TAŞLAR YERİNE OTURDUĞUNDA!


Kamil Uzunmehmet

Kamil Uzunmehmet

10 Ocak 2019, 10:52

Türkiye 1 Ocak’tan itibaren marketlerde ağırlıklı olmak  ücretli poşetlerle tanıştı. Plastik poşetler konusunda geçtiğimiz günlerde bir yazı yazmıştım. Bu konu ya sulandırılıyor, ya da millet amacını henüz algılayamamış. Yetkililerde genel bilgilendirmeyi tam anlamıyla yapamamış. Görülen o ki, bu konuda daha çok yaygara kopartılacak, polemikler yapılacak. Kim ne derse desin, 10 Aralık 2018 günü resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7153 Sayılı Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu, geç kalınmış, gerekli ve doğru bir kanundur.

Eksikleri var mıdır? Evet vardır…

Kanunun amacında, çevrenin korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve giderilmesi için plastik poşet, plastik ambalaj kullanımının azaltılması, depozito uygulaması, kirliliğin önlenmesine yönelik teminat alınması gibi mekanizmalar kullanılacak. Bu gün bu yasa plastik poşetle hayatımıza girmiş oldu.  2021 yılında çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla belirleyeceği ambalajlar için depozito uygulaması zorunlu olacak. Depozito kapsamındaki ambalajlı ürünlerin satış noktaları depozito uygulaması toplama sistemine katılım sağlayacak.

Bu yasada, yer alan plastik poşetlerin parayla satılmasının da , plastik poşet tüketimini azaltmak olduğu unutulmamalı.

Biz, ülke olarak bugüne kadar bu atıklarla birlikte yaşadık.

Belki de bu yolla çevreye verdiğimiz zararın asla farkında olamadık…

Duyarsızdık, ilgisizdik epeyce de bencildik…

Artık deniz bitti;

 Bu atıkların azaltılması hatta kökten yok edilmesi için  biz önlem almazsak, bizim yerimize başka birileri almayacak. Bunu anlamış olduk. Ülke olarak belli ki; artık plastik poşet  alışkanlığımızdan vaz geçmek zorundayız Ama bu hengame atlatılıp, taşlar yerine oturduğunda tıkır tıkır işleyen bir sistem, bu doğa düşmanı malzemelerle mücadele edebileceğimizi bizlere gösterecektir…

Plastik poşetler geri dönüştürülemeyen atıklardır…

Suda 400 yıl, toprakta ise 600 yıl kaybolmayan son derece çevreye zararlı plastiklerdir. Bu yeni uygulama, ayda 250 ton plastiğe veda etmemizi sağlayacak büyük çevre projesidir. Bir de ekonomiye vermiş olduğu külfeti düşünecek olursak bana göre çok daha önce yapılması gereken bir uygulamaydı. Yasanın uygulamaya girdiği günden bu güne poşet kullanımının %70’lere, sonra da % 50’lere doğru  azaldığı pek ala görülmekte.

Demek ki yasa amaca hizmet etmeye başladı!  

Bırakın AB kararlarını, Avrupa ülkelerine bakmayı; Afrika’da Ruanda gibi bizden çok daha az gelişmiş, ekonomisi malum bir ülkede bu uygulama bizden 10 yıl önce başlamışsa, gerisini siz düşünün artık. Plastik poşet atıkları dahil, doğada kaybolmayan atık sorunu sadece Türkiye’nin bir sorunuymuş, çıkartılan bu yasanın Ak Parti hükümetinin tüketicilere bir darbeymiş gibi algı yapılması son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bu tüm Dünyanın bir sorun. Dünya ülkeleri ve özellikle gelişmiş ülkeler sadece iklimlendirme çalışmaları ya da buzulların erimesi sonucu Dünyaya vereceği zararları azaltmak için her yıl milyarca dolar fonlar oluşturup, bu dertlerle mücadele ediyorlar. Biz de ülke olarak en azından daha temiz bir çevre, sağlıklı bir doğa için harekete geçmemiz gerekmiyor mu? Kamuoyunda özellikle sosyal medya üzerinden anlamsız ve bir o kadar da saçma algı yönetimi yapılmakta.

Yok efendim, “Ücretli poşetlerde firmanın ismi mi yazar?”

Yazsa ne olur, yazmasa ne olur? …

Bunda ne sakınca var ki; Amaç burada poşet satıp ticari kazanç elde etmek değil. Aksine bu poşetlerin kullanımını azaltarak, halkın daha çevreci ve daha farklı yöntemlerle alışverişlerini yapmaları, ülkenin de bu atıkların ber tarafı konusunda elinin güçlendirilmesidir. Plastik poşetin logosuz halinin doğaya daha az zarar vermesi, ya da logosuz olanının daha kullanışlı olması diye saçma bir anlayış olabilir mi? Bu adımların arkasının gelmesi lazım. Plastik poşetlerle başlatılan bu geri dönüşüm işinin diğer kalemlere de uygulanması gerekir. Pet şişeler,  teneke kutular, kimyasal ihtiva eden atıklar hatta kullanılmış piller ve elektronik atıklar konusunda tıpkı plastik poşet uygulaması gibi radikal kararların alınıp uygulanması lazım.

Bir de bu uygulamanın üretim aşamasında  sosyal bir krizin yaşanmaması lazım. Bugün ülkemizde plastik poşet üretiminde 20 bini aşkın kişi istihdam edilmekte. Eğer alternatif bir dönüşüm sağlanmaz, firmalar kendilerini yenileyip farklı sektörlere yönelmezse yaklaşık 7-8 bin kişi, işsiz kalma riski ile karşı karşıya kalacaktır.

Yasa ile birlikte kamuoyuna yönelik verilen beyanatlarda,  plastik karşıtı söylemler alışveriş poşeti üreten firmaları zora soktuğu doğrudur. Hatta bazı bankaların alışveriş poşeti üreten firmalara karşı kredilerini geri çektiklerini ve yeni kredi vermediklerini de duyuyorum. Hükümetin bu noktada devreye girmesi, çıkarılacak işçilerin hak ve hukukunu gözetmeli, mağdur olacak üreticileri de, hazırlanacak bir teşvik çalışması ile alternatif işlere yönlendirmeli. Ne istihdam azalması çalışanların sorunu,  ne de üretim azalması dolayısıyla ortaya çıkacak ekonomik kayıp sadece plastik poşet üreticisinin sorunu olarak görülmemeli. Madem çevre sorun evrensel, bu çevre çocuklarımıza kalacak bir miras bunu en güzel şekilde gelecek nesillere güvenli bırakmamız gerek. Ama sıfır atık çalışmaları ama bu şekilde plastik poşet kullanımını azaltma çalışmaları,  alınan her aksiyon , her eylem ülkemizin daha çevreci bir ülke, geleceğimizin ve yarınlarımızın çok daha güvenli ve yaşanabilir bir ülke olması içindir…

Unutulmasın!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.