NE YAPSANIZ GEÇMEYEN O YORGUNLUĞUN SEBEBİ BULUNDU EVDEKİ GİZLİ PANDEMİ

Sabahları sürekli yorgun uyanmak, nedensiz hapşırık krizleri ve kalitesiz uykular modern insanın en büyük şikayetleri arasında yer alıyor. Birçok kişi bu durumun sorumlusu olarak yoğun iş temposunu ya da stresi görse de madalyonun arkasında çok daha farklı bir gerçek yatıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, kapalı alanlardaki hava kirliliği dış ortama kıyasla çok daha yüksek seviyelerde seyrediyor. Evlerdeki bu görünmez tehlike, insan sağlığını içeriden kuşatmaya devam ediyor.
GÜNÜN YÜZDE 90’I KAPALI ALANLARDA GEÇİYOR
Modern yaşam düzeninde insanlar, günün yaklaşık yüzde 90’ını ev ve ofis gibi kapalı alanlarda geçiriyor. Ancak bu alanlarda solunan hava, bireyleri yavaş yavaş hasta edebiliyor. Konuya ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Hutt Türkiye İklimlendirme ve Hava Temizleme Sistemleri Genel Müdürü Melek Ataker, ev tozlarının, evcil hayvan kepeklerinin ve gözle görülmeyen alerjenlerin modern çağın yeni bir pandemisi haline geldiğini ifade etti.
GÖZLE GÖRÜLEMEYEN TEHLİKE
Dış ortamdaki egzoz dumanı veya endüstriyel atıklar gözle görülebildiği için insanların kişisel önlemler alabildiğini, ancak ev içindeki tehlikenin çoğunlukla göz ardı edildiğini belirten Melek Ataker, modern yaşamın getirdiği bu paradoksu şu sözlerle aktardı: “Yüksek yalıtımlı, hava almayan modern binalarda yaşıyoruz. Dışarıdaki kirlilik içeri girmiyor belki ama içerideki kirli hava da dışarı çıkamıyor. Ev tozu akarları, yemek kokuları ve kimyasal gazlar havada asılı kalıyor. Sonuç ise geçmeyen alerjik reaksiyonlar, astım tetiklenmeleri ve kronik yorgunluk sendromu oluyor. Temiz havayı sadece solumak yetmez, biyolojik olarak hissetmek gerekir.”
HAVAYI YIKAYAN TEKNOLOJİLER
Geleneksel temizlik anlayışının tamamen kabuk değiştirdiğini vurgulayan Ataker, tüketicilerin artık sadece yüzeyleri temizlemekle yetinmediğini, soludukları havayı da arındırmak istediğini belirtti. Hutt olarak geliştirdikleri HEPA filtre teknolojisine sahip hava temizleyicilerin önemine değinen Genel Müdür Melek Ataker, bu cihazların önümüzdeki dönemde her evin televizyon veya buzdolabı gibi vazgeçilmez birer demirbaşı haline geleceğini öngördüklerini sözlerine ekledi.
Hatice Yiyit