Yuvacık Barajı hakkında korkunç iddia!

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, kendisine ulaşan bir vatandaşın Yuvacık Barajı ile ilgili iddialarını gündeme getirdi, baraja kimyasal atık karışmış olabileceğini söyledi

Yuvacık Barajı hakkında korkunç iddia!
03 Aralık 2016 Cumartesi 11:14

CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, Namazgah Barajı ile ilgili neden önerge verdiğini tek tek açıkladı. Bilindiği gibi geçtiğimiz haftalarda su seviyesi yüzde 1’e düşen Namazgah Barajı’na Manganez karıştığı öne sürülmüştü. Milletvekili Hürriyet’in iddiası üzerine İSU Genel Müdürü İlhan Bayram ise açıklama yaparak Kandıra’daki suyun temiz olduğunu söylemişti.

ÖNERGELERİMİZE CEVAP YOK

Ancak buna rağmen Hürriyet, barajdan numune alınarak incelenmesini istemiş ve soru önergesi vermişti. Hürriyet, yaptığı yeni açıklamayla da neden soru önergesi verdiklerini sıraladı. Daha önce yurtlarla ilgili soru önergesi vermelerine rağmen Adana’da 11’i çocuk 12 kişinin yanarak öldüğünü hatırlatan Hürriyet, baraj konusunda da aynı sıkıntı yaşamak istemediklerini ifade ediyor. Bugüne kadar CHP’nin 3 bin önerge verdiğini hatırlatan Hürriyet, bunların 2 bin 778’ine henüz cevap dahi verilmediğini ifade etti.

KESİN BİLGİMİZ OLSAYDI

Önerge verilmesinin bilinmeyenin araştırılması olduğuna dikkat çeken Hürriyet, Namazgah Barajı olayında da bunu yapmak istediklerini ifade etti. Olayın tozlu raflarda kalmamasını isteyen Hürriyet, açıklamasında ayrıca şunları dile getirdi: “Bizim Namazgah Barajı için verdiğimiz önerge de bu olayın aydınlatılması mahiyettedir. Eğer bu konuda kesin bilgiye sahip olsaydık zaten önerge konusu yapmaya da gerek olmazdı. Doğrudan suç duyurusu hakkımızı kullanırdık.

TEKNİK BİLGİYE SAHİBİ DEĞİLİZ

Geçmiş yıllarda özellikle HES yapılan bir çok baraj suyunda ağır metaller tespit edildiği bağımsız kuruluşların raporlarına yansıdı. İnternette bile bu konuda çok sayıda makale mevcuttur. Dolayısıyla insan hayatı için denetledik deyip denetlemeyen zihniyet karşısında, bütün yaz Kandıra'nın çeşmelerinden akan kokulu ve çamurlu suları dikkate aldığımızda "sular gereği gibi denetlendi mi acaba" sorusunu akla getirmek doğal değil midir? Kaldı ki bizler her konuda teknik bilgiye sahip insanlar değiliz.

BİLGİ ALMAKTA ZORLANDIK

Namazgah Barajı ile ilgili tarafımıza iletilen iddialar sonucu tahlil yapmak bizim görevimiz olmadığı gibi bu tür imkanlarımız da yoktur. Numune almak, numune alınacak yerleri bilmek bile özel, teknik bilgi gerektiren işlerdendir. Buna rağmen gündeme taşımadan önce iddiaların doğruluğunu araştırmak için birkaç laboratuardan bu konuda teknik bilgi istediğimiz de karşılarında belediye ve iktidar olunca cevap almakta bile zorlandık. Uzun zamandır tarafımıza aktarılan Namazgah Barajı şikayetlerini biz de gündeme getirdik.

DİLEĞİMİZ TEMİZ ÇIKMASI

İlgili kurumlara (Valilik gibi) ve çevre mühendisleri odasına da bu iddiaları ilettik ve araştırılmasını istedik. Bizim de dileğimiz suyun temiz çıkması yönündedir. Vatandaşımıza zehirli suyun içerilmiş olmasını asla ve asla istemeyiz. Bu konu ikili münakaşaya ve siyasete alet edilmeyecek kadar da ciddi bir konudur. Bu kadar ciddi bir iddianın sessizce bir önerge ile sorulup aylarca ve yıllarca beklenmesi de doğru bir yaklaşım değildir. Kaldı ki günlerdir Kandıra’da kokulu, bulanık ve çamurlu akan çeşme suyunu dikkate aldığımızda ve bize ulaşan iddiaların içeriğinde “gerçek veriler halktan gizleniyor olabilir” cümleleri olunca bizim için bunu bakanlık düzeyinde sormak elzemdir.

DENETİMİ İSU YAPMAZ

Kaldı ki bu suların denetimi ISU Genel Müdürlüğü’nde değildir. Dolayısıyla muhatabımız da İSU Genel Müdürü değildir. İçme sularını denetleyen ve düzenli tahliller yapması gerekenler valilik bünyesinde halk sağlığı birimleridir ve onların da üzerinde bakanlıktır. Dolayısıyla “Niçin İSU genel müdürüne sorulmamış” gibi sorular anlamsız ve işin özünden uzaklaşmaktır. İnşallah tahlil sonuçları negatif çıkar. Bütün dileğimiz budur. Ancak sonuçlar eğer pozitif çıkarsa ne olacak?

KİMLERİN KORUDUĞU MALUM

Tüm bu sorular cevap beklerken iktidarın çevre konusundaki politikaları ve çevre katliamları ile bu katliamları yapanları nasıl koruduğu herkesin malumudur. Bakınız bizim bu haberimiz sonrası insan hayatını ve sağlığını olumsuz etkileyen çok sayıda çevre katliamı ihbarları gelmiştir. Örneğin Dilovası’nda Gebze Kimya Sanayinin altından geçen boru ile Eynerce Deresine akan atık maddelerini, Dilovası Çevreyi Koruma Derneği ve Yeşil Alan Derneği üyeleri fotoğraflayıp ilgili kurumlara başvurmuşlar ve bu kimyasal atık maddeler nedir diye araştırılmasını istemişler. Yetkili kurumların verdiği cevap ise “orada bir şey yok” olmuş.

YUVACIK BARAJI’NDA KİMYASAL MADDE

Örneğin gelen başka bir ihbarda aynen şöyle yazıyordu; “Yuvacık Barajı havzasına gömülen polen kimyaya ait kimyasal maddelerin bir kısmı çıkarıldığı söylenmişti. Bu konu basında da yer aldı. Fakat Kazandere köyü eski cami altındaki ormanlık arazi, Karadağ mevkii ve Kazandere köyü muhtarının evinin altındaki dere yatağındaki kimyasallardan kimsenin haberi yok. Bu kimyasallar yağmur suyu ile birlikte Yuvacık Barajına karışıyor. İnsanlar karışımlı su içiyor. BİMER’e de yazdım derdimi anlatamadım, daha kapsamlı araştırılması gerek. (Bazı isimler vererek) bu isimler belediyede sözü geçen kişilerdir. Lütfen kimliğimi söylemeyin. Konuyla alakalı kişiler tehlikeli (hatta silahlı diyor) ve eli kolu uzun kişilerdir. Umarım siz gereken önemi verirsiniz ve belediyeden bağımsız kişilerce araştırılmasını sağlarsınız” diyor vatandaş. 

NASIL ARAŞTIRALIM?

Bakınız bu ihbar üzerinden konuşursak eğer; teknik olarak (yani bahsi geçen yerleri kazmak, numune almak gibi) bizim araştırma yapmamız o kadar zor bir konu ki! Sizce bu ihbar karşısında ne yapmalıyız? Ya bu ihbar doğru ise? BİMER’den sorulmuş, yetkililer “imha edildi” demiş. Bu bilgiye güvenip susalım mı? Peki ya imha edilmeyenler var ise? Bu konuyu gündem yapmadan biz de sadece yetkililere dilekçe yazsak sizce gereği gibi araştırılır mı? Bu konuda henüz bir haber paylaşmadığımızı da bilmenizi isterim ancak yetkililerin bu konudaki önergemizden haberleri var mıdır acaba? Daha da ötesi vali yardımcısı ve halk sağlığı birimlerine, makamlarında, bu konuyu yüz yüze sözlü olarak ilettiğim halde bir haftadır bu konuda bir inceleme başlatmışlar mıdır?

MUHALEFETİN SORGULANMASI YANLIŞ

Hatalarımız da elbette olacaktır. Önerge konusu iddialar da doğru çıkmayabilir elbet. Ancak nasıl bir zihniyetle mücadele ettiğimiz de önemsenmelidir. Gece yarısı, tecavüzü aklayacak önerge veren zihniyetin yarattığı şartlar altında ve mekanizmaların işlemediği arızalı bir alanda siyaset yaptığımız düşünüldüğünde küçücük bir iddiayı bile önemsememiz çok görülmemeli. Hatta “muhalefet neden bu iddiaları bu kadar ciddiye alıyor” diye önce iktidarı sorgulamak yerine muhalefetin sorgulanması çok büyük haksızlıktır.”

İŞTE O SORULAR

Bunun da dışında Namazgah Barajı ile ilgili son dönemlerde sorulması gereken ve endişe içeren daha bir çok soru vardır. Örneğin;

1) Bu baraj “100 yıllık ömürlü baraj” denilerek yapıldı. Bunun yanında “Yuvacık barajının suyu tükeniyor, Kocaeli artık hiç susuzluk çekmeyecek, Kandıra, Derince, İzmit ilçelerine bağlı toplam 259 köy ve mahallenin içme suyu karşılanacak, bunun yanında taşkınları önleyecek ve elektrik üretimi de planlanan Namazgah Barajı” söylemleri ile şaşalı açılan bu barajın ne oldu da 2 yılda suyu bitti?

2) Ne oldu da aylardır Kandıra’nın çeşmelerinden akan su, bulanık, kokulu ve içilmez şekilde akıyor?

3) “Mangan seviyesini arttırabilir” denilen ağaç kökleri baraj inşaatı zemin etüdü yapılırken orada değil miydi? Şimdi mi akıllarına geldi bu kökleri temizlemek?

4) Su, bu kadar temiz ise şu anda Kandıra’nın çeşmelerinden neden bu barajın suyu akmıyor? Neden Kandıra’ya başka bir yerden su verilmeye başlandı?

5) Barajlar öncelikli olarak vatandaşın su ihtiyacını karşılamak içindir. Bakanlık raporlarında bile kuraklık VE susuzluk ihtimallerine dikkat çekilirken niçin bu baraj HES’e bağlanmıştır?

6) Mangan denilen madde genel müdürün söylediği gibi hemen hasta eden bir şey midir? Yoksa etkisi 5-10 yıl sonra ortaya çıkacak ve yavaş yavaş hasta eden bir ağır metal midir? İddia doğru çıkmasa bile sadece bu durum bile iddianın ne kadar önemsenmesi gerektiğini göstermez mi? Ağır metaller kurşun mudur ki hemen delip geçsin ya da kezzap mıdır ki hemen hastanelik etsin!

7) Bu baraj Kocaeli’ye ne kazandırmıştır? Ne kadar elektrik üretilmiştir?

8) Yetkililerin, “Bu kadar küçük bir arazide HES mi olur” demesine rağmen ısrarla barajı HES’e bağlayan ve suları heba edenlere karşı bir denetim ve yaptırım uygulanmış mıdır sorusu da burada anlam kazanmaktadır.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.