Cumhurbaşkanı Erdoğan: İşte o zaman külahları değişiriz

AK Parti'nin Kızılcahamam kampındaki istişare toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye borcuna sadıktır, yeter ki işi diyet borcuna dönüştürmesinler, işte o zaman külahları değişiriz!" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İşte o zaman külahları değişiriz
06 Ekim 2018 Cumartesi 12:50

AK Parti, 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nı 5 yıl aradan sonra yine Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde yapıyor.Burada düzenlenen istişare ve değerlendirme toplantısına tüm AK Partili milletvekilli ve bakanlar aileleri ile birlikte katılıyor. 5 yıl öncesine kadar Kızılcahamam’da yapılan istişare toplantıları FETÖ operasyonları nedeniyle Afyonkarahisar’a alınmıştı.AK Parti kampının 5 yıl aradan sonra yine Kızılcahamam’da yapılıyor olması kenti de harekete geçirdi. Kamp nedeniyle kentin her tarafında geniş güvenlik önlemleri alınırken, cadde ve sokaklar, bayraklar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resimleri ile süslendi. "Tevazu, Samimiyet, Gayret ile Önce Millet Önce Memleket" temasıyla düzenlenen AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılış konuşmasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Gençlerimize özellikle seslenmek istiyorum. Sizlerden kendinizi AK Parti’nin ve ülkemizin geleceğine en iyi şekilde hazırlamanızı istiyorum. Gençlerimizin iktisattan hukuka kadar her alanda en iyileri arasına girmesi de önemlidir. 16 Nisan halk oylaması ve 24 Haziran seçimleri milletimizle aramızdaki güçlü ilişkiyi bir kez daha görmemize vesile oldu. Türkiye tarihinin en büyük ekonomik saldırılarına maruz kalmasına rağmen 2 ayı bulmadan durumu büyük ölçüde kontrol altına aldık. Döviz kurunun bir anda böyle bir artış göstermesini ekonomik sebeplerle izah mümkün değildir. Ekonomide eksiklerimiz, sıkıntılarımız elbette var. Seçimlerin hemen ardından zaten kolları sıvamış, ekonomik reformlar için hazırlıklara başlamıştır. Gerçeklerle yaşananlar arasında büyük orantısızlık var ki işin altında başka şeyler aramak durumunda kalıyoruz.  Her kriz beraberinde birçok fırsatı da getirir.

'MİLLETİMİZİ FIRSATÇILARIN İNSAFINA BIRAKMAYACAĞIZ'

Bizler ilk göreve geldiğimizde ülkemizin hali ekonomik olarak neydi hatırlayın. Ülkemizi çok kısa sürede nereye getirdiğimizi unutmayın.  Bu işin tedavi yollarını da biliyoruz. Kısa zamanda bu işi toparladık ve yolumuza devam ediyoruz. Özel sektörümüzün bu krizi fırsata çevirecek maharete sahip olduğuna inanıyorum. 2 aydan sonra yeniden bir toparlama ve yükseliş dönemine girdiğimizi görüyorum. Bazıları krizi fırsata çevirmekle fırsatçılığı birbirine karıştırıyor. Milletime sesleniyorum. Bunun adı fırsatçılıktır. Milletimizi fırsatçıların insafına terk etmeyeceğiz, bunu böyle bilsinler. Serbest piyasa kuralları içinde bu fırsatçılarla mücadele edip kendilerine gereken yaptırımları uygulayacağız. Ekonomi reçetemizde üretim, tasarım, teknolojiyi geliştirmek, ihracat, istihdam vardır.

'BU CAN BU TENDE OLDUKÇA...'

Her türlü desteğe, katkıya açığız. Bunun bedelini egemenliğimize ve geleceğimize göz dikerek ödetmeye çalışmasınlar. Türkiye borcuna sadıktır, yeter ki işi diyet borcuna döndürmesinler. İşte o zaman külahları değişiriz. AK Parti döneminde ülkemizi diyet borçlarından kurtarana kadar çok mücadeleler ettik. Son günlerde finansal danışmanlık hizmeti alınan bir şirket üzerinden yapılan tartışmalar güya bizi töhmet altında bırakarak aslında örtülü bir şekilde ülkemizi aynı cendereye sokma girişiminden ibarettir. Ama biz bu oyuna gelmeyiz Bu can bu tende oldukça hiç kimse Türkiye’yi yeniden uluslararası kuruluşların boyunduruğu altına sokamaz. Ana muhalefetin başındaki zat şunu da çok iyi bilsin Sınırlarımız içinde bayrağımızın dalgalanması konusunda ne kadar kararlıysak bu konuda da aynı hassasiyete sahibiz, onu seninle de paylaşmayız. Ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlığın olmayacağını biz çok iyi biliyoruz."

'İNLERİNE GİREREK BİTİRECEĞİZ'

8 şehidimiz oldu, 8 şehidimize şahsım ve milletim adına Allah'tan rahmet diliyorum.Bu topraklar şehit kanlarıyla yoğurulmuştur. 8 şehidimiz mi var, o teröristler bilsinler ki bunu 800 teröristle ödeyecekler. Şu anda kaçacak yer arıyorlar. O deliklerde inlerine gire gire bunları bitireceğiz. Kandil'de Sincar'da bitireceğiz. 

'YALAN VE İFTİRALARLA DOLUDUR'

Ülkemizin yaşadığı sıkıntılara adeta ateşin üzerine benzinle gider gibi yaklaşan anamuhalefet partisine ve onun başındaki malum zata ne diyeceğiz? Biz bu zatın iftiralarını yüzüne vurmaktan, eline tutuşturulan kağıt parçalarının belge değil paçavra olduğunu anlatmaktan yorulduk. Kendisinden kazandığımız tazminatların tutarlarını hatırlamıyorum. Ama bu zat yalan vagonuna binmekten vazgeçmiyor. Eline ne tutuşturulursa mal bulmuş mağribi gibi grup toplantısında konuşuyor. Bir araştırma yapsa yanlış olduğunu görecek. Bu çağda her konuda yalan bilgi ve belge üretebilirsiniz. Bunların hak hakikat diye bir derdi yok. Son grup konuşması yalan ve iftiralarla doludur.

'KENDİNE ÇEKİDÜZEN VER'

Bu zatın yalanlarını her ortaya döküşüm ardından muhatap almayacağımı söylüyorum ama  öyle şeyler söylüyor ki cevap vermemeyi şahsımdan ziyade ülkeme ve milletime haksızlık olarak gördüğüm için yeniden topa girmek zorunda kalıyorum. Bu sefer milletim gerçekten böyle bir şey mi var diyecek. Bu zat son grup toplantısında önce Kudüs meselesine girdi. Ardından Erdoğan BM'de Filistin'le ilgili tek söz etmedi diyor. Şimdi buna nasıl cevap vereyim. Buna milletim ve Filistinliler inanmaz. Orada Filistinlilerin Türk bayraklarıyla dolaştığını biliyoruz. Bu zatın adamlarının da Filistinlilerin düşmanlarının nasıl bir arada olduğunu biliyor. Biz konuşmamızda Filistin'in bağımsızlığını da anlattık, Kudüs'ü de anlattık. Sen hangi bulutlarda dolaşıyorsun. Kendine çekidüzen ver. Çabalarımızı öğrenmek istiyorsa Mahmud Abbas'a İsmail Hani'ye sorsun. 

'EKONOMİ İLE ALAKALI BİR MANİPÜLASYON VAR'

Filistin'den girdi sonra rotayı krize çevirdi. Türkiye'de kriz yok. Türkiye'de ekonomi ile alakalı bir manipülasyon var. manipülatif bir hareket var. Bununla bir fatura kesmeye çalışıyorlar sen de bunların arasındaki yerini alıyorsun. Güya resmi ziyaret yaptığımız ülkelere bize para vermeleri için yalvarıyormuşuz. Biz yatırımcı davet etme çalışmaları yapıyoruz. Bir insan ekonomiden bu kadar habersiz olursa böyle saçmalar. Bu işin yöntemi mecraları kuralları bellidir. Biz ülkemizin potansiyelini anlatıyoruz. Yatırım daveti başka şey para istemek başka şeydir."


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.