Türkiye Devleti Uygur Türklerine Sahip Çıktı


İsmail Kahraman

İsmail Kahraman

11 Şubat 2019, 14:05

Türkiye cumhuriyeti devleti Doğu Türkistan’da yaşanan Çin’in soykırım ve mezalimine sesiz kalmayarak, sert tepki gösterdi. Türk Dışişleri Bakanlığı Ünlü Halk Ozanı Abdurrahim Heyti’nin Çin hapishanelerinde öldürülmesi  üzerine  yayınladı resmî bildiriyi sizlerle paylaşıyorum. Çin işkencesi altında  Çin zindanlarında şehit olan Doğu Türkistanlı Uygur Şair ve büyük ozan Abdurrahim Heyti’yi Rahmetle anıyor, Mahmut  Yıldırım adlı Hataylı bir ses Sanatçısı arkadaşım tarafından bu akşam hazırlanan Klibi  sizlerle paylaşıyor  Doğu Türkistan’daki Çin zulmünün bir an önce son bulmasını istiyoruz. https://youtu.be/3KXg0p5p-2A

TÜRKİYE  DEN ÇİN’E SERT TEPKİ

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, "Çin makamlarını, Uygur Türklerinin temel insan haklarına saygı göstermeye ve toplama kamplarını kapatmaya davet ediyoruz." dedi. "Uygur Türk'ünün toplama kamplarında ve hapishanelerde işkence ve siyasi beyin yıkamaya maruz bırakıldıkları artık bir sır değildir" denilen açıklamada uluslararası topluma ve BM Genel Sekreterine de çağrı yapıldı.

 DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI BİLDİRİSİ

Dışişleri bakanlığı Sözcü Aksoy, Uygur Türklerine yönelik ağır insan hakları ihlalleri ve halk ozanı Abdurrehim Heyit'in vefatına ilişkin soruya yazılı yanıt verdi.

Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türklerinin ve diğer Müslüman toplulukların temel insan haklarını ihlal eden uygulamaların özellikle son iki yıl içerisinde ağırlaştığına ve uluslararası toplumun gündemine taşındığına işaret eden Aksoy, özellikle Ekim 2017'de "Tüm Dinlerin ve İnançların Çinlileştirilmesi" siyasetinin resmen ilan edilmesinin, Uygur Türklerinin ve bölgedeki diğer Müslüman toplulukların etnik, dini ve kültürel kimliklerinin tasfiye edilmesi hedefi doğrultusunda atılmış yeni bir adım olduğunu vurguladı.

"UTANÇ KAYNAĞI"

Aksoy, açıklamasında, "Keyfi tutuklamalara maruz kalan bir milyondan fazla Uygur Türk'ünün toplama kamplarında ve hapishanelerde işkence ve siyasi beyin yıkamaya maruz bırakıldıkları artık bir sır değildir. Kamplarda alıkonmayan Uygurlar da büyük baskı altında bulunmaktadır. Yurtdışında yaşayan Uygur asıllı soydaş ve vatandaşlarımız bu bölgedeki akrabalarından haber alamamaktadır. Binlerce çocuk ebeveynlerinden uzaklaştırılmış, yetim kalmıştır. 21. yüzyılda toplama kamplarının yeniden ortaya çıkması ve Çin makamlarının Uygur Türklerine yönelik sistematik asimilasyon politikası insanlık adına büyük bir utanç kaynağıdır." ifadesini kullandı.

ULUSLARARASI TOPLUM VE BM

Sincan Bölgesi'nde yaşanan trajediyle ilgili görüşlerinin Çin makamlarına her düzeyde dile getirildiğini aktaran Aksoy, "Böyle bir ortamda, bir bestesi yüzünden 8 yıl hapse mahkum edilen değerli halk ozanı Abdurrehim Heyit'in hapishanedeki ikinci yılında vefat ettiği haberini derin teessürle öğrendik." değerlendirmesini yaptı.

Sözcü Aksoy, "Bu elim hadise, Türk kamuoyunun Sincan Bölgesi'ndeki ağır insan hakları ihlalleri konusundaki tepkisini daha da kuvvetlendirmiştir. Bu haklı tepkinin Çin makamlarınca dikkate alınmasını bekliyoruz." çağrısında bulundu. "Abdurrehim Heyit'i ve Türk ve Müslüman kimliğine sahip çıkmak uğruna hayatını kaybeden tüm soydaşlarımızı rahmetle anıyoruz." ifadesini kullanan Aksoy, şunları kaydetti:

"Bu vesileyle, Çin makamlarını Uygur Türklerinin temel insan haklarına saygı göstermeye ve toplama kamplarını kapatmaya davet ediyoruz. Uluslararası toplumu ve BM Genel Sekreterini de Sincan bölgesindeki insanlık trajedisinin sona erdirilmesi için etkin adımlar atmaya çağırıyoruz."

ÇİN'E ULUSLARARASI ALANDAN TEPKİLER

Çinli insan hakları kuruluşları, Sincan'da milyonlarca Uygur'un "yeniden eğitim" gerekçesiyle toplama kamplarında tutulduğunu bir süredir uluslararası toplumun gündemine getirmeye çalışıyordu.

BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi'nin Çin'de ayrımcılığa uğrayan topluluklarla ilgili İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlediği toplantıya katılan insan hakları kuruluşları, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yerel yöneticilerin siyasi olarak sakıncalı tutumlar içinde olduğunu iddia ettiği bireyleri siyasi eğitim merkezlerinde alıkoyduğunu öne sürmüştü.

Örgüt temsilcileri, toplantıda yaptıkları sunumlarda, herhangi bir yargı kararına dayanmadan hürriyetinden alıkonulan kişi sayısının 3 milyonu bulduğunu iddia etmişti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) bir süre önce yayımladığı raporda, son iki yılda Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde çok sayıda kişinin "önleyici polisiye tedbiri" adı altında suçsuz yere alıkonulduğu ve siyasi açıdan tehlikeli olarak değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı olmaksızın "siyasi eğitim merkezleri" denilen gözaltı merkezlerine gönderildiği iddialarına yer vermişti.

 DOĞU TÜRKİSTAN’DA NELER OLUYOR

Çin’e karşı tepki ve tavır koyan devlet yöneticilerimize teşekkür ediyor  Doğu Türkistan’da yaşayan  Uygur Türkleri’nin hakkını aramaya Sesi olmaya devam edeceğiz.  “Doğu Türkistan’da Neler Oluyor?” başlıklı  yazılarımızı sizlerle paylaşıyorum: http://www.gebzegazetesi.com/m/?id=2936&t=makale

  Doğutürkistanla ilgili yazdığım yazıların  linkleri

http://www.gebzegazetesi.com/m/?id=2936&t=makale

http://www.belgeselyayincilik.com/2015/07

http://www.belgeselyayincilik.com/3673

http://www.dogu-turkistan.net/2012/09/06/cin-ve-dogu-turkistanda-devr-i-alem/?fdx_switcher=true

https://m.youtube.com/watch?v=iruo1E8tms0

http://www.turkbelgesel.com/resim/anakutu/TDBFF-2016-katalog.pdf

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.