Anasayfa > Asayiş  >  Kocaeli Gülbiter Duman Cinayetinde Şok Savunma: Sanık ‘Aşk İçin Gittim’, Kuyumcu ‘Bileziği Nasıl Keseceğini Sordu’

Kocaeli Gülbiter Duman Cinayetinde Şok Savunma: Sanık ‘Aşk İçin Gittim’, Kuyumcu ‘Bileziği Nasıl Keseceğini Sordu’








Kocaeli Cinayeti Davasında Sanık İlk Kez Hakim Karşısında: “Hoşlandığım Kadını Görmeye Gittim”

Kocaeli Cinayeti Davasında Sanık İlk Kez Hakim Karşısında: “Hoşlandığım Kadını Görmeye Gittim”

Kocaeli’de 63 yaşındaki Gülbiter Duman’ı boğazından bıçaklayarak öldürdüğü ve bileziklerini keserek aldığı iddia edilen sanık Salih Ç., ilk kez hakim karşısına çıktı. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada suçlamaları reddeden sanık, olay günü binaya hoşlandığı bir kadını görmek için gittiğini savundu. Sanık, bozdurduğu bileziklerin eşine ait olduğunu ve yaklaşık 4 milyon lira borcu bulunduğunu ifade etti. Davada tanık olarak dinlenen kuyumcu ise, sanığın kendisine bileziklerin nasıl kesileceğini sorduğunu aktardı.

DEHŞET VEREN OLAYIN DETAYLARI

Olay, 27 Şubat’ta saat 17.30 sıralarında Mimar Sinan Mahallesi Çağlayan Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 63 yaşındaki Gülbiter Duman, mutfakta yere yığılmış halde annesi Fatma Dağ (82) tarafından bulundu. Annesinin yardım çağrısı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, boynunda ve kolunda kesikler bulunan Gülbiter Duman’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Cumhuriyet Savcısı ve uzman ekiplerin yaptığı incelemelerde, kadının kolundaki 3 burma bileziğin yerinde olmadığı tespit edildi. Yapılan araştırmalar neticesinde, zanlı Salih Ç.’nin bir kuyumcuda kesik bilezik bozdurduğu ortaya çıktı. Olayla ilgili olarak hayatını kaybeden kadının komşusu olduğu öğrenilen Salih Ç. gözaltına alındı. Suçlamaları kabul etmeyen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

SANIKTA ELE GEÇİRİLEN SİLAHLAR VE MÜHİMMAT

Şüphelinin ikametinde yapılan aramalarda, gizlenmiş bir alanda 2 tabanca, 30 fişek, 3 yivsiz tüfek, farklı kalibre, renk ve markalarda toplam 811 av tüfeği fişeği ile 6136 sayılı kanuna muhalefet suçunu oluşturan 1 bıçak ele geçirilerek muhafaza altına alındı.

İDDİANAME VE MAHKEME SÜRECİ

Sanık hakkında hazırlanan iddianamede, “kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, “konutta silahla yağma” suçundan ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapis ve adli para cezası talep edildi. Davanın ilk celsesi Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Salih Ç., tanıklar ve taraf avukatları katıldı.

SANIK SALİH Ç.’NİN İFADESİ: “HOŞLANDIĞIM KADINI GÖRMEK İÇİN GİTTİM”

Suçlamaları kabul etmeyen sanık Salih Ç., “Olay günü binaya gitme sebebim hoşlandığım kadın F. ile görüşmekti. Kendisiyle herhangi bir münasebetimiz yoktu ancak olması için gitmiştim. O gün F. ile görüşemedim. Binanın tek girişi vardır. Bu bina iş yerime yaklaşık 5 kilometre kadar mesafede bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

BİLEZİKLERİN EŞİNE AİT OLDUĞU VE BORÇ İDDİASI

Bozdurduğu altının eşine ait olduğunu söyleyen sanık, “Altınları ofiste çekmecemde tutuyordum. Benim ofisime giren çıkan olmaz. Altınlar eşimindi. Altınlar kesik vaziyetteydi, sonradan kesmiştim. Altınları eşimden olaydan bir buçuk, iki sene kadar önce almıştım. Eşim görürse almasın diye kesik vaziyette tutuyordum. Eşimden altınları iş yerimizi açarken almıştım. Ancak bende duruyordu, hepsini bozmamıştım. Bu süre zarfında herhangi bir şekilde icralık olmadım. Borçlarımı geciktirmemiştim. İş yerimle ilgili hiçbir borcum yoktur. Kredi kartlarımın yaklaşık 4 milyon civarında borcu vardı. Bunlardan vadesi gelen bir tane vardı. Onu zaten o gün ödemiştim” ifadelerini kullandı. Bankaya ödeme yapacağı için altınları bozdurduğunu söyleyen sanık, Gülbiter Duman’ı tanımadığını, maktulde altın olduğuna dair bilgisinin olmadığını ve kendisini öldürmediğini iddia etti.

“MAKTUL EŞİME KASAYA ALTIN KOYMAYI TEKLİF ETMİŞ”

Maktulün, kendi kayınvalidesinin ev sahibi olduğunu belirten Salih Ç., “Kadın öldükten sonra eşim ile kayınvalidem konuşuyorlardı. Maktul, eşinden ve çocuklarından para kaçırdığını, altınları kasada tuttuğuna dair konuşmalarını duymuştum. Bu duyum vefatından sonraydı. Eşim ile 2016-2017 yılından beri kiralık kasamız vardır. Maktul daha önce eşime, bankalarda bulunan kiralık kasamıza altınları koyup koymayacağımızı sormuş. Eşim de ‘hayır’ demiş. Bunun maktulün ölümünden sonra duydum. Öncesinde maktulün altınlarına dair herhangi bir bilgim yoktu. Maktulün altınları kasaya koyma tekliflerini ne zaman yaptığını bilmiyorum” dedi.

“F. İÇİN BİNAYI GÖZETLİYORDUM” VE BERAAT TALEBİ

Hoşlandığı kadın F.’nin İstanbul’dan evine gelip gelmediğini kontrol etmek için binaya geldiğini söyleyen sanık Salih Ç., “İki veya üç kere binanın olduğu yere gittim. F.’nin gelip gelmediğini anlamak için kapıyı dinledim. İçeriden ses gelmiyordu, sonrasında çıktım. Camları açar düşüncesiyle camlarına dışarıdayken bakıyordum. Bu şekilde gelip gelmeyeceğini anlayacaktım. Eşimin ekonomik durumumuzun normalliği ile ilgili bilgisi yoktu. Kendisi bizi borçlu biliyordu. Eşim sürekli olarak para alıp kendi kasasına atmasın diye durumumuzun kötü olduğunu kendisine söylüyordum. Eşimin kolundan bilezikleri keserek almadım. Eşim bileziği tekrar görüp almasın diye kesip muhafaza ettim. Her ne kadar kayınvalidem altınlara dair bildiklerini bana ve eşime anlattığını söylemiş ise de bu husus doğru değildir. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.

KUYUMCU TANIK Y.D.’NİN İFADESİ: “BİLEZİĞİ NASIL KESECEĞİNİ SORMUŞTU”

Tanık olarak dinlenen kuyumcu Y.D., sanığın olay günü annesinin bileziği getireceğini ancak gramını bilmediğini söylediğini aktardı. Y.D., “Hatta bileziği çıkartamadığını ifade etti. Ben de kendisine keserek çıkartabileceğini, kendisinin bir inşaat mühendisi olduğunu bildiğimiz için ‘Mühendissin, nasıl keseceğini bilirsin, yan kesiciyle kesilebilir’ şeklinde söyledim. O an kesik olduğunu söylemedi. Altın toplam 150 gramdı, parasını verdik. 35 gram da külçe altın verdik. 300-400 bin TL kadar da para vermiştik. Kalanını da bir gün sonra verdik. Bir kısmını da hesabına havale etmiştik. Gelen altında herhangi bir kan izi yoktu. Altının kalın olması ve üçlü burma şeklinde olması sebebiyle zor kesilen bir türdü. Sanıkta herhangi bir panik hali yoktu. Sadece acil paraya ihtiyacı olduğunu söyledi. Kendisi o gün geldiğinde, ticaret yaptığı firmalarda ödeme alamadığını, kredi sicilinin bozulmaması nedeniyle acil paraya yatırması gerektiğini söyledi” şeklinde konuştu.

SANIK BABASI VE ANNESİNİN İFADELERİ

Tanık olarak dinlenen sanığın babası S.Ç., oğluna şirket kurduktan sonra iki kez altın verdiğini, son kez geldiğinde ise parası olmadığı için veremediğini belirtti. Babası, “Oğlumda altın yoktu ancak eşinde vardı. Salih annesinden altın istemedi. Eşimden herhangi para veya altın yoktur” dedi. Sanığın annesi K.Ç. ise, “İş yeri açtıklarında gelinimin altınlarını bozdular. Gelinimde bu sebeple altın kalıp kalmadığını bilmiyorum. Oğlum bizden 120 bin lira para istemişti. Biz de para olmayınca 35 gram altın vermiştik. Tekrar 25 gün sonra para istedi. Yine altınımızı ona verdik. Oğlum kredi kartlarının ve sigorta borcu olduğunu söyledi. Oğlum, iş yerinde 3 tane bilezik olduğunu ve onların bozduğunu daha sonra bize söyledi. Ben Salih’e hiç bilezik vermedim, sadece gram altın verdim” ifadelerini kullandı.

MAHKEMENİN KARARI

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.

ANNE FATMA DAĞ’IN SAVCILIK İFADESİ: “KIZIMI KANLAR İÇİNDE GÖRDÜM”

Maktul Gülbiter Duman’ın annesi Fatma Dağ’ın savcılıkta verdiği ifadeye göre, olay günü kızının pazar alışverişine gittiğini, bu sırada kapısının bir kez tıklatıldığını ancak açmadığını söyledi. Kızının eve gelip yemeğini getirdiğini ve sonra odasına çekildiğini belirten Fatma Dağ, “Saati sorduğumda 16.00 sıralarında olduğunu söyledi. Benim kapımı kapattı, çıktı. Ben yemeğimi yedim, televizyon izlemeye başladım. Daha sonra abdest almaya gittim. Kızıma seslendim, ses vermedi. Mutfağa gittiğimde kızımı kanlar içinde gördüm” ifadelerini kullandı.



Sıradaki Habere Kaydır