Tüketici Olarak Haklarımızı Biliyor Muyuz (1)


Av. Selver Öztürk

Av. Selver Öztürk

07 Nisan 2021, 09:42

Tüketici hakları ve tüketicinin korunması, son yıllarda hepimizin gündemini meşgul eden konuların başında geliyor. Yazılı ve görsel basında, satın aldığı hasarlı ürünü iade etmeye çalışan, ücretini ödediği halde hizmet alamayıp mağdur edilen onlarca insanın mücadelesini görüyoruz. Bu mücadele çoğu zaman, ‘ Şirket politikamız gereği ürün iadesi alamıyoruz ’ diyen kurumsal firmalara karşı sürdürülüyor. Özellikle elektronik ticaretin gelişmesi ve başlı başına bir sektör haline gelmesi de, tüketici haklarının önemini artırıyor.

Hukukumuzda tüketici haklarına ilişkin temel kanun olarak, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulanmaktadır. İlk maddesinde, kanunun amacı düzenlenmektedir. Özetle; bu kanun sayesinde tüketicinin sağlığı, güvenliği ve ekonomik menfaatleri korunmaya çalışılmakta; uğradığı zararın en kolay yöntemlerle tazmini hedeflenmektedir. Görüleceği üzere; satıcı- tacir- hizmet sunan karşısında daha zayıf ve tecrübesiz konumda bulunan tüketici korunmak istenmiştir.

Kanun, aynı zamanda belli durum ve yöntemlerle tüketicinin bilgilendirilmesini de zorunlu kılmıştır. Örneğin; yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen sözleşmelerin ve bilgilendirmelerin en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde düzenlenmesi ve bunların bir örneğinin tüketiciye verilmesi gerekmektedir. Sözleşme kurulduğu takdirde, tüketici aleyhine hiçbir değişiklik yapılamaz. Bu husus da kanunda yasaklanmıştır. 

Aynı zamanda; işin niteliği gereği satıcı-hizmet sunan-tacir tarafından yapılması gereken, ya da yasal olarak tacirin yükümlü olduğu hiçbir masraf da tüketiciden talep edilemez. Bunların dışında kalan ve tüketiciden masraf istenebilecek hallerde de, masraf bilgilerinin sözleşme eki olarak yazılı şekilde tüketiciye verilmesi gerekmektedir. Bu konuda aklımıza ilk, bankaların ‘dosya masrafı’ adı altında talep ettikleri gider geliyor. Konunun kapsamlı olması nedeniyle ilerleyen günlerde ayrı bir başlık halinde değineceğiz.

****

Her birimiz, onlarca sayfalık abonelik ya da kredi sözleşmesi imzalamışızdır. Önümüze konulan, en alt kısmına ‘okudum, anladım.’ yazarak imzalamamız istenen bunca matbu sayfanın lehimize mi aleyhimize mi olduğunu o an idrak etmemiz elbette güç. Herhangi bir kişinin o sayfaları değil anlamak okuması bile saatlerini alabilir. Bu gibi durumlarda, tüketicinin zayıflığı ve korunması çok daha fazla önem arz ediyor. Kanunun 5.maddesinde, haksız şart olarak ifade ettiğimiz; yani tarafların üzerinde konuşmadan, değerlendirmeden,  tüketici bilgilendirilmeden ve tüketicinin aleyhine olacak şekilde düzenlenen hükümlerdir. Bu hükümler kesinlikle hükümsüzdür. Bu sayede sözleşmeyi düzenleyen taraf tüketici aleyhine talepte bulunamayacak ve hak iddia edemeyecektir. Buna ilişkin diğer bir husus ise, ispat yüküdür. Hukukumuz ispat yükünü tüketiciye değil karşı tarafa yüklemiştir. Yani; tüketici hükmün kendisine anlatılmadığını ispatlamakla yükümlü değil, ancak karşı taraf tüketiciyi gerektiği gibi bilgilendirdiğini ispat etmekle yükümlüdür.     

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.