Anne bak, okula başlıyorum…

Merhaba dostlar, yeniden yeni bir eğitim ögretim dönemine girmiş bulunuyoruz. Oryantasyon sürecinde sizlere biraz okula uyum konusundan bahsetmek istiyorum.
İlk olarak şunu belirtmek isterim ki, mümkün olduğunca dört yaşa kadar evinizin sıcak ortamında çocugunuzla vakit geçirmeye gayret edin. Zorunlu olmadıkça dört yaş öncesi, kreşlere teslim etmeyin yavrularınızı. Derdim kreşler değil tabi ki yararlı ve olması gereken kurumlar. Hatta çocuklarımızın yetenek ve gelişimine önemli katkıları da bulunuyorlar. Amacım anne ve çocuk arasındaki bağın daha kuvvetli olması.
Evet,ana okuluna yeni başlayan bir çocuk neden uyum sağlayamaz? Sorumuz bu… Bunun bir kaç sebebi var aslında.
İlk ve en önemlisi ise bağımlı ebeveynler ve bağımlı çocuklar. Bazı ebeveyler çocuğunun kendisine çok bağlı olduğunu düşünerek, hatta buna çok sevinerek bir türlü bırakamaz yavrusunu. Bunu da çocuğuna yansıtarak ayrılamayanın çocuğu olduğunu söyler.
Aslında kaygılı olan bırakamayan annedir.Kaygısını da bu anlamda çocuğuna yansıtır. Ebeveyn okul seçimi konusunda ne kadar telaşlı ve kaygılı ise çocuğunuzda öyle olacaktır ki duygular bulaşıcıdır.
Bir diğer neden ise, anne ve çocuğun bağlanma sorunudur. Güvenli bağlanmadaki sıkıntı okul zamanı ortaya çıkar. Çünkü anaokulları genel anlamda çocuğun yaşadığı ilk ayrılma süreçleridir.
Şöyle ki, anneye güvenli bağlanamayan çocuk, terk edilme korkusu yaşayabilir.Bu korku onu kaygılandırır. Anneye güvenemeyen çocuk, çevresine de güvenemez. Toplumda ne yapacağını bilemez. Okul hakkındaki bilgi azlığı onu daha da fazla kaygılandırır. Unutmayın sevgili anneler, anneyle güzel bir bağ kuran, ailede kendisini güvende hisseden çocuk dışarıda da kendini güvende hissedecek ve sizden rahatlıkla ayrılabilecektir. Neden mi her insan gibi çocuklarda çevresini kendi gibi zanneder. Güveni tadan güvenir. Sürekli nankörlük gören ise bu duyguyu kaybeder.
Peki okula uyumun rahatlıkla olabilmesi için neler yapmalı?
Dediğimiz gibi öncelikle güvenli bağlanma. Sonrasında okula başlamadan önce çocuğu okul konusunda bilgilendirmek, hatta birlikte gelip okulu beraber gezmek yararlı olacaktır. Bunun haricinde yeni bir çanta, kalemler boyalar vb. şeyler de teşvik edici meteryaller. Ögretmene ve okul kurumuna olan güvenimizi çocuğumuza da belli etmeliyiz. Kurum hakkındaki olumsuz cümleler siz anlamaz diye düşünebilirsiniz ama yavrunuzda da olumsuz etki edecektir.
Tabi ki çok pozitif olalım diye fazla abartılı cümleler kurmamak da gerekir.
Bazı öğrenciler bu muhteşemlik beklentisiyle sınıflarına koşa koşa giriyorlar sonrasında ufacık bir sorunla tamamen reddetme sürecine girebiliyorlar. Mühim olan olması gereken aşamalı bir uyum süreci yaşamak. Bu konuda biraz sabır gerekiyor sadece…
Tüm bu söylediklerimin ilkokul, beşinci sınıf ve dokuzuncu sınıflar için de geçerli olduğunu belirmek isterim. Her yeni ortam güven ve uyum süreci ister.
Buradan tüm ögrencilerimize harika bir eğitim öğretim yılı diliyor, hepsini kocaman öpüyorum.
Sağlıkla mutlulukla kalın…