Sayfa Seç

Teknoloji ve bilişimde SAMM farkı!

Teknoloji ve bilişimde SAMM farkı!
reklâm

Yazar hakkında

SAMM Teknoloji A.Ş’nin teknolojik çalışmalarını, başarılarını ve hedeflerini şirketin genel müdürü Mustafa Akşit ile konuştuk; 

1. SAMM Teknoloji olarak firmanızın çalışmaları ve ürünleri hakkında bilgi verir misiniz?

Firmamız 18 yaşına bastı artık, yani rüştünü ispatladı da diyebiliriz. Bugün; 60’ı mühendis 250’nin üzerinde çalışanı, Gebze’de 2 Fabrikası ve Ar-Ge merkezi olan daha büyük bir aileyiz.
SAMM Teknoloji; Fiber Optik Aksesuar Üretimi, Bilişim ve Elektrik Taahhüt gibi çok farklı sektörlerde faaliyet göstermektedir. Emek ve mühendislik bilgisi gerektiren üretim kabiliyetimiz ve hizmetlerimiz var.  
 
2. Geçen yıl Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketi arasına girerek ödül almıştınız. Şimdi de KSO’nun Sektörel Performans Ödülü’nü kazandınız. Ödül alan bir firma olarak neler söylemek istersiniz?

Evet, SAMM Teknoloji olarak en hızlı büyüyen ilk 100 şirket arasında yer aldık, bu tabii ki cirosal büyümeyi göstermektedir. Ancak birlikte çalıştığımız mesai arkadaşlarımızla, tedarikçilerimizle ve müşterilerimizle birlikte büyüyor ve gelişiyoruz. Her yıl, bir önceki yıla göre yalnızca ciro büyümesi değil, aynı zamanda ekip olarak da büyümeyi ve gelişmeyi hedefliyoruz. Bu strateji ile de hem sektörümüzdeki çıtayı yükseltmiş oluyor, hem de manevi haz alıyoruz. 

Ben “şirket” kavramına çok önem veriyorum. Şirket, asla bildiğimiz anlamda, sabah 9’da gelinen akşam 6’da çıkılan ve size maaş veren bir yer değildir! Şirket bir ekip çalışmasıdır, bir koordinasyondur. Şirket; yıllarca okuyup aldığınız diplomayı, okuduğunuz kitapları, aldığınız aile terbiyesini uygulama yeridir. Şirketler köylerin, ilçelerin, illerin, ülkelerin hatta dünyanın kaderini değiştirebilirler. Şirket, çalışanlar ve şirket sahipleri için yalnızca para kazanma yeri de değildir. Şirket bir Sosyal sorumluluktur. Şirketler doğru stratejilerle yönetilirlerse, yüzyıllarca yaşayabilirler. Bu anlayışı benimsedikten sonra, şirketin yöneticileri olarak, verdiğimiz kararlarda ne kadar ince ayrıntıları düşünmemiz gerektiğini fark ettik ve sektördeki yerimizi sorgulamak için bu verileri ilgili kuruluşlarla paylaşmaya başladık.
Bu tür ödüller de bize aslında yılın yorgunluğunu unutturan güzel anılar bırakmaktadır. Neyi yanlış, neyi doğru yaptığımızı bize gösteren bir ölçüt olmaktadır. Bu organizasyonlara öncülük eden, bizleri bir araya getiren TOBB ve diğer meslek kuruluşlarına çok teşekkür ederim. 
 
3. KSO’nun Sektörel Performans Ödüllerinde KOBİ dalında büyük ödüle layık görüldünüz. Bu ödülü bekliyor muydunuz? Kazandığınızda neler hissettiniz?

Açıkçası böyle bir organizasyondan haberim yoktu ama davet edilince gördüm ki Marmara Bölgesi gibi sanayinin en yoğun ve çok saygın firmalarının olduğu bir bölgede böyle bir kategoride ödül alabilmek bizi ve çalışma arkadaşlarımızı çok mutlu etti. Bu tür organizasyonlara katılmayı genelde pek tercih etmem ama bizim gibi zorluklardan geçen, mücadele veren ve başarı kazanan meslektaşlarımızla bir arada olmak, sohbet etmek her zaman keyifli ve faydalı oluyor.
 
4. SAMM Teknoloji Market olarak elektronik ticarete de yöneldiniz. Bu markette hangi tür ürünleri satışa sunuyorsunuz? Bahseder misiniz?

2012 yılında, bizim için bir hobi veya Sosyal sorumluluk projesi olarak adlandıracağımız bir kapsamda başladığımız Raspberry Pi ürünlerinin Türkiye dağıtıcılığı, bugün farklı bir boyuta geldi. Artık ilgili departmanda 10 arkadaşımızı istihdam ediyoruz. Çok güzel Ar-Ge projelerine destek oluyor, ihtiyacı olan ama maddi imkanı olmayan çocuklarımıza, araştırmacılarımıza olanaklar yaratıyoruz. Bilgisayar teknolojilerine olan merakımız bir şekilde bir iş koluna dönüştü ve çok rekabetçi ortamlarda bireysel kullanıcılarla çalışmayı öğrendik. Onbinlerce bireysel müşterimiz oldu, bizim sponsor olduğumuz öğrenci arkadaşlar büyük ödüller kazandılar. Tüm bunlar bizim için büyük bir keyif. SAMM Market olarak, para daima ikinci planda oldu, zarar etmemek bizim için yeterli diye düşünüyoruz. SAMM Market’le başlayan bireysel müşteriye hizmet hedefimiz, Raspberry Pi Vakfı’nın tavsiyesiyle, Farnell gibi dünyanın en büyük elektronik komponent üreticisi ve dağıtıcısı ile de bir sözleşme yaptık ve yaklaşık 5 yıldır çalışıyoruz. Alibaba benzeri bir sistemle, tüm üniversitelere, araştırma kurumlarına ve bireysel Ar-Ge yapan arkadaşlara en uygun fiyata elektronik komponent temin ediyoruz. Bu alanda da yine onbinlerce kurum ve kuruluşa en iyi hizmeti vermek için daima kendimizi geliştiriyor ve buna yönelik yatırımlar yapıyoruz.

5. Üretimlerinizde yerlilik oranınız nedir? Katma değeri yüksek ürünler üretiyor musunuz? Savunma Sanayisine hizmet veriyor musunuz?

İş hayatına distributor bir firma olarak başlamıştık, bu sayede en iyi müşteriler kimler, en yenilikçi ürünler hangileri vb doğruları görme fırsatımız oldu. Bunları iyice analiz ettikten sonra da 2008 yılından bu yana “en iyilerle” rekabet edecek ürünler tasarlıyor ve üretiyoruz. Henüz Türkiye piyasasında bile tam tanınmıyoruz. Bizim ana amacımız ithal ikamesi ürünler geliştirmek ve bunları da tüm Dünya’ya satmak. Bazı zorluklar da yaşıyoruz, örneğin Türkiye’deki veri merkezlerinde bir Türk firmasının Avrupa’da üretilen ile muadil hatta daha iyi olabileceğine inandırmakta güçlükler çekiyoruz. Kendi argemizde geliştirdiğimiz hatta üzerine devletten teşvik aldığımız bir ürünü devlet bankasının veri verkezine kabul ettirmekte zorlanıyoruz. Bu komik değil mi? Devlet bize geliştirin diye teşvik vermiş, biz de geliştirmişiz. Ama devletimizin kurumu bizden almıyor, ithal ürünü tercih ediyor.
 
Burada hatayı da önce kendimizde arıyoruz tabii ki. Banka veri merkezindeki bir mühendis, “Türk Malı ise kesin bir şeyi eksiktir” diye düşünebiliyor. Bu algıyı çok yakın zamanda değiştireceğiz.
 
Tüm yatırımlarımızı katma değerli ürünler geliştirmeye ve üretmeye kanalize ettik. Şu anda yerlilik oranımız ortalama %60 seviyesinde. Askeri alanda da bir çok değerli projelere imza attık ve atmaya da devam ediyoruz. Roketsan, Aselsan, Tai gibi savunma sanayi firmaların fiber optik alımları bizim için düşük seviyelerde olsa da, hatta maliyetimizi kurtarmasa da, kendilerine elimizden geldiğince destek oluyoruz. Çünkü bildiğimiz konu bu. Neden yurtdışından malzeme arasınlar ki? Ayrıca, Kocaeli Sanayi Odası’nın öncülüğünde kurulan Kocaeli Savunma A.Ş’nin hissedarı da olduk. Fiber optik konusunda da, Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı firmalarından birisi olmak arzusundayız ve ekibimizle bunu sürekli konuşuyoruz, belki 3-5 yıl içinde bunu başarabiliriz.
 
Bunu yaparken de klasikleşmiş, üniversite-sanayi işbirliği kavramını “gerçekten” uyguluyoruz. Yüksek Teknoloji ürünleri üreten veya araştıran firmalarla ve üniversitelerle yoğun işbirliği halindeyiz. Fiber optik algılama konusunda ise Tübitak Bilgem, Gebze Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, GOSB Teknopark en son da, Koç Üniversitesi ile işbirliği anlaşmaları imzaladık. Akademik yayınlar yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Firmamıza ait patentlerimiz var, yenilerinin başvurusunu yaptık. Özetle, katma değerli olduğunu düşündüğümüz fiber optik teknolojisine çok fazla yatırımımız var. Tabii ki argeden geri dönüşler vakit alabiliyor ama artık biz bu geri dönüşe çok yakınız. Geri dönüşler başladığında ise yenilerini sıraya koyduk, yani şirketimizin 10 yıllık planını yapmış durumdayız. Çok iyi mühendislerimiz ve iyi bir ekibimiz var, zamanla daha büyük başarılara imza atıp, ülkemizin kalkınmasına faydalı olmak en büyük amacımızdır.

Kamil Uzunmehmet

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Videolar

Yükleniyor...

Son Yorumlar