Yarım asırlık geçmiş on binlerce yürek: Kastamonu Entegre
Kökleri 1937’ye uzanan, dünyada 17 bine yakın çalışanı liman işletmeciliği inşaat ve ambalaj gibi farklı sektörlerde 41 şirketiyle global faaliyetlerine devam eden, 13 ülkede 36 üretim tesisinde ileri teknolojilerle üretilen 46 Türk markasını dünyada milyonlarca tüketiciyle buluşturan Hayat Holding’in iki lokomotif şirketinden biri olan Kastamonu Entegre ‘nin pandemi dönemi ve sonrası bulunduğu noktayı, ihracatlarını dünya piyasalarındaki yerini konuştuk.
İşte; Türkiye’de 1’inci, Avrupa’da 4’üncü, dünyada ise 7’inci sırada yer alarak global bir güç haline gelen Kastamonu Entegre’nin en yetkili ağzı, Kastamonu Entegre CEO’su Haluk Yıldız’ın Genel Koordinatörümüz Kamil Uzunmehmet’le yapmış olduğu o keyifli röportaj;
Sayın Yıldız, Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomiyi olumsuz etkileyen pandemi döneminde üretim süreçlerinde yaşadığınız olumsuzluklardan ve pandemi sonrası hedeflerinizden bahseder misiniz?
Global bir şirket olarak pandemi sürecini Türkiye’de henüz vaka görülmeden önce, faaliyette olduğumuz diğer ülkelerde deneyimledik ve kendimizi bu sürece hazırladık. İnsan Kaynakları, İSG ve İdari İşler ekiplerimizin katılımıyla hemen bir ‘Pandemi İzleme Kurulu’ oluşturduk. Bu kurul gelişmeleri yakından takip ederek alınması gereken önlemler konusunda bize yol gösterdi. Ayrıca üst yönetim olarak daha sık toplanarak sürece yön verdik. Hükümetimizin ve Sağlık Bakanlığı’nın açıklamaları doğrultusunda tüm önlemleri eksiksiz uygulamaya çalıştık. Pandemi sürecinde öncelikle çalışanlarımızın sağlığını güvence altına alırken, ekonomik refahlarını da koruyabilmek adına, herkesin ortak gayretiyle üretim, satış ve diğer fonksiyonların devamlılığını sağladık. Sağlam dijital altyapımızın da desteğiyle genel merkez çalışanlarımız için uzaktan çalışma, üretimdeki çalışanlarımız için dönüşümlü çalışma ve vardiya değişikliği kararlarını hızla hayata geçirdik.
Tedarik zincirimizin güvenilirliği, çevikliği ve yeni durumlara uyum sağlama yeteneği açısından zorunlu bir test olan bu süreci başarılı bir şekilde yönettiğimizi söyleyebilirim. Krizin çıktığı ilk haftalarda tedarik ettiğimiz bazı kalemlerde gecikme yaşansa da alternatif kaynaklarımızı hızlı bir şekilde devreye soktuk. Diğer yandan, iş süreçlerimizin verimliliğini artırmaya yönelik olarak hayata geçirdiğimiz mobil ve dijital uygulamalar ile, yerli kaynaklarımızı değerlendirmek üzere 2017 yılının sonunda başlattığımız yerlileştirme projemizin de bu süreçte çok faydasını gördük. Küresel salgının başlamasını takiben mağazaların kapanması ve birçok mobilya üreticisinin tesislerini kısmen veya tamamen kapatmaya başlaması ile iç talep azaldı, siparişler ertelendi. Ana tedarikçisi olduğumuz mobilya sektörü, sektör temsilcilerinin beyanına göre Nisan ve Mayıs aylarında iç pazarda %70-80, ihracatta ise %50 oranında küçüldü. Haziran itibariyle, ertelenen taleplerin konut ve bireysel kredilerle desteklenmesinin de etkisiyle, sektörde normalleşme süreci başladı.
Sektördeki durgunluk ve ihracat rakamları öngördüğünüz oranlarda mı? Yeni pazarlar ve ihracat hamleleriniz olacak mı?
Kastamonu Entegre olarak, Ocak-Şubat-Mart 2020 satışlarının çok iyi olması ve düşen stoklar neticesinde kapasite kullanımımız arttı. İhracat faaliyetlerimizde iç pazardaki gibi küçülme yaşamadık. Üretim yaptığımız ülkelerde genelde %40’ın üzerinde satış kayıpları yaşanmasına rağmen yılsonunda bütçelediğimiz rakamları yakalayacağımızı düşünüyorum. Türkiye ekonomisi için katma değerli ürün ve ihracat odaklı büyüme gerekmektedir. Bu bakış açısıyla, yeni yatırımlarla ülkemizin büyüme ve ihracatı artırma hedefine destek vermeye devam ediyoruz. Bu yılın başında Samsun yonga levha tesisimizde modernizasyon ve kapasite artırımına yönelik 450 milyon TL’lik yeni bir yatırıma başladık. Toplam 500 bin m 3 üretim hacmine sahip yatırım çalışmamız tamamlandığında, mevcut tesisimizin yıllık üretim kapasitesinin yaklaşık 2,5 kat artmasını ve şirketimizin toplam üretim kapasitesinin 6 milyon m 3 ’e ulaşmasını hedefliyoruz. Bu yeni yatırımla 100 kişiye daha ek istihdam sağlamış olacağız.
Aynı zamanda dijital dönüşüme önem veren, Ar-Ge ve inovasyonla büyüyen bir firmasınız. Bu anlamda TÜBİTAK ve Avrupa Birliği fonlarından da yararlanıyorsunuz. Uluslararası Ar-Ge desteği alan son projenizle ilgili bilgi verir misiniz?
Ar-Ge ve inovasyonu büyümenin yeni aracı olarak tanımlıyoruz. Teknopark İstanbul’daki Ar- Ge merkezimizde geleceğin teknolojilerini geliştirmek üzere yoğun çalışmalar yürütürken, uluslararası paydaşlarla geliştirdiğimiz projeler ile bu çalışmalarımızı bir üst kulvara taşıyoruz. Son olarak, TÜBİTAK ve İspanyol fon kuruluşu tarafından desteklenen “WOODPRINT” adlı akıllı yüzey projemizle EUREKA etiketi almaya hak kazandık. Avrupa’da ticarileşme potansiyeli yüksek ürünlerin ve üretim süreçlerinin geliştirilmesini teşvik eden EUREKA destek programı, projemize 1 milyon TL fon sağlamaya karar verdi. Proje kapsamında geliştirilen levhalara su itici, kaymaz, kolay temizlenebilir vb. özellikler eklenerek ürünlerin katma değeri yükseltilecek ve pazara yeni nesil akıllı yüzeyler kazandırılacak. İspanyol TORRECID ve KUPSA firmaları ile birlikte yürüteceğimiz bu değerli projeyi en iyi şekilde sonuçlandırarak, dünyadaki bilinirliğimizi artırmayı ve yeni iş birlikleri için güçlü bir referans oluşturmayı hedefliyoruz. Ülkemizdeki teknik yeterliliğin ve bilgi birikiminin artırılması, kuruluşların uluslararası teknoloji birikimine erişmesi ve uluslararası pazarlarda yer almasına katkı sağlanması amacıyla yürütülen kolektif Ar-Ge projelerinde yer almayı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.
Geçtiğimiz aylarda Bulgaristan tesisiniz için ‘Kendi Hammaddeni Kendin Üret’ sloganı ile sürdürülebilir hammadde üretimine yönelik yeni bir plantasyon çalışması başlattınız. Bu gibi çalışmaları Türkiye’deki tesislerinizde de yapmayı planlıyor musunuz?
Kurulduğumuz günden bugüne tüm faaliyetlerimizi doğal dengeyi koruma ve topluma katkı sağlama misyonuyla gerçekleştiriyoruz. Üretimde kullandığımız odun hammaddesini %100 yenilenebilir kaynaklardan, yani gençleştirme ve bakım faaliyetleri sonucu ömrünü tamamlamış endüstriyel ormanlardan temin ediyoruz. Türkiye’de sürdürülebilir orman yönetimi ve endüstriyel plantasyon konusunda öncü çalışmalar yürüten şirketimiz, Tarım ve Orman Bakanlığı ile TEMA Vakfı tarafından kurulan ENAT AŞ’nin ikinci büyük ortağı olarak önemli bir misyon üstleniyor. 2016’dan itibaren sektöre odun arz etmeye başlayan ENAT AŞ, bugüne kadar 14 bin dönüm (yaklaşık 2000 futbol sahası) üzerine 1,7 milyon fidan dikti. Sektörün global markası olarak diğer ülkelerdeki tesislerimizde de kaynakların verimli kullanımını sağlayan plantasyon çalışmalarına önem veriyoruz. Son dönemde Bulgaristan yonga levha fabrikamızın hammadde ihtiyacına yönelik çalışmalara hız verdik. Plovdiv bölgesindeki 864 dekarlık atıl belediye arazisini 32 yıllığına kiralayarak, buraya 110 bin adet kavak fidanı diktik. Yeni dikim sahamızda düzenli üretim yaparak, buradan her yıl levha üretimine uygun 5 bin ton hammadde temin etmeyi hedefliyoruz. Sürdürülebilir ormancılık faaliyetini belgeleyen FSC sertifikası ile üretim yapan Bulgaristan yonga levha tesisimiz ‘Kendi Hammaddeni Kendin Üret’ sloganı çerçevesinde endüstriyel plantasyon çalışmalarına önümüzdeki dönemde de devam edecek.
Pandemi döneminde şirketiniz adına iki sevindirici gelişme daha yaşandı. İlki, TOBB Türkiye Orman Ürünleri Meclisi Başkanlığı’na seçilmeniz, diğeri ise Kastamonu Entegre’nin İSO 500 listesinde ilk 50’deki yerini yükselişe geçerek koruması. Bu iki konuda neler söylemek istersiniz?
Sektörümüzün önemli çatı kuruluşlarından olan TOBB Türkiye Orman Ürünleri Meclisi’nin başkanlığına seçilmiş olmam, gerek şahsım gerek şirketimiz adına büyük bir gururdur. Ülkemiz son 20 yılda yapılan yatırımlarla orman ürünleri sektöründe global bir rekabet gücü elde etti. Kıymetli meclis üyelerimizle el ele vererek sektörümüz için değer üretmeye devam edeceğiz. Bir yandan yenilenebilir hammaddeye dayanan yerli ve milli üretimimizle Türk ekonomisindeki payımızı artırmaya odaklanırken, diğer yandan sektörün ihtiyaçlarını kamu kurumları nezdinde en iyi şekilde anlatmaya gayret edeceğiz. MDF ve Yonga Levha Sanayicileri Derneği (YOMSAD)’daki başkanlık görevim devam ederken, TOBB Türkiye Orman Ürünleri Meclisi başkanlığına seçilmemle birlikte sorumluluğum daha da arttı. Güven ve takdirleri için sektörümüzün değerli mensuplarına bir kez daha teşekkür ederim. Kastamonu Entegre olarak, “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” (İSO 500) araştırmasında son on yıldır ilk 50 içerisinde yer alıyoruz. Konsolide 1,3 milyar dolarlık cirosu ve 6 bini aşkın kişiye sağladığı istihdam ile Türkiye’de sektör lideri konumundaki şirketimiz, bu yıl listede iki basamak daha yükselerek 44. sırada yer aldı.




