2020’de ürettik, yine yapacağız!
Covid-19 salgının küresel boyutta yerle bir ettiği, pandemi dolayısıyla insan yaşamının olduğu kadar, ekonomi ve sanayinin de yoğun etkilendiği kara bir yıl olarak tarihe geçecek olan 2020 yılını yarın yolcu ediyoruz. Yazıyı yazdığım bu gün, dünya genelinde Covid-19 etkisini arttırarak yükselirken, küresel vaka sayısı 80 milyona ulaştı. Vaka sıralamasında ilk beşte yer alan ABD, Hindistan, Brezilya, Rusya ve Fransa yerini uzun süredir yerlerini koruyor. Dünya genelinde corona virüsüne bağlı ölümlerin de 2 milyona doğru yaklaştığı haberleri geliyor. Her ne kadar dünya genelinde aşının yapılmaya başlanması, her ülkenin bu alanda çalışmalarını uygulama aşamasına getirmesi ölüm ve vaka sayılarını aşağılara çekeceği öngörülse de bu geriye dönüşü saptamak için yine de 1-2 ay daha beklenmesi gerekecek.
İnsan sağlığı boyutu bu şekilde olan pandemi sürecinin bir de ekonomiye vurduğu ağır darbe var ki, ülkeler bir yandan insanların sağlığı ile uğraşırken, diğer yandan da bu ekonomik yükü hafifletmek için mücadele veriyor. Türkiye’de bu mücadeleye güç şartlarda veren ülkelerden biri;
2019 yılı sonlarında ortaya çıkan COVID-19 salgının yarattığı ekonomik hasar , dünyanın şu ana kadar yaşadığı büyük ekonomik şoklardan biri olarak tanımlanıyor. Bu süreçte yaşanan ekonomik belirsizlikler ve kırılganlıklar, karantina ve sosyal izolasyon önlemleri, salgının getirdiği ek sorumluluk ve maliyetler işletmeleri iflasın eşiğine getirirken, pek çok insan işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) küresel ekonomik görünümün yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle son derece belirsiz kalmaya devam ettiğini belirtirken küresel ekonomide küçülme tahminini yüzde 4,5 , küresel üretimin 2019’un sonuna göre yüzde 10’un üzerinde düşüş gösterdiğini belirtiyor.
Bu süreçte Türkiye olarak biz ne durumdayız?
Virüsün ilk olarak ortaya çıktığı şubat ve mart aylarında zaten yeterli olan sağlık alt yapısını devreye sokarak dünyada öne çıkan ülkemiz, bu etkiyi en az hisseden ülkeler arasında gösteriliyor. Yine OECD raporonu göre, 2020’de Türkiye, Çin, ABD ve Avrupa ekonomilerinin yukarı yönlü bir büyüme tahmininde bulunuldu. Hedefli mali yardımlar ve vergi indirimleri oldu zamanında yapıldı. TCMB bu süreçte ihtiyaç duyulan likidite akışını da sağladı. Her ne kadar Türkiye diğer ekonomiler gibi salgının etkileriyle mücadele edebilmesi için para politikasını gevşetmek zorunda kalmış olsa da, ülkemiz doğrudan Katar gibi yabancı yatırımcıları çekerek bu kritik süreci az da olsa bir avantaja çevirmeyi başarmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun Aralık ayında yayınladığı verilerine göre, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ekimde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 10,2 ile beklentilerin üzerinde artmış. Sanayi üretim endeksindeki artış da yıllık bazda yüzde 9,4 düzeyinde gerçekleşmiş. Pandemiye rağmen, yıllık bazda temel sektörlerden çelik üretiminde yüzde 19,4, otomotivde yüzde 15,2, elektrik üretiminde ise yüzde 4,4 artış kaydedilmiş. Sonuç olarak, sanayi üretiminde bu yıl ilk çeyrekte yüzde 0,7 artış, ikinci çeyrekte yüzde 19,9 ile belirgin güç kaybından sonra üçüncü çeyrekte yüzde 30,3 gibi çok güçlü bir artış kaydedildi. Bu da demektir ki ülkenin çarkları dönüyor, üretiyor ve ürettiğimizi satıyoruz…
Türkiye, dünyada dengelerin değiştiği, küresel anlamda taşların yerinden oynadığı yeni tedarik zinciri düzeninin bir halkası olma yolunda önemli adımlar atmakta. Pandemi sonrası yeniden şekillenecek dünya ekonomisinde, başta savunma sanayii olmak üzere artan sanayi yatırım trendiyle birlikte Türkiye kendi konumunu yeniden şekillendirecektir. Yatımların artıyor olması, gelecek süreçte hızla artacak dünya talebini karşılayabilmek açısından da oldukça önemli olacaktır.
Kocaeli olarak bu büyümeden ve ilerlemeden nasibini alan bir bölgeyiz. 10 tanesi Gebze, Dilovası ve Çayırova’da olmak üzere 15 ayrı Organize Sanayi Bölgesi ve 3 binin üzerinde fabrika bu bölgede yer alıyor. Kocaeli’de yılın 8 aylık döneminde düzenlen teşvik belgesi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 83 artış göstermiş. Ocak-ağustos döneminde başta imalat sanayi olmak üzere, 24’ü yabancı sermayeli 225 yatırım projesi teşvik kapsamına alınmış. Bu yatırımlar tamamlandığında kentte yaklaşık 6 bin 500 kişiye istihdam sağlanacak. Teşvik kapsamına alınan projelerde imalat sanayisine yönelik desteklerin çoğunlukta olduğunu biliyoruz.
Teşviklendirilen yatırım projeleri, yatırımcılara devletin sağladığı sigorta primi iş veren hissesi, yüzde 80’e varan vergi indirimi, faiz yardımı, gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası gibi destekler getiriyor. Bölgemizin üretimlerinde otomotivin ilk sırada olduğu düşünülürse, yatırım desteği almaya hak kazanan sanayi projelerin de aslan payını otomotiv sektörü almakta. Bunun yanı sıra savunma sanayisine, mobilyadan ambalaj sektörüne kadar çeşitlilik gösteriyor.
Kısacası, hemen hemen yıl boyu devam eden pandemiye rağmen Türk sanayisi durmadı, tedarik zinciri bozulmadı, çarklar sürekli döndü!
2020’de Kocaeli durmadı;
Gebze durmadı…
2020’de ürettik, yine yapacağız!
Bu salgın belasını def etmenin yolunun üretimden, çalışmaktan geçtiğini kimse unutmadı…
Bir daha olmaması dilek ve temennisiyle!