Otomotiv sektörüne ‘Kadın Eli’ değdi!


Erkek ağırlıklı otomotiv sektörüne 20 yılını vermiş başarılı isimlerden biri olan Nazer Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Ümmühan Pektekin ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel bir röportaj gerçekleştirdik.


Otomotiv sektörüne ‘Kadın Eli’ değdi!

Ümmühan Pektekin, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladığını ifade ederek, ‘Kadınlarımızın hak ettikleri değeri gördükleri, cinsiyetlerinden dolayı ayrımcılık yaşamadıkları, ön yargılı davranışlara maruz kalmadıkları eşit bir dünya diliyorum. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’müz kutlu olsun.’’ Mesajını verdi.

Kadınların özellikle iş ortamında daha fazla ezildiklerine inanıyor musunuz? Önüne geçmek adına neler yapılabilir?

Özellikle aile şirketlerinde bunu her zaman vurguluyorum. Kendimden örnek vermek gerekirse erkek kardeşim ve babam beni korumak adına, ben her zaman bir adım geride kalmak durumunda kaldım. O yüzden de mücadele etmek zorunda kaldım. Belki onlara göre daha fazla çalışmak, daha üretmek ve kendimi daha fazla göstermek zorunda kaldım. Bunun için ne yapmak gerekli, biz kadınlar daha çok rol model olursak bu algıyı yıkabiliriz.

Son zamanlarda kadına yönelik şiddet artıyor. Sizce bunun sebebi ne olabilir?

Şiddetin artmasının nedeni, erkeklerin kabullenememesi. Çünkü artık teknoloji, internet ve televizyon sayesinde kadınlar daha çok bilinçlendi. Ezilmemek adına daha çok mücadele ederek kendilerini gösteriyorlar. İsteklerini haykırıyorlar ve buda erkeklerin hoşuna gitmiyor. Çünkü onlar buna alışık değil. O yüzden de şiddet çoğaldı. Aslında bence kadınlar güçlendikçe daha çok ortaya çıktıkça ve bilinçlendikçe şiddet arttı. Bence bu yüzden eğitim gerekli, yetiştirilme tarzı değiştirilmeli. Sonuçta biz hep kadınları konuşuyoruz, kadınların rol model olmasını konuşuyoruz ama bence bu sorunlar erkekleri eğitmekle düzelecek.  Biz erkekleri ne kadar eğitirsek, onlara kadınların aslında güçlü olmasının hem aile hem de Türkiye ekonomisine faydalı olduğunu anlatırsak şiddette azalmış olur.

Kadın-erkek eşitliğinden ne anlamalıyız? Çünkü fizyolojik ve duygusal anlamda kadın ile erkek arasında farklar var. Bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Doğamız gereği bir gerçek var. Kadın fiziksel olarak daha hassas daha incinebilir olabilir. Tabi ki bazı noktalarda erkeklerden daha korumacı olabilir. Ama kadın erkek eşitliği şu, biz Türk kadınları olarak şanslıyız çünkü Cumhuriyet’le birlikte kazandığımız haklarımız, özgürlüklerimiz var. Erkekler de bunu kabul etmeli, biz istediğimiz zaman her yerde var olabiliriz. Her iş alanında, politikada, mecliste, iş hayatında…Sonuçta haklarımız ve özgürlüklerimiz var. Erkekler bunu kabullenmeli ama tabi ki sonuçta bende evli bir bayanım. Tabi ki benim bir anne olarak sorumluluklarım var, gelenek göreneklerimiz var. Biz hiçbir zaman bunları yok saymıyoruz. Bizim bahsettiğimiz eşitlik ya da haklar başka şeyler. İş hayatında eşit ücret, eşit hak, bizde yönetici olmak istiyoruz. Eşitlik derken biz bunları kastediyoruz. Fiziksel olarak eşitiz diye savunmuyoruz. Biz sadece her şeyi yapabileceğimize inanıyoruz.

Kadınların iş hayatında güçlenmesi kadın-erkek ilişkilerinde dengeyi bozar mı? Boşanmaların artmasının sebeplerinden biri kadınların ekonomik gücü mü?

Neden dengeyi bozsun. Eşitlik demek denge demek. Sonuçta evlilikte mesela kadın ve erkek eşit olduğu zaman, aynı dengede olduğu zaman güzel bir şekilde yürüyor. Sonuçta bence iş hayatında da kadın erkek birlikte yapabilir, denge bozulmaz. Boşanmaların artmasının sebebi, erkeklerin kadınların güçlenmesini her noktada olmasını kabullenmemesinden kaynaklanıyor. Bu yüzden de ben şuna inanıyorum, kadınlar kadar erkekler de rol model olmalı. Erkeklerde konuşmaya başlamalı. Sadece benim gibi iş hayatında belli bir yere gelmiş kadınlar değil, iş hayatında ya da belli bir pozisyondaki erkeklerin de konuşması gerekiyor ve bu konuyu vurgulaması gerekiyor. Bence kadın erkek birlikte çalışırsak, birlikte bu konuya değinirsek çözebiliriz bu sorunu. Biz kadınlar bir araya gelerek, bu konuyu konuşarak, devamlı kendimizi mücadele ederek göstererek çözemeyiz, erkeklerle beraber çözebiliriz.

Girişimci bir kadın olarak bunun zorluklarını en iyi siz bilirsiniz. Buradan girişimci olmak isteyen, cesaret edemeyen kadınlara neler söylersiniz?

Kadınlar önce kendini sevmeli ve bir kadın kendine inanmalı, güvenmeli. Maalesef biz yetiştirilirken, bir şekilde hep geride bırakılarak yetiştiriliyoruz. Bir kadın kendine inanmalı ve güvenmeli. Her konuda kendini yetiştirmeli. Ne kadar bilgili, eğitimli ve donanımlı olursa o kadar kendine güvenir. Kendine inanan ve güvenen kadın bence her şeyi yapabilir. Zaten kadınlar bence detaycı. Bu detaycı olma özelliği kadınları her zaman başarılı kılan bir özellik. Araştırmacı, detaycılığı girişimci kadınlara yardımcı olacaktır ve her yönüyle bakabilme özelliği, sonuçta biz bir anneyiz bir çocuk yetiştirirken de her taraftan bakabilmeyi öğreniyoruz ve yaşıyoruz. Ceyda ÖZER