Reşit Olmayan Çocuğun Velayeti Kime Verilir ?



Boşanma davası sürecinde taraflar en çok nafaka, velayet, mal paylaşımı, ortak konutta kimlerin yaşayacağı gibi konu ve sorunlarla mücadele ediyor. Özellikle velayet konusunda toplumda bazı doğru bilinen yanlışlar da yok değil. Peki, boşanma sonunda müşterek çocuğun velayeti hangi tarafa bırakılır, bunun nedenleri nelerdir?

Velayet anne ve babanın reşit olmayan çocuk üzerindeki bakma, gözetme ve koruma hak ve sorumluluğunu ifade etmektedir. Bunun temelinde de küçüğün korunmaya değer olması ve menfaatinin öncelenmesi yatmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 335. vd. maddelerine göre, evlilik devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanırlar. Bu, çocuğa birlikte bakmak, tüm ihtiyaçlarını birlikte gidermek, çocukla müşterek şekilde ilgilenmek veya çocuğun gideceği okula, alacağı eğitime birlikte karar vermek anlamına gelmektedir. Eğer taraflar boşanmış veya boşanma evresinde ise, mahkeme küçüğün faydasını gözeterek velayet karar verir.

*****

Tarafların Boşanma Davası Devam Ediyorsa

Boşanma davalarında velayete ilişkin talepler genelde yargılamanın başında gündeme getirilir. Nadiren de olsa, yargılama aşamasında da velayete ilişkin talepte bulunulur. Kadın veya koca, çocuğun velayetinin kendisine bırakılması için mahkemeyi ikna çabasına girer. Bu noktada küçüğün maddi manevi olarak zarar görmemesi, çocuğun faydasına olan şeye karar verilmesi asıl istenendir. Mahkeme aşağıda belirttiğimiz bazı kriterleri bir arada değerlendirmekte ve çocuğun asıl ihtiyacı olan neyse ona hükmetmektedir.

Peki bu kriterler nelerdir? Mesela velayeti istenen çocuğun cinsiyeti, yaşı, anneye mi babaya mı daha çok ihtiyaç duyduğu en önemli ölçüm araçlarındandır.  Bununla beraber, eğer çocuk ifade verebilecek yaşta ise, çocuk psikoloğu çocukla görüşerek velayet konusundaki fikrini, aile icerisindeki yaşam şartlarını, maddi manevi durumunu öğrenir. Mahkemeler de ifade verebilecek yaştaki çocukları duruşmaya çağırarak anne ve babasından hangisiyle yaşamak istediğini sormaktır. Bununla beraber çocuğun maddi ihtiyaçlarının yeterince karşılanıp karşılanmayacağı, çocukla manevi olarak ilgilenip ilgilenemeyeceği diğer kıstaslardandır.

*****

Taraflar Boşandıktan Sonra

Taraflar arasında boşanma kararı verildikten sonra da bazı durumlarda yeniden velayet davası açılabilmektedir. Bu davanın adı velayet değişikliği davası olarak geçmektedir. Davayı açan taraf bu sayede, çocuğun velayetini almayı kendisinin hak ettiğini ispatlama şansına kavuşur. Burada önemli olan nokta, velayet değiştirilmediğinde çocuğun zarar göreceği iddiasıdır. Örneğin çocuğun maddi ihtiyaçları karşılanmıyor, eğitimi ihmal ediliyor, çocuk şiddete veya cinsel istismara uğruyor olabilir. Zarara neden olan olayın bu denli büyük olması da şart değildir.  Velayet değişikliği yapıldığında, çocuk daha iyi şartlarda yaşayacak çocuğun hayatı az ya da çok iyileşecekse, bu halde de değişiklik talep edilebilir. Böylesi durumlarda, Çocuğun üstün yararı gereğince, bu iddialar her türlü delille ispat edilebilmektedir. Bu şekilde boşanmaya karar verildikten sonra da dava açıp çocuğun velayeti talep edilebilir.

*****

Çocukla Kişisel İlişki Kurulması

Çocukla kişisel ilişki kurulması, velayet kendisinde olmayan eşle çocuğun görüşebilmesi amacıyla verilen bir karardır. Bu karar, boşanma davası devam ederken ya da boşanma kararı verilirken düzenlenebilir. Bununla birlikte, boşanma davası bittikten sonra da kişisel ilişki kurulması hakkında talepte bulunulabilir. Burada da önemli olan şey velayet davalarinda oldugu gibi, çocuğun üstün menfaatinin korunmasıdır. Küçüğün maddi manevi gelişimi için hem anne hem de babayla görüşmesi, ikisiyle de zaman geçirmesi gerekmektedir. Bu nedenle, evvelden kişisel ilişki kurulması kararı verilmediyse ya da kişisel ilişki süresinin arttırılması istenirse dava açıp talepte bulunulması mümkündür.