Işık yeni kanunu anlattı!
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na ilişkin yaptığı açıklama da “İleride Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin haksız, yersiz ve mesnetsiz birtakım iddialarla karşı karşıya kalmaması, mahkemelerde saçma sapan iddialarla ömrünü tüketmemesi için Türk Silahlı Kuvvetleri personeline dava açma yetkisini izne bağlayan, personele koruma getiren bir kanun ihtiyacı vardı.”dedi. İstanbul Çırağan Sarayı’nda savunma sanayi ihracat rakamlarının açıklandığı toplantıya katılan Işık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun terörle mücadeleye nasıl bir ivme kazandıracağına ilişkin bir soruyu yanıtladı.
EMASYA İLE ALAKALI DEĞİL
Işık, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz açısından son derece önemli bir kanun. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, Anayasamızın ve kanunumuzun verdiği, gerektiğinde teröristle mücadele etme görevi, yükümlülüğü var. Bu konuda çok ciddi bir mücadeleyi silahlı kuvvetlerimiz verdi. İleride Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin haksız, yersiz ve mesnetsiz birtakım iddialarla karşı karşıya kalmaması, mahkemelerde saçma sapan iddialarla ömrünü tüketmemesi için Türk Silahlı Kuvvetleri personeline dava açma yetkisini izne bağlayan, personele koruma getiren bir kanun ihtiyacı vardı. Bu kanunla sağlanmış oldu. Çok önemli bir gelişme. Bundan sonraki operasyonlarda etkin koordinasyon için hukuki boşlukları dolduracak bir düzenleme yaptık. Bunu, EMASYA protokolü ile ilişkilendirmeye çalışanlar oldu. Uzaktan yakından alakası yok. Yaptığımız düzenlemede terörle mücadelede hangi unsurların, hangi kapsamda, nerede, hangi süreyle kullanılacağına İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu karar veriyor. Yani askerin kendi kafasına göre gidip herhangi bir terörle mücadele işi başlatması mümkün değil. Yetki tamamen Bakanlar Kurulunda. Askerin sorumluluğu sadece operasyonun askeri olarak planlanması ve icrası. Bu süreçteki izleme ve gözetim görevi de illerde valilerde. Tamamen sivil otoritenin gözetimi ve izlemesi altında. Dolayısıyla EMASYA protokolüyle uzaktan yakından alakası yok.” şeklinde konuştu.
YERLİLİK YÜZDE 60’LARA ULAŞTI
Bakan Işık toplantıdaki konuşmasında,”Bölgede ayakta kalmanın olmazsa olmaz 3 unsuru var; güçlü demokrasi, güçlü ekonomi ve güçlü ordu” dedi.
Işık, savunma sanayinde yüzde 24’lerdeki yerlilik oranının yüzde 60’lar seviyesine çıkarıldığını ve nitelik artışı sağlandığını söyleyerek, “Uluslararası rekabete açık pek çok şirketimiz oldu. Hamdolsun, yıllık 1 milyar 700 milyon doların üzerinde ihracat rakamına geldik. Önümüzdeki süreçte bu rakamın aritmetik değil, geometrik artışla büyüyeceğine inanıyorum. Varşova’daki zirvede Türkiye ve Polonya, bir anlaşma imzaladı. NATO, eksikliğini duyduğu 16 alanı belirledi ve bu 16 alanda çalışma yapılmasıyla ilgili karar aldı. Bunlardan biri de elektronik harp alanı. Elektronik harp alanındaki teknolojilerin geliştirilmesiyle ilgili ülkelerden biri de Türkiye. Türkiye artık teknoloji geliştirecek konuma geldi. İnşallah önümüzdeki süreçte sadece kendi ihtiyaçlarımız için değil NATO’nun ihtiyaç duyduğu elektronik harp sistemlerin, engelleyici sistemlerin geliştirilmesiyle ilgili çalışmayı başlatıyoruz” ifadesini kullandı.
BAHOZ ERDAL ÖLDÜRÜLDÜ MÜ ?
“Bahoz Erdal” kod adlı terörist Fehman Hüseyin’in öldürüldüğüne yönelik haberlerle ilgili bir soru üzerine de Işık, “Bahoz Erdal’la ilgili konu, Suriye’deki bir yerel örgütün yaptığı bir operasyon. Bunu Türk Silahlı Kuvvetleri veya Türkiye’nin yapması gibi bir söz konusu değil. Orada yerel unsurların yaptığı bir operasyon diye değerlendiriyoruz. Türkiye’nin bugüne kadar ki stratejisi aynen devam edecek.” dedi. (Selçuk Esmer Gecal)

