Vefa …


Arzu Yaman

Arzu Yaman

22 Mayıs 2020, 11:00

Vefa, “bir şeyi yerine getirmek, sözünde durmak, bağlılık" gibi anlamlara sahiptir. Sevgide devamlılığı ifade etmekle birlikte, emek vermeyi de beraberinde getirir. Ahlaki bir terim olarak ise, görülen iyilikleri unutmama, iyilikte bulunanlara misliyle karşılık verme demektir. Vefalı olmak aynı zamanda samimiyetin bir tezahürü …

“Nerede kaldı vefa ?” diyenlerinizi duyar gibiyim. Günümüzde pek çok kavram gibi bu kavramın da içi boşaldı desek, yanlış olmaz. Fakat sorgulayışımıza öncelikli olarak kendimizden başlamalı değil miyiz ! Mesela biz ne kadar vefalı biriyiz ? İnananlar için, insanın öncelikli vefası yaratıcısına karşı olsa gerek. Yani öyle olmalıdır. Pek çok imkan ve güzelliklerle donatılarak bu dünyaya gönderilmiş olan insanoğlu sahip olduklarının ne kadar farkında ve şükründedir ? Sırf insan olarak yaratılmış olmanın verdiği bir lütuf vardır ortada. Bu farkındalık noktası dahi bir vefanın neticesidir. Bilmek ve şükretmek !

Kul ve Yaradan arasındaki ilişkinin yansımaları değil midir, gündelik insan ilişkilerinde de yaşadıklarımız ! Sadece yapıp ettiklerimizin değil, bir duygu durumumuzun dahi bilinmesini, belki onaylanmasını bekleriz. Beklentiye girmeden hissetmek ve vermek en ideali olsa da, çoğu zaman kadir kıymet bilinsin isteriz. Bu durum, insana kendini daha iyi hissettirir.

Materyalist bir zihniyete teslim olmaya başladığımız bu zamanlarda, vefasıyla sıcaklığını hissettiğimiz insanlar varsa çevremizde, çok şanslı olduğumuzu bilelim. Her şeyin yolunda gittiği günlerde kalabalık olmak, çaya arkadaş bulmak kolaydır da, zor zamanlarda yanınızda kimlerin durduğu önemli. Bazen bedeniyle olamasa da en azından kalbiyle, duasıyla size destek olanlar ayrılır elbet. Siz bilirsiniz ki o oradadır, uzaklığa rağmen yakın olandır aslında.

Kimi zaman hüznün dehlizinde debelenirken omzunuza dokunan bir el, kimi zaman sessizliğinize ortak bir sessizlik, kimi zaman buğulu bir çift göz, kimi zaman da istemeden bir ihtiyacınızın size gelmesidir.  Daha pek çok şeydir de…

Bir kahvenin bile hatırının kırk yıl sayıldığı yerde, kırıldığınız yerden kırılan, düştüğünüz yerden kaldıran ve yaralarınızı siz istemeden pansuman eden, “bu da geçecek” diyen sevdikleriniz olsun… daha ne olsun ki …. Tüm bunların kıymetini hatırlatan şeyler yaşatıyor size hayat. Görebilene… anlayabilene …

Değer ölçülerimiz neler ise ona göre de bir mıknatıs etkisi oluşuyor çevremizde ve yaşam bu referanslarla şekilleniyor. Yaratılış hikayemize sadık kalarak döşemeliyiz hayat yolumuzun taşlarını. O vakittir ki anlamlı bir yaşam yolculuğu sürmüş olalım.

Kavramları doğru tanımlamalı. Tüm kavrayışlar bizim kelimelere yüklediğimiz anlamlar üzerinden gerçekleşiyor. Sözün büyüsü dediğimiz şey. Materyalist bir bakışla harmanladığınız sözde vefa, olsa olsa menfaat olabilir.

Hızlı tüketim anlayışının yükselişe geçtiği bu çağda, insani ilişkilerimiz de bundan nasibini alıyor. Sanal kalabalıklarla kuşatılmış hayatlar insan ruhunu gün be gün kemiriyor. Çokça ifade edilen “çağı yakalamak” bu sahtelik olmasa gerek. Vefa göstermediğimiz yerde vefa beklemek mümkün müdür ?  Şöyle bir mercek tutsak mı kendimize, önce kendimize ama !

******

2020 Ramazan Bayramına kavuşmak nasip oldu geride kalanlara. Zira asıl yolculuğuna uğurladığımız pek çok insan oldu. Buruk bir bayram olsa da yokluklarıyla, karantina sebebiyle yine de şükür diyelim. Şükredenlerden ve ibret alanlardan olalım.

Bayramımız mübarek ola  …

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.