‘’Vira Bismillah‘’ 


Sibel Çakcak

Sibel Çakcak

23 Ocak 2021, 13:43

‘’ Âvâzeyi bu âleme Davud gibi sal
    Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş .’’ (Bâkî)
Küçük büyük tüm okurlarımıza sonsuz saygı ve selamlarımızı sunarak an itibarıyla vira bismillah diyoruz  ‘’Mola’’ adlı köşemizle .
Bugünden itibaren haftanın bir günü , heybemizdeki edebi ve kültürel birikimlerimizle , dilimiz döndüğü kalemimiz yettiğince sizinle birlikte olmaya çalışacağız . Sürç-i lisan eder isek şimdiden affola efendim . 
İlk yazımız ; Divan Edebiyatımızın son büyük şairi Şeyh Galib ile başlasın ilk durağımız Hüsn-ü Aşk olsun istedik .
Asıl adı Mehmed Esad olan Şeyh Galib 1757 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiş , ilk şiirlerinde Esad mahlasını kullanırken daha sonra Galib mahlasını alarak  yoluna devam etmiştir .
Yirmi altı gibi gencecik bir yaşta  , Türk Edebiyatı’nın  en güzel mesnevisi olan ; ‘’ Hüsn ü Aşk ‘’ adlı eseri yazmıştır .
Tasavvufun Mevlevilik bölümüne sıkı sıkıya bağlı şairlerimizdendir .
‘’ Sen ‘’ adlı şiirindeki şu iki beyit üzerinde hassasiyetle durulması gereken derin bir cevherdir ; ‘’ Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen / Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.’’(Şeyh Galib)
Kendine dikkatlice bir bak , sen âlemin özüsün / Sen varlıkların göz bebeği olan insansın .
Eşref-i mahlukatız biz kâinatın eşsiz varlığı insanız öyleyse bu özün farkına varıp önce kıymetin hakkını idrak etmekle işe başlamalıyız .
Hak katında en değerli hazine bizim varlığımız , bu varlığa yakışır şekilde söz ve davranışlarda bulunup hayat ölçüsünü edep ve şeref ekseninde kucaklamaksa yegane davamız .
Şeyh Galib kendi döneminde bulunduğu bir sanat meclisinde , şair Nabî’nin ‘’Hayrâbâd’’ adlı eserinin methedildiğine ve bir benzerinin yazılmasının mümkün olmadığının söylendiğine şahit olunca Hüsn ü Aşk’ı kaleme almaya karar verir . Ve altı ay gibi kısacık bir dönemde bu şahane eseri tamamlar .
Eser ; Hüsn ismindeki kız ile Aşk ismindeki delikanlının sevda yolculuğundaki maceralarından bahsederek başlasa da asıl varılmak istenen nokta ; Aşk’ın hakiki olgunluğa erişip gerçek güzellikle bütünleşmesi , ikilikten doğan birliktir.
Bu eserdeki bütün kişi ve yer adları tasavvufî birer semboldür aslında . İlk yazımıza Galib’le başlayalım aşktan garip kalmayalım istedik .
Meraklısı bu sembolleri arayıp bulacaktır elbet biz naçizane gönül hanemize ufacık bir hatırlatmayla ‘’ ayağa kalk’’ dedik .
Kıymetli aşkın çağımız tezgâhlarında yeniden dokunması tek tesellimiz olacaktır şüphesiz .
‘’Gök kuşağı bestesini sunarken güneşten yar’e
Yağmur avuçlarında körpecik duadır tane tane !..’’

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tekin Çelik - 1 ay önce
Güzel bir yazı, kaleminize sağlık Sibel Hanım. Yeni durağınızda size başarılar :)
Avatar
Sibel Çakcak - 4 hafta önce
Teşekkür ederim hocam