Anasayfa > Köşe Yazıları  >  AĞLAMANIN ESRARI…

AĞLAMANIN ESRARI…



Gözyaşı ne ifade ediyor sizlere? Duygusallığı mı, çaresizliği mi, kendini ifade edememenin verdiği acıyı mı hangisi? Belki de hepsi… Kimyası suya benzeyen bir yapının ruhumuza şahitlik etmesi ne elzem…

Pekî işin sonunda ağlamanın mutluluk hormonu endorfini salgılayarak mutlu ettiğini ve hatta ağrıları iyileştirdiğini biliyor musunuz? Tıpkı düştüğünde kolu acıyan yavrumuzun koluna ya da yanağına bir öpücük kondurduğumuzda acısının geçmesi gibi…

Ayrıca biz yarayı oksijenli su ile temizlemeye çalışırız, mikrop kapmasın yarası büyümesin deriz. Gözyaşlarımız  zararlı bakterileri bizden uzaklaştırır.

Yaratılan her şey de bir hikmet olması ne güzel kanıtlıyor Rabbimizin bizi sevdiğini. Bu yazıyı okuduktan sonra ağlamaktan utanmayacaksın emin ol.

İnsan için gözyaşı harika bir savunma mekanizması. Bilimsel olarak kanıtlanmış   bir çok fayda sağlıyor bizlere. En baştaki  görevi vücuttaki dengeyi sağlayıp, toksinleri dışarı atmak. İç temizliği bir duygu sağıltımı diyebiliriz.

Üzülmek ya da sevinmek fark etmiyor insanoğluna her ikisi de akıtıyor inci tanelerimizi. Neden sevinince de ağlıyoruz dediğinizi duyuyorum. Denge diyoruz ya hani…

Üzüntü yaşayarak ağlayamamak kişilerde birçok fiziksel rahatsızlıklara neden oluyor. Mide, akciğer, kanser türleri, şeker gibi… İçine atmak dediğimiz tam da bu. Kötü duygular; üzüntü, stres, kaygı zehre dönüşüyor içimizde desek yeridir.

Peki ya sevinç diyeceksiniz…J Her şeyin azı da çoğu da ziyandır bizlere. Bazen öyle sevinçler yaşarız ki tıpkı kayıplar gibi kaldıramaz ve gözyaşlarımızı akıtırız, heyecanımızı yenmek sükûnete ermek için.

İnsanoğlu iki uçlu duygu durumu yaşar. Keder ve sevinç durumu…  İkisinin de sınırı aşması kişi de hastalığa sebep olur. Aşırı sevinmek de insanı hasta eder yani…

Araştırmalar tıpkı kar kristalleri gibi her bir gözyaşının farklı bir yapıda olduğunu gösteriyor. Tıpkı parmak izimiz gibi bize özel… Duygularla akıyorsa gözyaşları, her insanın duyguları da kendine özel belki…

Birçoğunuz bilirsiniz, suya söylenen güzel sözler ve kötü sözlerin suyun yapısını nasıl değiştirdiğini. Aynı deney bildiğim bir Kuran kursunda pirinç üzerine yapılıyor. Birine K.Kerim, güzel sözler ve ilahiler okunurken, diğerine kötü sözler ve kötü sözlerden oluşan şarkılar dinletiliyor. Sonucu tahmin edersiniz birinde hiçbir bozulma olmazken diğerinde çürüme ve kararma oluyor.

Niye bunu anlattın ki diyeceksiniz şöyle ki; Bizlerde gözyaşlarımızın yapısına dikkat edelim dostlar. Niçin ağlıyoruz, nefsimize dokunuyor mu ucu diye hesaba çekelim kendimizi.

Allah için olsun, tövbe için olsun, iyilik için olsun, sevgi için olsun ağlayışlarımız…

Temiz  gözyaşlarıyla  gidelim Rabbimize. Günahlarımız için akarken ruhumuz temizlensin. Haram edelim gözlerimizi Cehennem ateşine.

Ey gönül; düşün Allah için akıttığın gözyaşının berraklığını. Aşk ile akan bir avuç dolusu gözyaşıyla gitmek istemez misin Rabbine? İzin ver ruhuna…

Aşkla sevgiyle kalın dostlar…


Sıradaki Habere Kaydır