak için bir atılım gerçekleştirdi. DEVA Partisi ülkemizi ışığa ulaştıracak tek parti. Bunu biliyoruz ve halkımız da biliyor. Aylardır hepimizden gizlenen pandemiyle ilgili vaka sayıları açıklanmaya başladı. Vaka sayısı açısından Türkiye’nin dünyada ilk beşte olduğunu sizinle paylaşmıştım. Biz durumu biliyor ve görüyorduk. Tahmini vaka sayısını da belirtmiştik. Tahminlerimiz ne yazık ki doğruymuş. Fakat bakıyoruz hala önerilerimizi dinleyen yok. Duyuyorlar ama işlerine gelmiyor. Maske krizini hatırlıyorsunuz değil mi? Hele hele 1 Haziran’dan sonra önlem dahi alınmadı. Bilim Kurulu kurdunuz ama vaka sayıları bilim kurulundan bile Cumhurbaşkanı suçlu Bilim Kurulu dedi. Tamam suçlu bulundu. Vatandaş kurallara uymuyor denildi. Suçluyu buldunuz. Siz değilsiniz anladık.

VATANDAŞA FATURAYI KESTİLER

Vaka sayıları kendinden gizlenen bir Bilim Kurulu’na ve vatandaşa faturayı kestiler. Alışkanlık haline getirdiler. Bir şey olsa dış güçler, iç güçler. Pandemi süreci onların suçu değilmiş gibi vatandaşı ölürken bile suçlu ilan ettiler. Vaka sayıları baştan açık bir şekilde açıklandaydı vatandaşlar baştan önlem alır mıydı almaz mıydı? Bu Covid testinin yaygın yapılmaması kararını vatandaş mı verdi? Bilim kurulu mu yoksa siz mi verdiniz? Ateşin var mı öksürüyor musun? Yok tamam sana testte yok. Bunun kararını kim verdi? Hastanelerden bağımsız test istasyonları kurun dedik yapmadılar. Bunun kararını Bilim Kurulu’mu, vatandaş mı siz mi verdiniz? Bu soruların cevabını vereyim. Bu sistemde kararları bir bakan bile veremiyor. Bitti artık. Bakanlar kendi kararları hakkında konuşurken Cumhurbaşkanı’nın sözüne bakıyorlar. Bakanların önceden yetkileri vardı. Şu anda bakanların kendi kendine adım atamayan bir hale getirdiler. En son tekrar döndü herkes Cumhurbaşkanı ne yapıyorsa onu yapalım dediler. Bu süreçte alınmayan önlemlerden kim sorumlu biliniyor. Kimse suçu bilgilerin kendinden dahi saklandığı kurula atmasın. Hele hele ki vatandaşa hiç atmasın. Herkesi suçluyorlardı da bir gün dönüp de bütün vatandaşları suçlamalarını biz de beklemiyorduk. Tek tek bireyler dışında bir yönetim anlayışı yok.

İKTİDARA SESLENİYORUM

Haziran ayında kontrol altına alınan bir tablo vardı. Sonra turizm bahanesiyle önlemler gevşetildi. Burdan iktidara sesleniyorum. Hangi gelir vatandaşımızın canından daha kıymetli olabilir. Artık yeter diyorum. Önce şeffaf olun. Halkımız canını kaybediyor. Derhal ama derhal iyi bir istişareyle karar alın. Bu kötü yönetim ekonomiyi batırdıktan sonra piyasa daha da durgunlaşmadın diye halkımızın canını gözden çıkarttı. Ekonomiyi ön planda tutalım ama sağlıkta ne olursa olsun dediler. Yüzlerce sağlık çalışanımızı bu süreçte kaybettik. Kötüler sıralamasında Türkiye en başta, iyiler de ise en dipte neredeyse bütün göstergeler böyle söylüyor.

AŞIDA DA GEÇ KALDI

Pandemiyle ilgili en önemli konu aşı. Aşının yaygınlaştırılmasıyla ilgili planlar yapılıyor ama Türkiye önlemler konusunda geç kaldığı gibi aşıda da geç kaldı. Amerika ve Almanya’da Aralık sonuna doğru yapılmaya başlanacak. Biz henüz risk gruplarına mevsimsel aşıyı bile yaptıramamışız. Tüm dünyanın sipariş listesine giren aşıdan 1 milyon sipariş verdiler. Çin aşısından 10 milyon sipariş veriler onunda ne zaman geleceği belli değil. Ben, il başkanımız ve mensuplarımız ticaret ile ilgili insanlarız tıbbi ürünlerde olan borçları ödemediler hatta çağırdılar ödeyelim ama bize biraz indirim yapın dediler neden çünkü kasa boşaldı. Şimdi aşı satmıyorlar bize İngiltere 145 milyon doz sipariş veriyor biz 80 milyonluk ülkeye 1 milyon sipariş veriyoruz. Bizim tuğla tuğla ördüğümüz ekonomiyi ne hale getirdiler ekonomiyi kontrol edemedikleri gibi aşıyı da beceremediler. İtibardan tasarruf olmaz dediler hazineyi yediler. İtibardan tasarruf olur sağlıktan tasarruf olmaz yazıktır günahtır.

KÜÇÜK ORTAK YAŞANANLARI UNUTTURAMAZ

Büyük ortağa soruyorum. Vakti ile size gönül bağlayan mazlumların beklentisi bu muydu? Yaşananları halka anlatınca küçük ortak herkesi tehdit ediyor. Halkımız bu seviyesizliği hak etmiyor. Bağırıp, çağırıp ülkeyi yönetemezsiniz. Küçük iktidarın bu ülkeyi nasıl krizlere koyduğunu hepimiz biliyoruz. Yazar kasa fırlatılan başbakanlık binasının içindeydi o küçük ortak. Onlar bunları unutturmaya çalışsa da biz hatırlatacağız. Suç örgütü liderlerine methiye diziyorlar. Haksızlıklarını, hukuksuzluklarını seslerini çıkararak örtmeye çalışıyorlar.

AKÇE HESABINI DA BİTİRDİLER

2018 yılı Haziran ayında partili cumhurbaşkanı göreve geldi ve en yakın akrabasını Hazine Bakanı yaptı. Bugüne kadar iç ve dış borç ikiye katlandı. Aynı dönem Merkez Bankası 135 milyon dolarlık rezervini bitirmiş. Şu anda piyasaya döviz borcu var. Biz yıllarca dövizi kara günler için biriktirdik. 2 yılda bir memlekete zarar verilebilir mi? Merkez Bankası’nın yedek akçe hesabı vardır. Yıllardır biriktirdiler. Geçen sene bunu alıp bir günde müteahhitlere dağıttılar. Biz Türkiye’nin tüm sorunlarını biliyoruz ve çözümleri için çalışıyoruz.''dedi.

EYT’LİLERE SÖZ VERDİ

EYT’liler derneği üyelerinin pankart açması ile ilgili de açıklama yapan Babacan, “Biz buradaki haksızlığın giderilmesi için parti programımızda yer verdik. Haksızlıkları gidecek bir çalışma yapıyoruz. Bunları anlamak için halkla konuşmak gerekiyor” dedi. 1999 depremine değinen Babacan, “Deprem ülkemizin gerçeği. Bu nedenle tüm önlemleri almak gerekiyor. Şu anda Kocaeli’de hala ağır hasarlı binalar var. Burada yaşanacak olan yıkımın sorumlusu kimdir.

DEPREM GERÇEĞİNE BAKIN

Ülkenin büyük bir kaynağını Kanal İstanbul’a aktaracaklar. Çünkü orada büyük bir rant var. İlk olarak bu projede doğru bir gerekçe vardı. Ama hala orada doğaya ne kadar zarar verileceği ile ilgili bir çalışma yapılmadı. Depreme karşı önlem almak gerekirken hala kanal İstanbul derdindeler. Birinci sırada vatandaşın canı gelmeli. 21 yıldır deprem olan Kocaeli’de hala hasarlı binalar var. Önce buraya baksınlar. Biz üç kuruşluk kazanç için vatandaşımızın canını ve malını yok sayan zihniyeti ortadan kaldıracağız” dedi.

KİMSEYİ ÖTEKİLEŞTİRMEYECEĞİZ

Kongrede Tunceli kongresine canlı bağlanan Babacan, “En kısa zamanda Dersim’de Munzur gözelerinde sizlerle çay içeceğiz. Biz bu ülkenin her noktasında halkımızla olmaya hazırız. En çok oy veren yere değil ülkenin her noktasına hizmet vereceğiz. Deva Partisi olarak birleştirici olacağız. Kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Vatandaşlarımızın hak ve özgürlük taleplerini hak çerçevesinde yerine getireceğiz. Vatandaşımızın haklarını tanıyacağız. Alevi vatandaşlarımızın biriken haklarını vereceğiz. Toplumun farklı kesimlerinin dışlanmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

ADEM KOÇ’UN LİSTESİ

Orhan Sarısüleyman, Semih Taşveren, Bilge Banu Bilgin, Abdülkerim Can, Abdülmelik Kurt, Ahmet Tayfun Baltacı, Ali Osman Kırcan, Alican Araç, Alptekin Cevherli, Ayhan Akyüz, Ayşe Poyrazoğlu, Batuhan Aykan, Beyza Nur Erim, Buşra Oğuz, Caner Çakır, Vüneyt Yücetepe, Cağlayan Ateş, Emin Birlik, Ensar Emir, Erdem Küçükateş, Erdinç Işık, Furkan Yılmaz, Hatice Şirin, Kamil Savaş Günbeyaz, Murat Utku Birinci, Mustafa Meral, Nihat Kırcı, Nur Banu Edeş, Oğuz Saka, Osman Güzel, Özlem Kaya, Rahmi Canbaz, Resul Gökhun Yıldırım, Serkan Alpay, Suat Akal, Tuba Taşer Süer, Uğur Yıldız, Yusuf Usta.

DİSİPLİN KURULU

 Ali Ulvi Tanrıöver, Arzu Karakaş, Gürkan Uysal, Mehmet Alparslan, Volkan Keskinoğlu.

BÜYÜK KONGRE DELEGELERİ

Adem Koç, Orhan Sarısüleyman, Semih Taşveren, Bilge Banu Bilgin, Hayrettin Karacaer, Sedat Yücel, Görkem Bora Tenar, Emre Erhan, Çağrı Çakıcı, Murat Bebek, Zeynep Sudan, Orhan Bozkurt, Ali Çelik, Muhammet Ali Ünsür, Mehmet Kemal Memiş, Mehmet Saraç, Abdülkerim Can, Ahmet Tayfun Baltacı, Alican Araç, Alptekin Cevherli, Ayşegül Poyraçoğlu, Batuhan Aykan, Caner Çakır, Emin Birlik, Ensar Emir, Erdinç Işık, Gamze Durmaz, Hatice Şirin, Rahmi Canbaz, Serkan Alpay.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.