Çokan: Bu bir toplumsal ihtiyaç!


HUDER Kocaeli temsilcisi Avukat Halit Çokan, Müftülere nikah kıyma yetkisiyle ilgili açıklama yaptı.


Çokan: Bu bir toplumsal ihtiyaç!

HUDER Kocaeli temsilcisi Avukat Halit Çokan, Müftülere nikah kıyma yetkisiyle ilgili açıklama yaptı. Çokan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Bu düzenleme üzerinden yine hiçbir araştırma ve bilgilenme ihtiyacı hissetmeden bazı kesimlerde savrulma yaşandığını üzüntüyle görüyoruz. Önemle belirtmek gerekir ki; bu düzenleme ile Müftülük Makamları direkt nikah kıymaya yetkili olmayacaklardır. Çünkü tasarıda Müftülüklerin evlendirme memurluğuna yetkili ve görevli olmaları İçişleri Bakanlığının  takdirine bağlı olarak düzenlemiştir. Başka bir deyişle İçişleri Bakanlığının uygun görüp izin vermesi halinde müftülerin nikah kıyma yetkisi olacaktır.
Yine bu düzenleme ile herkesin nikah akdini Müftülük Makamı aracılığıyla kıyması zorunlu hale getirilmemektedir. İl ve İlçe müftülüklerine tanınan bu yetki ile evlenecek eşlere seçimlik hak imkanı sunulmaktadır.
TOPLUMSAL BİR İHTİYAÇ
Evlilik, kişilerin özel hayatıyla ilgili bir müessesedir. Evliliğin tarafı olan eşlerin nikah akitlerini kendi kişisel inanç ve değerlerine uygun bir şekilde gerçekleştirmesi “özel hayata saygı gösterilmesi ilkesinin” bir gereğidir.  Dini nikâhın, toplumumuz tarafından yoğun bir  rağbet gördüğü malumdur. Dolayısıyla dileyen kimselerin nikâh akitlerini müftülüklere kıydırarak dini nikâhlarını resmi nikahla birlikte halletmek istemesi önemli bir toplumsal ihtiyacın karşılanması anlamına da gelir. Müftülük makamlarına tanınacak yetki çerçevesinde dileyen insanların bu makamlar aracılığıyla nikâhını kıymasının birilerini rahatsız etmesini anlamak mümkün değildir. Eğer buna rağbet varsa bu bir toplumsal ihtiyaçtır. Sosyal yararın ve demokratik talebin örtüştüğü bir çözüme karşı çıkmanın sosyal ve demokratik hukuk devleti ilke ile çatışma anlamına geldiği açıktır.
KISIR DÖNGÜLERİ VAR
Din ve vicdan özgürlüğünü genişleten her düzenlemeye karşı itiraz etmek, bazı siyasi zihniyetler için vazgeçilmez bir alışkanlık haline gelmiştir. Bu bir kısır döngüdür. Bu zihniyetlerin bu kısır döngüden çıkmaya niyetlerinin olmadığına bu düzenlemeye karşıtlıklarını görerek bir  daha tanık oluyoruz. Artık birilerinin laikliği, kutsal tanımayan, din karşıtlığı gibi konumlamaktan vazgeçmelerinin zamanı gelmiş ve hatta geçmiştir. Toplumun değerlerine ve ihtiyaçlarına sırt çevirenlere toplumun da sırt çevireceği mukadderdir. Selçuk Esmer GECAL