Tüketici Olarak Haklarımızı Biliyor Muyuz? (2)


Av. Selver Öztürk

Av. Selver Öztürk

16 Nisan 2021, 09:58

Geçtiğimiz hafta; tüketici haklarından, tüketici haklarına ilişkin asli kanun olan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’ dan söz etmiştik. Bugün de aynı kanun çerçevesinde, iade hakkı, iade hakkının kullanılabileceği şartların neler olduğundan söz etmek istiyorum. 

İade hakkı kısaca, önceden satın alınan mal veya hizmetin, belirli nedenlerle ya da neden sunmaksızın, satıcıya geri verilmesi hakkıdır. İfade ettiğimiz hak, sözleşmenin niteliğine ve iade nedenimize göre, kanunda ‘ cayma hakkı’ ya da ‘sözleşmeden dönme hakkı’ olarak düzenlenmektedir.

Aldığınız mal ya da hizmetin, ayıplı olup olmadığına göre iade hakkı değişiklik gösterir. Öncelikle kanunun ayıptan ne kastettiğini belirtmek gerekiyor. Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. Ayıplı hizmet ise, sunulan hizmetin belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir. Yani satıcının ‘ Ablacım bu ürünü yedi dakika boyunca aralıksız kullanabilirsin’ dediği ürün üçüncü dakikada bozulmuşsa; ya da yeni aldığınız televizyonun ekranında renk ton farklılıkları olmuşsa, oturduğunuz restoranda siparişiniz bir buçuk saat sonra ancak gelebildiyse, tüm bunlar ayıplı mal ve hizmet olarak kabul edilmektedir.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’ a göre, bir kısım sözleşmelerde mal ve hizmet ayıplı olmasa dahi, tüketici sözleşmeden cayma hakkını kullanabilir. Örneğin taksitle satış yapıldıysa; özellikle elektronik ticarette karşımıza çıkan mesafeli sözleşme dediğimiz sözleşmeyle alışveriş yaptıysanız; ön ödemeli konut satış sözleşmesi olarak ifade ettiğimiz ‘EMİNEVİM’, ‘FUZULEVİM’ vb. organizasyonlarla ev almaya çalıştıysanız; ya da bir bankadan sözleşme yaparak tüketici kredisi aldıysanız;  tüm bu sözleşmelerden, kanunda belirtilen süreler içerisinde mal veya hizmet ayıbına gerek kalmaksızın cayabilirsiniz.  

Peki, en sık kullandığımız satın alma yöntemi olan peşin satışlarda, iade hakkını kullanmak için hangi şartlar gerekiyor, bu hakkımızı kullanmak için neler yapmalıyız? Peşin satışlar, yalnızca en sık kullandığımız satın alma yöntemi olduğu için değil; aynı zamanda, satıcıların iade konusunda en çok problem çıkarttıkları alışveriş şekli olduğu için de cayma hakkı önem kazanıyor.  

Yukarıda belirttiğimiz sözleşme türlerinin aksine, peşin satış sözleşmesinde cayma hakkının kullanılabilmesi için mal veya hizmetin ayıplı olması gerekmektedir. Bu şart aranarak, satıcı-sağlayıcı-tacir açısından da ticari hayatın daha güvenilir olması sağlanmak istenmiştir.  Bir nevi tüketiciye, özgür iradesiyle satın aldığı ve ücretini tek seferde ödediği mal ve hizmetin kontrol sorumluğu yüklenmektedir. Hukukta sık sık kullandığımız ‘dürüst, makul, orta zekalı’ birey profili mevcuttur. Bu profilde bir kişiden, peşin aldığı bir malı, alışveriş esnasında incelemesi ve ayıplı olup olmadığına karar vermesi hayatın olağan akışına uygun olandır. 

Satın alınan malın ayıplı olduğu, satış esnasında tüketici tarafından biliniyorsa, buna dayanılarak malın iade edilmesi hukuken mümkün değildir. Bir diğer önemli husus: eğer maldaki ayıp makul bir tüketicinin incelediğinde görebileceği bir ayıpsa, bu takdirde de iade hakkı kullanılamamaktadır.

Bu durumların haricinde: eksik, yanlış ya da hasarlı mal ve hizmet sunulmuşsa iade hakkınız doğacaktır. Burada ayıp kavramı sadece mal ve hizmeti değil, o mal ve hizmetin gerektiği gibi sunulamadığı durumlarda da geçerlidir. Örneğin, satın aldığınız ürün gerektiği ya da size taahhüt edildiği şekilde ambalajlanmamışsa, ürününüzü monte ederken eşyaya ya da size zarar verildiyse, sipariş ettiğiniz doğum günü pastası bir gün sonra ancak elinize ulaştıysa bu durumlarda da iade hakkınız gündeme gelir.

İade hakkı istisnai haller dışında, mal ve hizmetin satın alındığı tarihten itibaren iki yıl boyunca geçerlidir. Burada bir noktayı tekrar vurgulamakta fayda var: her ne kadar iade hakkının iki yıl boyunca geçerli olduğunu belirtsek de, bu süre azami süredir. Dürüst bir tüketicinin bu hakkı kullanabilmesi için, ayıbı öğrendikten sonra uygun süre içerisinde satıcıya müracaat etmesi, iade, değişim, onarım ya da fiyat indirimi gibi haklarından hangisini kullanmak istiyorsa bunu belirtmesi gerekmektedir. Hukuk düzeni, zayıf olduğunu kabul ederek tüketiciyi korumakla beraber, bu korumanın suiistimaline müsamaha göstermez.   

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.