YÜZYILLIK YALNIZLIK VE HANGİ TOPRAĞIN İNSANIYIZ ?


Yüksel Pekdemir

Yüksel Pekdemir

26 Haziran 2020, 14:12

Kıymetli okurlarım,

Pandemi dönemi dedik ve aldık elimize kitapları, okuduk da okuduk ama okumayla biter mi? Yine kalın bir kitabı elime aldım ve okuyorum. Kendime keyifli okumalar diledikten sonra keyifle sayfaları çeviriyorum. Ne okuyorum, biliyor musunuz ?  YÜZYILLIK YALNIZLIK, Gabriel Garcia Marouez...

***

Sayfa 24,

Ursula hiç istifini bozmadı. “ Hiçbir yere gidecek değiliz.” dedi. “Burada çocuk sahibi olduk, o yüzden burada kalacağız.”

Jose Arcadio Buendia, “ Ama daha hiç ölen olmadı.” diye karşılık verdi. “ İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa , o adam o toprağın insanı değildir.”

***

Kıymetli okurlarım, görüyor musunuz anlayışı ? Bunu Kolombiyalı bir yazar olan  G. G. Marouez, diyor.

Dünyanın neresinden olursanız olun bir yere , bir kente, bir ülkeye veya bir coğrafyaya ait olabilmek için yaşadığınız toprakların altında ölülerimizin olması gerekiyormuş.  İşte bu durum insanda bir aidiyet duygusu oluşturuyor, öyle ki bu duygu zamanla bir tutkuya dönüşüyor. Ve yaşadığımız ülkeye sahip çıkıyoruz bir Nazım gibi... Ve “ bizim” diyoruz.

***


dört nala gelip uzak asya'dan
akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim

kapansın el kapıları
bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
bu davet bizim

bilekler kan içinde dişler kenetli
bilekler kan içinde ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak
bu cehennem, bu cennet bizim

yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine
bu hasret bizim

***

Uzak Asya’dan öle öle gelmişiz.Anadolu’ya öle öle girmişiz... Kanlarımız topraklara gübre olmuş, yeniden yeniden binlerce yıl bir tohumdan binlerce fidan vermişiz. Dünyanın merkezine yerleşmişiz. Bazen cehennem bazen cennet olmuş bu topraklar bize ama toprağın altında sıra dağlar gibi yatanlarımız var. Bu vatan bizim, bu topraklar bizim... Altıyla üstüyle her yanıyla bizim. Biz gidemeyiz.

***

Niyetim hamaset yapmak değil.Niyetim bizi toprağa, memlekete, ülkeye, vatana ve bayrağa bağlayan duygularımızı dile getirmek. Niyetimiz tek dişi kalmış canavarların yaptığı gibi, bölmek, parçalamak, yutmak, sömürmek değil. Niyetimiz yaşamak ve yaşatmak... Bir emaneti bizden sonrakilere layıkıyla devretmek. Toprağın asıl sahiplerinin bize emanet ettiği bu güzel ülkeyi yarınlarımıza ulaştırmak. Asıl sahipler kim mi?

***

BU VATAN KİMİN

Bu vatan toprağın kara bağrında

Sıra dağlar gibi duranlarındır.

Bir tarih boyunca onun uğrunda,

Kendini tarihe verenlerindir.

...

İleri atılıp sellercesine

Göğsünden vurulup tam ercesine,

Bir gül bahçesine girercesine,

Şu kara toprağa girenlerindir.

Tarihin dilinden düşmez bu destan

Nehirler gazidir, dağlar kahraman

Her taşı bir yakut olan bu vatan

Can verme sırrına erenlerindir.

Gökyay’ım ne desem ziyade değil,

Bu sevgi bir kuru ifade değil.

Sencileyin hasmı rüyada değil,

Topun namlusundan görenlerindir…

                        Orhan Şaik GÖKYAY

***

Can verme sırrına erenlere selam olsun. İşte biz can verme sırrına erenlerin yattığı toprakların insanlarıyız hem de tam üç bin yıllık yalnızlığımıza rağmen.Bir ağaç gibi yalnız ve hür... Hep kardeşcesine dedik; kardeşliğimizi kabullenmeyenler oldu ama kardeş bildiklerinin sömürgesi oldular.

***

Hayırlı cumalar, sağlıklı günler dilerim.

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Selahattin kacar - 2 hafta önce
Çok beğendim hocam müsadenle arkadaşlarımla paylaşıyorum selamlar
Avatar
Emre Kartal - 2 hafta önce
Kalemine sağlık üstat her zaman ki gibi harikasın.
Avatar
Onur Genç - 2 hafta önce
Saygıdeğer Yüksel Hocam,Nazım bu toprakların yetiştirdiği en büyük ve dilimizi en iyi kullanan şairlerden biridir. Başka ülkede ölmüş olması ve mezarının orada olması bu gerçeği değistirmiyor tıpkı Mehmet Akif'te de olduğu gibi.Insanlar idealleri uğruna pek çok şeyden vazgeçmek durumunda kalıyorlar ama bu onları değersiz veya vatan haini veya şucu bucu yapmaz yapmamalı da.Biz insanların pratikte var olan tutumlarına odaklanmalıyız. Bunu yaptığımız müddetçe kardeşçe yaşayabiliriz.Eline emeğine sağlık.